Malatya’nın en önemli tarımsal ürünlerinden olan kayısıda fiyat tartışmaları sürerken, gündemin önemli başlıklarından biri de üreticinin ''gerçek üretim maliyeti'' oldu. 2025 yılında yaşanan zirai donun ardından ürün kaybı nedeniyle yükselen fiyatlar, 2026 sezonunda yeni mahsulün piyasaya girmesiyle birlikte yeniden gerilemeye başladı. Bu süreçte bazı üreticiler, mevcut fiyatların artan üretim giderlerini karşılamadığını dile getirirken, sektör tarafında ise maliyetin somut verilerle ortaya konulması gerektiği ifade ediliyor.
Malatya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Özcan, kayısı fiyatları ve üretici maliyetlerine ilişkin değerlendirmesinde, “üretici maliyetinin altında satıyor” şeklindeki bir değerlendirme yapılmadan önce bir kilogram kayısının üretim maliyetinin net biçimde belirlenmesi gerektiğine dikkat çekti.
Özcan, bu konuda Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ile Kayısı Araştırma Enstitüsü tarafından ortaya konulacak maliyet rakamlarının önemli olduğunu belirtti. Üreticinin mevcut fiyatlarla zarar edip etmediğinin ancak bu rakamların piyasadaki satış fiyatlarıyla karşılaştırılması sonucunda anlaşılabileceğini ifade etti.

“Çiftçi Haklı” Demek İçin Önce Maliyet Hesaplanmalı
Kayısı üreticisinin maliyetinin altında satış yapıp yapmadığının belirlenebilmesi için öncelikle resmi maliyet verilerinin ortaya çıkarılması gerektiğini vurgulayan Özcan, üreticinin iddiasının ancak bu şekilde somutlaştırılabileceğini belirtti.
Özcan, konuya ilişkin açıklamasında şu ifadeyi kullandı:
“Eğer Tarım İl Müdürlüğü ve Kayısı Araştırma size çıkardığı maliyetlere göre bugünkü fiyatlar onun altındaysa, o zaman çiftçi haklı.”
Bu açıklama, Malatya kayısısında son dönemde yaşanan fiyat tartışmasının yalnızca kilogram satış fiyatı üzerinden değil, üretim maliyetleri üzerinden de değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koydu.
Bir Kilogram Kayısının Maliyeti Ne Kadar?
Üreticinin gerçek kazancını ortaya koyabilmek için öncelikle bir kilogram kayısının üreticiye ne kadara mal olduğunun bilinmesi gerekiyor.
Kayısı üretiminde yalnızca ürünün bahçeden toplanmasıyla sınırlı olmayan çok sayıda gider bulunuyor. Mazot, gübre, zirai ilaç, sulama, budama, işçilik, hasat ve kurutma gibi kalemler üreticinin sezon boyunca yaptığı harcamaların başında geliyor.
Bunun yanı sıra bahçenin büyüklüğü, ağaçların verim durumu, sulama imkanları, kullanılan tarımsal girdilerin miktarı ve sezon sonunda elde edilen toplam ürün de kilogram başına maliyeti doğrudan etkileyebiliyor.
Bu nedenle üreticinin gerçekten zarar edip etmediğini ortaya koyabilmek için yalnızca piyasadaki kilogram fiyatına bakılması yeterli olmuyor. Toplam üretim giderinin toplam ürün miktarına bölünmesiyle ortaya çıkacak gerçek maliyet, satış fiyatıyla karşılaştırıldığında daha sağlıklı bir tablo elde edilebilecek.

