Teknolojinin ve seri üretimin gölgesinde kalmasına rağmen bakıra olan tutkusundan vazgeçmeyen Zeynal Çelik, mesleğini sadece bir iş olarak değil, bir sanat olarak görüyor. Yılların verdiği ustalıkla bakırı şekillendiren Çelik, her darbesinde emeğini, sabrını ve sevgisini ortaya koyuyor.

Bakırcılığın inceliklerine dikkat çeken usta Çelik, mesleğini şu sözlerle anlatıyor:
“Bakırcılık çok başka bir şey. Bakırlar hamura benzer. Hamuru nasıl her şekle sokuyorsan, bakırı da her şekle sokuyorsun.”
Çıraklıktan ustalığa uzanan uzun yolculuğunda sayısız eser ortaya koyan Zeynal Çelik, aynı zamanda kaybolmaya yüz tutmuş bir kültürün de taşıyıcısı. Ancak mesleğe ilginin her geçen gün azalması, bakırcılığın geleceği adına endişe yaratıyor.

Tüm zorluklara rağmen atölyesinin kapısını kapatmayan Çelik, bakırın sesinin susmaması için direniyor. Onun ellerinde şekillenen her parça, sadece bir mutfak eşyası değil; geçmişten günümüze uzanan bir kültür mirası olarak dikkat çekiyor.





