TBMM (AA) - Kanun teklifiyle, köylerin statü değişikliği ve mevcut kanunda uygulanmakta olan mesafelerin 1936 yılına göre değerlendirilmiş olması sebebiyle Çeltik Ekimi Kanunu'nda değişikliğe gidilerek, çeltik ekim alanının yerleşim yerlerine uzaklığı yeniden belirleniyor. Buna göre, çeltik tarlaları, il ve ilçe merkezlerine imar sınırından itibaren 500 metre, köy ve mahallelerde ise 50 metre uzaklıkta bulunabilecek. Uzaklıklar, köy ve mahallelerde en kenar evin dış çevresi ile çeltik ekilen yerlerin en yakın noktasının arası ölçülerek belirlenecek.
İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanunu'nda yapılan değişikle, alkollü içkileri üreten, ithal eden ve pazarlayanlar, her ne surette olursa olsun hiçbir etkinliğe veya her tür mecrada yapılacak yayın ve paylaşımlara ticaret unvanları, ürünlerinin marka, amblem, logo, alamet ya da işaretleri ile bunları çağrıştıran diğer isim veya işaretleri kullanarak destek olamayacak.
Alkollü içkilerin veya alkollü içkileri üreten, ithal eden ve pazarlayan firmaların isim, marka, logo, amblem veya alametlerini çağrıştıracak şekilde isim, sözcük, şekil, resim ve harfler iş yerlerinin içinde, dışında, vitrinlerinde, satış ünitelerinde ve hiçbir etkinlik alanında bulundurulamayacak. Fermente alkollü içki markası, distile alkollü içki markası olarak, distile alkollü içki markası fermente alkollü içki markası olarak kullanılamayacak.
Yurt genelinde 22.00 ila 06.00 saatleri arasında perakende alkollü içki satış yasağına ilişkin mülki amirlikler tarafından yapılan tüm tespitlerin, gerekli idari işlemlerin tesis edilmesi ve sonuçlandırılması talebiyle Tütün ve Alkol Dairesi Başkanlığına iletilmesinin işgücünün önemli bir kısmının söz konusu işlemlere tahsis edilmesine neden olması sebebiyle düzenlemeye gidiliyor. Düzenleme ile söz konusu ihlallere idari yaptırım uygulama yetkisi mahalli mülki amirliklere devrediliyor.
Perakende ya da açık alkollü içki satışı yapılan iş yerlerine, yeni düzenlemeye uyum sağlamaları için hükmün yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 1 yıl süre tanınacak. Bu kapsama giren ürünler, hükmün yürürlük tarihinden itibaren 3 ay içinde düzenlemeye uygun hale getirilecek, uygun olmayan ürünler bu tarihten itibaren piyasaya arz edilemeyecek.
Atatürk Orman Çiftliğinin arazi ve gayrimenkulleri
Teklifle, Atatürk Orman Çiftliği Kanunu'nda yapılan değişiklikle, Atatürk Orman Çiftliği arazilerinin, Müdürlüğün de içinde yer aldığı parseller ve ayrık nizamdaki parsellerin ayrımına gitmeden tamamını kapsayacak şekilde tanımlanarak, Çiftlik adına tescilli bütün gayrimenkullerin bina ve arazi vergileri yönüyle muafiyetinde birlik sağlanması amaçlanıyor.
Ayrıca Atatürk Orman Çiftliği Müdürlüğü, Harçlar Kanunu'nun ilgili tarifelerindeki yargı harçları ve vergi yargısı harçlarından muaf tutulacak.
Atatürk Orman Çiftliğinin sahip bulunduğu gayrimenkuller için düzenlemenin yürürlük tarihinden önce, Emlak Vergisi Kanunu hükümlerince tahakkuk ettirilmiş bina ve arazi vergileri ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamlarının tahsilinden vazgeçilecek. Bina ve arazi vergi borcu için yargı mercilerine intikal etmiş uyuşmazlıklarda, davayı gören mahkeme tarafından karar verilmesine yer olmadığına, tarafların yaptıkları masrafların üzerlerine bırakılmasına karar verilecek ve vekalet ücretine hükmedilmeyecek.
