Gündem

Malatya Kayısısında Rekolteyi Artıracak Altın Tavsiye

Dünya kuru kayısı başkenti Malatya'da iklim değişikliği ve kuraklık, şehrin can damarı olan üretimi tehdit ederken uzmanlardan altın değerinde bir uyarı geldi. Malatya Turgut Özal Üniversitesi'nden Prof. Dr. Hüseyin Karlıdağ, çiftçilerin hasat sonrası düştüğü en büyük hatayı açıklayarak, bir sonraki yılın rekoltesini kurtaracak hayati sulama tavsiyesinde bulundu.

Malatya, son yıllarda artan iklim değişikliği ve yağış azlığı nedeniyle tarımsal üretimde zorlu bir sınav veriyor. Bölge ekonomisinin temel direği olan kayısı, bu iklimsel düzensizliklerden en çok etkilenen ürünlerin başında geliyor. Üretimde yaşanabilecek verim ve kalite kayıpları, şehrin ekonomik yapısını doğrudan ve derinden etkiliyor.

"SU STRESİ" VERİMİ VE KALİTEYİ VURUYOR

Malatya Turgut Özal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Karlıdağ, kayısı üretimini tehdit eden unsurları "abiyotik stres faktörleri" olarak tanımlıyor. Kayısı bahçelerini olumsuz etkileyen başlıca faktörler şunlar:

  • Yağışların giderek azalması,

  • Ani sıcaklık düşüşleri,

  • Aşırı sıcaklıklar.

Bu faktörlerin birleşimi ağaçlarda ciddi bir "su stresi" yaratarak hem meyvenin kalitesini hem de toplam verimi aşağı çekiyor.

UZMANINDAN 3 AŞAMALI KURAKLIK ARAŞTIRMASI

Prof. Dr. Karlıdağ ve ekibi, kayısıdaki kuraklık etkilerini üç aşamalı kapsamlı bir projeyle inceledi:

  1. Saksı Denemeleri: Konya Selçuk Üniversitesi'nde kayısının yıl boyunca kuraklığa verdiği tepkiler ölçüldü.

  2. Arazi Şartları: Malatya'daki bahçelerde hasat sonrası sulama aralıklarının, çiçek tomurcuğu kalitesine ve verime etkisi araştırıldı.

  3. Tolerans Testi: Bölgedeki önemli kayısı çeşitlerinin kuraklığa dayanıklılığı ve kuraklık sonrası iyileşme performansları değerlendirildi.

ÇİFTÇİLERİN DÜŞTÜĞÜ HATA VE ALTIN TAVSİYE

Gelecek yılın rekoltesini belirleyen en kritik unsurun "çiçek tomurcuğu" olduğunu belirten Prof. Dr. Karlıdağ, sağlıklı bir kayısı ağacının normal şartlarda 10 bin çiçek tomurcuğu oluşturma potansiyeline sahip olduğunu vurguladı. Ancak su yetersizliği bu sayıyı ciddi oranda düşürüyor.

Çiftçilere rekolteyi artıracak o altın tavsiyeyi veren Karlıdağ, hasat sonrası sulamanın önemine dikkat çekti: "Çiftçiler genellikle hasat sonrası sulamayı erken kesebiliyor. Temmuz ayında tomurcuk ayrımı tamamlandıktan sonra ağaçta yeniden bir çiçek tomurcuğu oluşumu söz konusu olmuyor. Bu nedenle Temmuz ayı ve sonrasında ağaçların kesinlikle su stresi yaşamaması gerekiyor. Sonbaharda yeterli yağış olmazsa ağaçlar su kaybetmeye devam ediyor ve bu durum bir sonraki yılın verimini doğrudan olumsuz etkiliyor."

Karlıdağ, yağışların yetersiz olduğu sonbahar aylarında üreticilerin sulamayı tamamen kesmemesi gerektiğinin altını çizdi.