TÜGVA Kadın Aile Koordinatörlüğü tarafından düzenlenen “İlham Veren Kadınlar” programında farklı kesimlerden kadınlar bir araya geldi. Programda kadınların sosyal hayata katılımı, aile içindeki rolleri, gençlerin karşılaştığı sorunlar ve toplumsal dayanışma konuları konuşuldu. Etkinlikte kadınların deneyimlerinin paylaşılması ve katılımcılarla karşılıklı istişare yapılması amaçlandı.
Programda konuşan Abdurrahman Babacan, kadınların çeşitli sorumluluklara rağmen sosyal ve siyasi çalışmalarda yer almasının önemli olduğunu ifade etti.
Babacan, konuşmasında kadınların geçmişte yaşanan toplumsal süreçlerde gösterdiği fedakârlıklara dikkat çekerek,
“Bu tür toplantılara ‘Ben gitmesem ne olur?’ demeyeceğiz. Yani bir yerde bir faaliyet yapılıyorsa muhakkak orada olacağız ve sesimizi gür çıkaracağız; başımız dik ve onurlu bir şekilde her zaman yaşayacağız” dedi.
Kadınların aile ve iş yaşamındaki sorumluluklarına da değinen Babacan, kadınların bu sorumluluklarla birlikte çeşitli çalışmalara katıldığını belirterek, “Eşleriniz var, eviniz var, çocuğunuz var; bir sürü yemekti, bulaşıktı... Siz bunlardan fedakârlık ederek geliyorsunuz. Onun için bu en değerli bir hizmettir” ifadelerini kullandı.

Ölmeztoprak: “Kadın, Bireydir”
Programa katılan Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak ise konuşmasının başında kadın-erkek ayrımı yapmadan insanın sahip olduğu değerlerin korunması gerektiğini söyledi.
Ölmeztoprak,
“Bizler hakikaten öncelikle erkek ya da kadın diye herhangi bir ayrıma gitmeden, insan olarak var olabilme, insan kalabilme ve her adımda 21. yüzyılın tüm uyaranlarına rağmen içimizdeki vicdanı, merhameti, sevgiyi, gönül bağlarını, birliktelik ruhunu, disiplini, dirayeti, gayreti, aynı zamanda istişareyi insani olarak Cenab-ı Hakk'ın bize lütfettiği, bahşettiği tüm özellikleri koruyarak devam edebilme azmindeyiz” diye konuştu.
Programdaki yoğun katılıma da dikkat çeken Ölmeztoprak, farklı sivil toplum kuruluşlarından kadınların etkinlikte bir araya gelmesini dayanışma açısından değerlendirdi.
Kadının toplumsal hayattaki konumuna ilişkin konuşan Ölmeztoprak, “Kadın, bir kere şunu söyleyeyim: Bireydir. Birey olduktan sonra eştir, annedir, çoğunda abladır, bacıdır, kardeştir; çok büyük sorumluluklarımız, aynı zamanda bir köprü görevi görüyoruz” ifadelerini kullandı.

“Kadının Yeteneği Varsa Ortaya Çıkarmak İçin Destek Verilmeli”
Ölmeztoprak, kadınların toplumsal hayatta sahip oldukları yetenekleri ortaya koyabilmeleri gerektiğini belirterek, kadınların kendi iradeleri doğrultusunda seçim yapabilmesinin önemine değindi.
Bu konuda değerlendirmelerde bulunan Ölmeztoprak, “O kadının her nerede bir melekesi, bir yeteneği, yapabileceği bir iş varsa onu ortaya çıkarmak için ona destek verilmeli” dedi.
Ölmeztoprak ayrıca kadınların sosyal yaşamda, tarımda, akademide ve sivil toplum çalışmalarında aktif şekilde yer aldığını ifade etti.

Malatya’da Kadınların Sosyal Hayattaki Rolü De Konuşuldu
Programın soru-cevap bölümünde Malatya’daki kadınların sosyal ve akademik rollerine ilişkin de bir soru yöneltildi.
Ölmeztoprak, bu konuda istatistiki veriler üzerinden değerlendirme yapılabilmesi için güncel rakamlara ihtiyaç olduğunu belirtti. Bununla birlikte Malatya’da kadınların sosyal hayata katılımı açısından deprem öncesi ve sonrası dönemde değişimler yaşandığını ifade etti.
6 Şubat depremlerinin ardından ailelerin eğitim ve diğer nedenlerle kentten göç ettiğini belirten Ölmeztoprak, konut ve iş yerlerinin teslim edilmesiyle birlikte Malatya’ya dönüşlerin yeniden başladığını söyledi. Kadın esnafların da deprem sonrasında iş yerlerini kapatıp konteynerlerde faaliyet göstermeye çalıştığını belirten Ölmeztoprak, kentte konteyner alışveriş kültürünün yeterince oluşmamasının bu işletmeleri etkilediğini dile getirdi.
Ölmeztoprak, değerlendirmesinin sonunda Malatya’nın kadınların sosyal hayata katılımı açısından daha ileri bir noktaya taşınabileceğini belirterek,
“Ben Malatya'yı bu açıdan değerlendirdiğimizde gayet iyi görüyorum, daha da iyi olacak inşallah” ifadelerini kullandı.