Hidroelektrik enerji üretim tesisleri
Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce Yürütülen Hizmetler Hakkında Kanun'a eklenen hükme göre, Elektrik Piyasası Kanunu kapsamındaki hidroelektrik enerji üretim tesislerinde veya tesisten kaynaklı olarak memba veya mansapta can ve mal emniyeti açısından risk oluşturan durumların tespit edilmesi halinde üretim lisansı sahibi şirkete ihtarda bulunulacak ve gerekli önlemlerin alınması için süre verilecek. Verilen süre içerisinde şirket tarafından gerekli önlemlerin alınmaması halinde, şirketle imzalanan su kullanım hakkı anlaşması derhal feshedilecek. Ayrıca mahalli mülki idari amir kararıyla risk oluşturan durumlar ortadan kaldırtılacak. Bu hususta yapılan masraflar ilgili şirketten tahsil edilecek.
Elektrik Piyasası Kanunu kapsamındaki hidroelektrik enerji üretim tesislerinde DSİ tarafından belirlenen işletme talimat ve programına, Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi tarafından dengeleme güç piyasası kapsamında verilen talimatlara göre yapılan işletme halleri hariç olmak üzere uyulmadığının veya hidroelektrik üretim tesisinin DSİ sorumluluk sahasında bulunan bölümlerinin DSİ tarafından yapılan ya da yaptırılan denetim ve yıllık muayenelerinde eksiklikler olduğunun tespiti üzerine, şirkete ihtarda bulunularak işletme talimatına ve programına uygun hareket etmesi veya eksikliklerin giderilmesi için süre verilecek.
Verilen süre içerisinde şirketin, DSİ tarafından belirlenen işletme talimat ve programına uymaması veya tespit edilen eksiklikleri gidermemesi halinde şirkete toplam ceza tutarı 250 bin liradan az, 5 milyon liradan çok olmamak üzere, ihmal niteliği, kusur, neticenin ağırlığı dikkate alınarak, tesisin hidrolik kurulu gücüne (MWm) bağlı olarak megavat başına 50 bin lira ile 100 bin lira arasında idari para cezası uygulanacak. İdari para cezasının uygulanmasından itibaren en geç 3 ayın sonunda ihtar edilen hususların yerine getirilmemesi halinde, ceza tutarının alt ve üst sınır değerleri 2 katına çıkarılmak üzere, para cezası önceki cezanın 2 katı olarak uygulanacak. Bu durumda ihtar edilen hususların yerine getirilmesi için şirkete 3 aydan fazla olmamak üzere ek süre verilecek. Verilen süre içerisinde ihtar edilen hususların yerine getirilmemesi halinde DSİ tarafından su kullanım hakkı anlaşması feshedilecek.
Bu hükümdeki idari para cezasını gerektiren hallerin, idari para cezasının uygulandığı tarihten itibaren 1 yıl içerisinde tekrarı halinde ceza tutarı ile alt ve üst sınır değerleri 2 katı olarak uygulanacak.
DSİ'ye yönelik düzenlemeler
Teklife göre, il özel idareleri, belediyeler ve bağlı kuruluşları, köy tüzel kişilikleri ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, su yapılarından kaynaklanabilecek kaza ve kayıpların önlenmesi için kendi görev ve sorumlulukları dahilinde gereken koruyucu güvenlik tedbirlerini alacak ve bu konuda DSİ'yi bilgilendirecek.
DSİ tarafından inşa edilen tesislerin bulunduğu yerin kısmen ya da tamamen imar planı kapsamına alınması veya herhangi bir sebeple meskun mahal sınırları içerisinde kalması durumunda DSİ tarafından belirlenen koruyucu güvenlik tedbirleri ilgili belediye veya il özel idaresi tarafından alınacak.
Su yapıları ile ilgili ya da su yapılarında veya koruma alanlarında gerçekleştirilen çalışmalarda kişilerin ve çevrenin zarar görmemesi, can ve mal güvenliğinin sağlanması için DSİ tarafından belirlenen koruyucu güvenlik tedbirlerinin alınmasını da, çalışmayı yapan kamu kurum ve kuruluşu gerçekleştirecek.
Mülkiyeti DSİ'ye ait olan su yapıları ile servis yolları ve diğer unsurları, amacı dışında kullanılamayacak. Bunların zorunlu nedenlerle amaç dışı kullanımı halinde koruyucu güvenlik tedbirleri, kullanan kişi veya kamu kurum ve kuruluşlarınca alınacak. Amaç dışı kullanımdan kaynaklanan zararlardan, amacı dışında kullanan kişi veya kamu kurum ve kuruluşları sorumlu olacak.
