Ramazan ayı geldiğinde Malatya evleri, yılların getirdiği tatlı bir gelenekle canlanıyor. İncecik güllaç yaprakları, kaynamış şekerli sütle buluştuğunda evleri mis gibi bir koku sarıyor ve sofralara hem tat hem de hatıra taşıyor. Malatya’da güllaç, sadece bir tatlı olmanın ötesinde; aileleri bir araya getiren, geçmiş Ramazan anılarını yad ettiren nostaljik bir ritüel hâline gelmiş durumda.
Ramazan ayının gelmesiyle birlikte Malatya mutfakları, yıllardır süregelen bir geleneğe ev sahipliği yapıyor: güllaç. Sade ama unutulmaz lezzetiyle hem göze hem damağa hitap eden bu tatlı, Malatya sofralarının vazgeçilmezlerinden.
Malatya’da güllaç, sadece bir tatlı değil; aynı zamanda ailelerin bir araya geldiği, geçmiş Ramazan anılarını yad ettiği bir ritüel. İncecik güllaç yaprakları, kaynamış şekerli sütle buluştuğunda evleri mis gibi bir koku sarar ve çocukluk anılarını canlandırır.

Malatya Usulü Güllaç Tarifi
Malzemeler oldukça basit:
300 gr. güllaç
2 litre süt
800 gr. şeker
200 gr. ceviz, fındık veya Antep fıstığı (isteğe göre)
Hazırlanışı ise geleneksel yöntemleriyle oldukça nostaljik: Süt ve şeker kaynatılır, şeker tamamen eridikten sonra ılıması beklenir. Tepsiye serilen güllaç yaprakları arasına ılık süt dökülür, arzuya göre çekilmiş kuruyemiş serpiştirilir. Sonrasında tatlı, en az 2 saat dinlendirilir ve servis öncesi ceviz, Antep fıstığı, nar veya mevsim meyveleri ile süslenir.
İsteğe göre gül suyu veya vanilya ekleyerek tatlıya hafif bir aromatik dokunuş katmak da mümkün.
Malatya’nın Ramazan sofrasında güllaç, sadece bir tatlı değil; kuşaktan kuşağa aktarılan bir gelenek, bir hatıra ve evlerin neşesi. Bu Ramazan, siz de ailenizle birlikte Malatya usulü güllaç yaparak hem geçmişi yad edebilir hem de sofralarınıza tatlı bir nostalji katabilirsiniz.