2025’teki Fiyatlar Üreticinin Beklentisini Yükseltti
Kayısıdaki mevcut fiyat tartışmasının arka planında 2025 yılında yaşanan zirai donun da önemli bir etkisi bulunuyor.
Geçtiğimiz yıl zirai don nedeniyle Malatya’da mahsulün büyük bölümü kaybedildi. 2024 yılında da depolarda sınırlı miktarda ürün bulunması nedeniyle piyasadaki arz oldukça daraldı. Ürün miktarının azalmasıyla birlikte kayısı fiyatları sert biçimde yükseldi.
Ramazan Özcan’ın aktardığı bilgilere göre 2025 yılında kayısı ihracatında aylık ortalama 2 bin 500 ton civarında ürün satışı gerçekleşti. Yıl genelinde ise Malatya’nın 40 bin tonun üzerinde ihracatla yılı tamamladığı belirtildi.
Fiyatlar 2025 yılında ortalama ''7-7,5 dolar'' seviyelerinde işlem görürken, 2026 yılının ilk ayında ihracat fiyatı ''9,3 dolara'' kadar çıktı.
Ancak yüksek fiyatların ihracat tarafında da sorunlara yol açtığı ifade edildi. Yurt dışındaki alıcıların 9-10 dolar seviyelerindeki fiyatlarda ürün almakta zorlanması, piyasada yeni bir fiyat arayışını beraberinde getirdi.
2026’da Yeni Mahsul Fiyatları Değiştirdi
2026 sezonunda ise Malatya’da yeniden ürün alınmasıyla birlikte piyasadaki arz miktarı arttı. Malatya genelinde 67 bin 500 ton kuru kayısı rekoltesi tahmin edilirken, çevre illerde de ürün bulunması arz tarafını güçlendirdi.
Yeni mahsulün piyasaya girmesiyle birlikte geçen yılın olağanüstü fiyat koşulları geride kalmaya başladı. Özcan, 1 Ağustos 2026 itibarıyla kayısı piyasasında yeniden bir fiyat güncellemesi yaşandığını belirtti.
Ağustos ayının ilk haftasında ihracat fiyatlarının yaklaşık ''7,5-7,6 dolar'', üreticiden alınan ham madde fiyatlarının ise ''5,8-5,9 dolar'' seviyelerinde olduğu aktarıldı.
Bu rakamlar, 2025 yılında oluşan yüksek fiyatlardan sonra kayısı piyasasının yeniden farklı bir denge arayışına girdiğini gösteriyor.

400 Liralık Fiyat Kalıcı Olmadı
Geçtiğimiz yıl kayısının kısa süreli olarak kilogram başına 400 TL seviyesine ulaştığı dönem de fiyat tartışmalarının önemli başlıklarından biri oldu.
Özcan, 400 TL seviyesinin piyasada uzun süre kalmadığını ve kayısının genel reel fiyatını yansıtmadığını belirtti. Bazı üreticilerin bu seviyeden satış gerçekleştirmiş olabileceğini ancak bunun kısa süreli bir hareket olduğunu ifade etti.
Özcan, konuya ilişkin değerlendirmesinde şöyle konuştu:
“Geçen yıl kayısı 400 liradan işlem görmedi. Çok kısa sürdü. Asıl kayısı 330 TL’den bugün 270 TL’ye düştü.”
400 TL seviyesinin ardından fiyatların kısa sürede gerilemesi, üreticilerin geçen yıl oluşan yüksek fiyat beklentisini de etkiledi. Ancak sektör tarafında söz konusu fiyatın kalıcı bir piyasa seviyesi olmadığı vurgulanıyor.
Önümüzdeki Haftalarda Fiyatlar Ne Olacak?
Kayısı üreticilerinin merak ettiği bir diğer konu ise önümüzdeki haftalarda fiyatların yeniden yükselip yükselmeyeceği.
Özcan, fiyatların geleceğine ilişkin kesin bir tahmin yapılmasının mümkün olmadığını belirterek, piyasadaki hareketin temel olarak ''arz ve talep dengesine''göre şekilleneceğini ifade etti.
Talebin artması ve arzın daralması halinde fiyatların yeniden yükselmesinin mümkün olduğunu belirten Özcan, bunun tersine arzın artması ve talebin düşmesi durumunda fiyatlarda yeni bir gerileme yaşanabileceğini söyledi.
Bu nedenle mevcut dönemde piyasada bir süre daha fiyat hareketliliği yaşanabileceği, ancak arz ve talebin dengelenmesiyle birlikte kayısıda daha istikrarlı bir fiyat seviyesinin oluşmasının beklendiği ifade edildi.
Şimdi Asıl Soru: Üretici Kaça Üretiyor?
Malatya kayısısında fiyat tartışmasının bundan sonraki aşamasında en önemli verilerden biri üretim maliyeti olacak.
Bir kilogram kayısının üreticiye gerçek maliyeti ortaya çıkarıldığında, mevcut satış fiyatıyla yapılacak karşılaştırma üreticinin zarar edip etmediğini net biçimde gösterecek.
Bu nedenle tartışmanın yalnızca “Kayısı kaç liraya satılıyor?” sorusuyla sınırlı kalmaması gerekiyor. Asıl belirleyici olan, üreticinin bir kilogram ürünü elde etmek için ne kadar harcadığı ve satış sonrasında elinde ne kadar kaldığı olacak.
Malatya’da kayısı fiyatlarının yeni sezonla birlikte yeniden şekillendiği bir dönemde, resmi maliyet rakamlarının ortaya çıkması hem üreticinin durumunu hem de piyasadaki fiyat tartışmasını daha anlaşılır hale getirebilir. Böylece üreticinin mevcut fiyatlardan gerçekten zarar edip etmediği, tahminler yerine somut veriler üzerinden değerlendirilebilecek.