Su yapılarına ait servis yolları, ilgili idaresince devralınmadığı müddetçe genel ulaşım maksatlı kullanılamayacak. Su yapılarına ait servis yolları genel ulaşıma açılması talebi olması halinde DSİ'nin uygun görmesi halinde, işletme, bakım ve yönetim sorumluluğu ilgili kuruma devredilecek.
DSİ'ye ait olan taşınmaz mallar, hisse oranı yüzde 40'ı ve hisse miktarı uygulama imar planı sınırları içinde 400 metrekareyi, dışında ise 4 bin metrekareyi aşmamak kaydıyla talepte bulunan hissedarlarına rayiç bedel üzerinden doğrudan satılabilecek.
DSİ mülkiyetinde olan yerlerin kiralanması ve satışı ihalelerinde isteklilerden, satışta tahmin edilen satış bedelinin, kiraya vermede tahmin edilen 1 yıllık kira bedelinin yüzde 3'ünden az olmamak üzere yüzde 30'una kadar geçici teminat alınacak.
AK Parti milletvekillerinin imzasını taşıyan ve TBMM Başkanlığına sunulan Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce Yürütülen Hizmetler Hakkında Kanun'da değişikliğe gidiliyor.
Buna göre, genel ulaşım maksadıyla kullanıldığı halde ilgili kurum tarafından devralınmamış su yapılarına ait servis yollarının işletme, bakım ve yönetim sorumluluğu Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından uygun görülmesi halinde, bu düzenlemenin yayımlandığı tarihten itibaren en geç 6 ay içerisinde ilgili kamu kurum ve kuruluşuna devredilecek.
Teklifle, Veteriner Hekimliği Mesleğinin İcrasına, Türk Veteriner Hekimleri Birliği ile Odalarının Teşekkül Tarzına ve Göreceği İşlere Dair Kanun'un Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen 'haysiyet divanı tarafından uygulanacak olan disiplin cezalarına' ilişkin hükmü düzenleniyor.
Haysiyet divanı tarafından uygulanacak olan disiplin cezaları, para cezasını gerektiren haller, geçici olarak meslekten men cezasını gerektiren fiil ve hallerin belirlendiği hükme göre, oda haysiyet divanları, kendilerine intikal eden dosyaları en geç 6 ay içerisinde karara bağlamak zorunda olacak. Disiplin cezası gerektiren fiil ve halleri işleyenler hakkında bu fiil ve hallerin işlendiğinin soruşturmaya yetkili birimce öğrenildiği tarihten itibaren 6 ay içinde soruşturmaya başlanılmamışsa bu suçlarla ilgili disiplin soruşturması yapılamayacak ve ceza verilemeyecek.
Disiplin cezası gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren en geç 5 yıl içinde disiplin cezası verilmemesi hallerinde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrayacak. Savunma alınmadan ceza verilemeyecek. Savunma yazılı veya sözlü olarak da verilebilecek. Hakkındaki iddia ve tespitleri içeren savunma isteme yazısının kendisine tebliğinden itibaren 15 gün içinde geçerli mazereti olmaksızın yazılı veya kendisine bildirilen günde sözlü savunma vermeyen üye, savunma hakkından vazgeçmiş sayılacak.
Hakkında herhangi bir disiplin cezası verilen veteriner hekimin, bu cezanın kesinleştiği tarihten itibaren 5 yıl içinde disiplin cezası gerektiren yeni bir fiil işlemesi halinde, bu fiil için kanunda öngörülen disiplin cezasının bir derece ağır olanı uygulanacak. Veteriner hekim hakkında başlamış olan ceza kovuşturması, disiplin işlem ve kararlarının uygulanmasına engel olmayacak. Eylemin işlenmemiş veya sanığı tarafından yapılmamış olması sebebiyle beraat hali müstesna, beraatle sonuçlanmış bir ceza davasının konusuna giren eylemlerden dolayı disiplin soruşturması, o eylemin ceza kanunları hükümlerinden ayrı olarak başlı başına disiplin soruşturmasını gerektirir mahiyette olmasına bağlı olacak.
Belirlenen para cezaları, Vergi Usul Kanunu'nda belirlenen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanacak.
