Geçtiğimiz yıl 10 Nisan'da yaşanan ve tüm şehri yasa boğan vahşi cinayetin karar duruşması, Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde geniş güvenlik önlemleri altında görüldü. Olayın başından beri maddi gerçeğin ortaya çıkması için verilen hukuk mücadelesi nihayet sonuçlandı. Tutuklu sanık Alican Kızılay ile birlikte "delil karartma" suçlamasıyla yargılanan aile fertlerinin de hazır bulunduğu salondan çıkan caydırıcı karar, kadına yönelik şiddetle mücadelede adaletin tecelli ettiğini bir kez daha gözler önüne serdi.
MAHKEME SALONUNDA GÖZYAŞLARI SEL OLDU
Karar duruşmasına taraf avukatlarının yanı sıra baro temsilcileri ve kadın hakları dernekleri de yoğun katılım sağladı. Mahkeme heyetinin, dosyaya delil olarak giren olay yeri inceleme görüntülerinin izlenmesini istemesi üzerine salonda buz gibi bir hava esti. Beste'nin babası Ahmet Fuat Özhan ve aile üyeleri, o kahreden görüntüleri izlerken gözyaşlarına hakim olamayarak güçlükle ayakta durabildi.

"KAZA" DEDİ, AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET YEDİ
Son sözü sorulan ve savunmasında olayın bir "kaza" olduğunu iddia ederek mahkemenin vicdanına sığınan sanık Alican Kızılay'ın bu sözleri karşılık bulmadı. Yaklaşık 25 dakikalık aranın ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanığı “Kadına ve Eşe Karşı Kasten Öldürme” suçundan en ağır ceza olan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı.
Aynı davada "Delilleri Gizleme ve Yok Etme" suçlamasıyla yargılanan sanığın babası D.K., annesi G.K. ve kardeşi F.K. hakkında beraat kararı verilirken; suça sürüklenen çocuk A.S.K.'nin cezası yaş indirimi ve suç aletini teslim etmesi gibi nedenlerle 2 ay 20 güne düşürüldü.

AVUKAT KALYONCU: "CİNAYET PLANLI VE BİLİNÇLİYDİ"
Verilen kararın ardından adliye çıkışında açıklamalarda bulunan müşteki avukatı Gülsüm Eraslan Kalyoncu, adaletin tecelli ettiğini vurguladı. Sanığın olayı örtbas etme çabalarının sonuçsuz kaldığını belirten Kalyoncu, "Mahkeme, dosya kapsamındaki ‘taksirle öldürme’ yönündeki savunmalara itibar etmedi. Baştan itibaren bu olayın bir kaza olmadığı, planlı ve bilinçli bir eylem olduğu yönündeki kanaatimizi ortaya koyduk. Bu karar elbette Beste’yi ve bebeğini geri getirmeyecek ancak benzer suçları işlemeyi düşünenler için çok net bir caydırıcılık mesajı taşıyor" dedi.

ACILI BABADAN YÜREK YAKAN SÖZLER: "KIZIMI VE TORUNUMU TOPRAĞA VERDİM"
Duruşma sonrası ayakta durmakta zorlanan ve acısı bir kez daha tazelenen baba Ahmet Fuat Özhan'ın sözleri yürekleri dağladı. Yaşadığı tarifi imkansız acıyı anlatan Özhan, şu ifadeleri kullandı:
"Benim kızım aslında doğacak çocuğunu kucağına alacaktı. Ama ben bir baba olarak, kendi ellerimle hem kızımı hem de torunumu toprağa verdim. Bu acıyı tarif etmek mümkün değil. Bir yıldır bu davanın peşindeyiz. Bugün verilen kararla birlikte içimizdeki acı dinmedi ama en azından bir nebze olsun yüreğimiz serinledi. Adaletin yerini bulduğunu görmek bizim için önemliydi."
ANNE VE KIZ KARDEŞİN FERYADI: "KANIMIZ YERDE KALMADI"
Kızının ardından gözyaşı döken anne Gülay Özhan ise, "Benim yavrum geri gelmeyecek ama en azından kızımın kanının yerde kalmadığını gördüm" diyerek verilen cezanın önemine dikkat çekti. Ablasının hayallerinin yarım kaldığını ifade eden kardeş Buse Özhan da adaletin sağlanmasından dolayı destek veren herkese teşekkür etti.




