Malatya doğumlu, 30 yılı aşkın medya deneyimine sahip haber sunucusu ve iletişim eğitmeni Mehmet Derindağ, gazetecilik mesleğine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Yerel televizyonda kameraman olarak başladığı kariyerinde muhabirlik, haber editörlüğü, haber spikerliği, seslendirme ve sunuculuk gibi birçok farklı görev üstlenen Derindağ, bugün ulusal televizyonlarda haber sunuculuğunu sürdürürken aynı zamanda Derindağ Eğitim Akademisi bünyesinde diksiyon, hitabet ve etkili iletişim eğitimleri veriyor.

"Gazetecilikte En Büyük Sermaye Güvendir"
Meslekte yaşanan en büyük değişimin teknolojiyle birlikte hızın ön plana çıkması olduğunu belirten Derindağ, gazeteciliğin temel değerlerinden ödün verilmemesi gerektiğini söyledi.
"Medya sektöründe en büyük değişim hız oldu. Eskiden bir haberi doğrulamak için saatlerce çalışırdık. Bugün ise bilgiler saniyeler içinde milyonlara ulaşıyor. Teknoloji haberciliği çok geliştirdi ancak hız, zaman zaman doğruluğun önüne geçti. Oysa gazetecilikte en önemli ilke ilk veren olmak değil, doğru veren olmaktır. Güvenilirlik kaybolduğunda haberciliğin anlamı da zedelenir. Gazetecilik sadece bilgi paylaşmak değildir; bilgiyi doğrulamak, teyit etmek ve sorumlulukla kamuoyuna sunmaktır. Bir gazetecinin en büyük sermayesi takipçi sayısı değil, güvenilirliğidir."
dedi.
Derindağ, iyi bir haberin doğru, tarafsız ve kamu yararını gözeten bilgilerden oluşması gerektiğinin altını çizerek, haber dilinin sade olması ve yorumdan uzak tutulmasının gazeteciliğin temel ilkeleri arasında yer aldığını belirtti. Deneyimli sunucu, gazetecinin olayın değil gerçeğin peşinden gitmesi gerektiğinin altını çizdi.

Kameranın Arkasından Ekranların Güven Veren Yüzüne
Meslek hayatına kameraman olarak başlamasının kendisine farklı bir bakış açısı kazandırdığını anlatan Derindağ, her görevin kariyerine ayrı bir katkı sunduğunu dile getirdi.
Kameramanlığın olayın görünmeyen yönünü fark etmeyi, muhabirliğin doğru soruyu sormayı, spikerliğin ise doğru anlatmayı öğrettiğini belirten Derindağ, seslendirme çalışmalarının da etkili iletişim konusunda kendisini geliştirdiğini ifade etti. Bugün haber sunarken yalnızca metni okumadığını ifade eden Derindağ, kameranın gördüğünü, muhabirin yaşadığını ve izleyicinin hissedeceği duyguyu birlikte değerlendirdiğini kaydetti.
"Malatya Bana Çalışkanlığı ve Vefayı Öğretti"
Malatya'da büyümenin kişiliği üzerinde önemli etkileri olduğunu söyleyen Derindağ, Anadolu insanının samimiyeti ve çalışkanlığının meslek hayatında her zaman yol gösterici olduğunu söyledi. Nerede görev yaparsa yapsın Malatya'yı temsil ettiğinin bilinciyle hareket ettiğini ifade eden Derindağ, memleketiyle gurur duyduğunu dile getirdi.

Gençlere: "Büyük Hayaller Kurmaktan Vazgeçmeyin"
Gençlerin kendilerini geliştirmeleri halinde dünyanın her yerine ulaşabilecek imkânlara sahip olduğunu belirten Derindağ, Anadolu'da yetişen gençlerin en büyük avantajının mücadele etmeyi bilmeleri olduğunu söyledi. Başarının yalnızca yetenekle değil; sabır, disiplin ve emekle geldiğini vurguladı.
Diksiyon konusunda da önemli tavsiyelerde bulunan Derindağ, etkili konuşmanın sonradan kazanılan bir beceri olduğunu ifade ederek, her gün yüksek sesle kitap okunmasını, nefes egzersizleri yapılmasını, kişinin kendi sesini dinleyerek eksiklerini görmesini ve başarılı konuşmacıları analiz etmesini önerdi.
6 Şubat Depremini Anlattı
Meslek hayatında unutamadığı anların başında 6 Şubat depremlerinin geldiğini belirten Derindağ, o gece yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:
"Meslek hayatım boyunca birçok önemli olayı ekranlardan aktardım ancak 6 Şubat depremini sunmak benim için çok farklıydı. Sabah saat 04.20 sıralarında izleyiciye ilk deprem haberini veren sunuculardan biriydim. Kendi memleketimin de büyük yıkım yaşadığı bir felaketi anlatmak kolay değildi. Elbette duygulandığım anlar oldu. Ben her zaman şuna inanırım; haberi anlatırken sesiniz titreyebilir ama doğruluğunuz asla titrememelidir. İnsanlığınızı kaybetmeden profesyonelliğinizi koruyabiliyorsanız gerçek habercilik de tam olarak budur."
Derindağ, televizyon haberciliğinin son yıllarda teknolojik anlamda büyük gelişim gösterdiğini ancak bilgi kirliliğinin de aynı oranda arttığını söyledi. Sosyal medya çağında herkesin içerik üretebildiğini belirten deneyimli sunucu, gerçek gazeteciliğin etik kurallar, hukuk ve vicdani sorumluluk çerçevesinde yürütülen bir meslek olduğunu ifade etti. Önümüzdeki dönemde ise gençlere yönelik iletişim, hitabet ve medya okuryazarlığı projelerini genişletmeyi hedeflediğini, uzun yıllara dayanan mesleki deneyimlerini aktardığı kitabını da okuyucularla buluşturmayı planladığını söyledi.