Oda haysiyet divanlarınca haklarında meslek icrasından men kararı verilen veteriner hekimler, bu kararın yüksek haysiyet divanınca tasdik edilmiş olmasına rağmen mesleklerini icra ederlerse, haklarında oda haysiyet divanlarınca disiplin cezası gerektiren fiil ve hallerin süresine göre 120 bin liradan 600 bin liraya kadar disiplin para cezası verilecek.
Karbon yutak ormanları kurulacak
Orman Kanunu'nda yapılan değişikliğe göre, küresel iklim değişikliğiyle mücadeleye katkı sağlamak ve ormanların sera gazı tutum kapasitesini artırmak amacıyla Orman Genel Müdürlüğü karbon yutak ormanları kuracak, bedel almak suretiyle kurduracak veya kurulmuş ormanların tesis maliyetinden az olmamak ve karbon piyasası rayiç bedeli tahsil edilmek kaydıyla tahsis edecek, yönetecek, işletecek. Bu hükmün uygulanmasıyla ilgili tanım, şekil, şart ve esaslar İklim Değişikliği Başkanlığının görüşü alınarak yönetmelikle düzenlenecek.
Bu düzenleme yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinleşmiş orman kadastrosuna göre kısmen veya tamamen 'devlet ormanı' olarak sınırlandırılan taşınmazlardan, Hazine adına kayıtlı olmayan, tapu ve kadastro veya imar mevzuatına göre oluşturulup halen gerçek veya tüzel kişiler adına tapuda tescilli olanlar için malikleri, kadastro tespitleri davalı olanlar için ise davaya taraf olan gerçek veya tüzel kişiler tarafından idareye başvurulması ve söz konusu başvurunun Orman Genel Müdürlüğünce uygun görülmesi ve resen yapılan inceleme ve araştırma sonucunda gerçek veya tüzel kişiler adına var olan tapu kayıtlarının doğruluğunun tespit edilmesi hallerinde, mevcut tapu kayıtları, bedel alınmaksızın geçerli kabul edilecek ve tapu kütüklerindeki varsa orman şerhleri terkin edilerek söz konusu taşınmazlar hakkında Kanun hükümleri uyarınca işlem yapılacak.
Açılan davalar sonucunda tapularının iptaline karar verilerek kesinleşen ancak tapuda henüz infaz edilmeyen kararlara konu taşınmazlar hakkında taşınmaz bedeli karşılığı olarak mahkeme kararları gereğince ödeme yapılmamış olması veya taşınmaz bedeli karşılığı olarak mahkeme kararları gereğince ödeme yapılmışsa yapılan toplam ödemenin taşınmazın güncel rayiç bedelinin altında olmaması kaydıyla Hazineye geri ödenmesi hallerinde bu düzenleme uyarınca işlem yapılacak.
Açılan davalar sonucunda tapularının iptaline karar verilerek kesinleşen kararlardan infaz/rızaen terk edilerek tapuda Hazine adına tescil edilen taşınmazlar, bu hükmün yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 2 yıl içinde önceki malikleri veya akdi ve kanuni halefleri tarafından idareye başvurulması, taşınmaz bedeli karşılığı olarak herhangi bir ödeme yapılmamış olması veya ödeme yapılmış olması halinde yapılan toplam ödemenin taşınmazın güncel rayiç bedelinin altında olmaması kaydıyla Hazineye geri ödenmesi halinde ilgilisine iade edilecek.
Orman Genel Müdürlüğünce bildirilen, malikleri veya akdi ve kanuni halefleri tarafından idareye başvurulmayan veya mahkeme kararları gereği yapılan toplam ödemesi Hazineye geri ödenmeyen 3 hektardan küçük taşınmazlar ve alan büyüklüğüne bakılmaksızın taşınmazlar arasındaki tescilli/tescilsiz yol, boşluk ve benzeri alanlar Milli Emlak Genel Müdürlüğünce Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun kapsamında değerlendirilebilecek ve yapılan işlemler sonrasında orman kadastro kayıtları güncellenecek. Bu kapsamda tapu kayıtları geçerli kabul edilen ve önceki malikleri veya akdi ve kanuni halefleri veya Mili Emlak Genel Müdürlüğüne iade edilen taşınmaz alanından az olmamak üzere, devletin hüküm ve tasarrufu altında veya Hazinenin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazlar, Orman Genel Müdürlüğüne orman tesis etmek veya orman olarak kullanılmak üzere tahsis edilecek.
Bu düzenleme kapsamındaki taşınmazlar hakkında yapılacak işlemler sonuçlanıncaya kadar orman idaresi veya Hazine tarafından açılması gereken davalar açılmayacak, devam eden davalar yönünden bu hükümdeki işlemler bekletici mesele kabul edilerek bunun sonucuna göre işlem yapılacak, bu taşınmazların aynına yönelik dava açılmasına ilişkin hak düşürücü süreler işlenmeyecek. Taraflarca vazgeçilen tapu iptali ve tescil, orman şerhinin kaldırılması ve bu hüküm kapsamındaki taşınmazların tapusunun iptali sebebiyle açılmış tazminat davaları da dahil olmak üzere derdest olan davaların konusuz kalmasına ve yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına karar verilecek ve taraflar lehine vekalet ücretine hükmedilmeyecek.
Yapılacak giderler, tapu maliklerince Orman Genel Müdürlüğünün hesaplarına hizmet gideri olarak yatırılacak. Mevcut orman izinleri ve yapılan kiralamalar iptal edilmiş sayılacak.
Ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılmış her nevi bina ve tesis bulunan yerler, bu düzenleme kapsamında değerlendirilmeyecek. Rayiç bedeller, Milli Emlak Genel Müdürlüğünce hesaplanacak. İade işleminin gerçekleşmesi halinde idarelerden, hiçbir şekilde tazminat ve ecri misil talep edilemeyecek.
Bu düzenleme kapsamında hükümler, sonradan imar uygulaması yapılmış olsa bile, Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun, Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu, Yunus Emre Vakfı Kanunu kapsamında işlem yapılan taşınmazlarda ve Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında sınırları tespit ve ilan edilen kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri, turizm merkezleri, turizm bölgeleri ve turizm alanlarında kalan, Boğaziçi Kanunu ile Mübadele Anlaşmaları kapsamında olan yerler ile bu Kanun'a göre belirlenmiş özel statülü orman alanları ile orman rejimine alınan yerlerde bulunan, izin ve irtifak hakkı tesis edildiğinden ifraz edilerek oluşturulan, yanan orman sahalarında bulunan, geometrisi ve arz üzerindeki yeri belli olmayan taşınmazlarda uygulanmayacak.
Bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili usul ve esaslar Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından görüş alınarak Orman Genel Müdürlüğünce belirlenecek.
2/B arazilerine yönelik düzenleme
Kanun teklifiyle sorun yaşanan alanlarda yeniden 2/B uygulaması yapılabilmesi hedefleniyor.
Buna göre, Orman Kanunu'nun 2/B hükmüne göre uygulamaların yapıldığı yerlerde Orman Genel Müdürlüğünce yapılacak incelemeler neticesinde, söz konusu hüküm şartlarını taşıdığı halde bu hükmün yürürlüğe girdiği tarihten önce Kanun'da açıkça sayılan sebepler dışındaki gerekçelerle bu uygulamaların hükmen iptal edildiği yerler ile orman kadastrosu tutanaklarında 2/B hükmünün şartlarını taşımadığı açıkça belirtilen yerler dışında kaldığı tespit edilen alanlarda 2/B uygulamaları yapılabilecek. Yapılan bu uygulamalar ikinci kadastro sayılmayacak. Bu hükme göre Kanun'un 2/B uygulamaları yapılan alanlarda yer alan taşınmazlar hakkında açılmış davalar bulunması halinde, yapılan çalışmalar Orman Genel Müdürlüğünce mahkemeye bildirilecek.
Kamulaştırma Kanunu'nda yapılan değişikliğe göre, Kanun'un 'Kamulaştırma bedelinin mahkemece tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili' başlıklı hükmü uyarınca mahkeme heyetinin harcırahları, 'Bilirkişiler' başlıklı hükmü uyarınca mahkemece oluşturulan bilirkişilerin ve keşifte dinlenilen muhtarın mahkemece takdir edilecek ücretleri ile tapu harçları, kamulaştırmasız el koyma ve tazminat davaları sonucunda tescile yönelik kesinleşen mahkeme kararlarının infazında veya kamulaştırmasız el koyma nedeniyle malik ile idare arasında düzenlenen uzlaşma tutanağının uygulanmasında ortaya çıkan tapu harçları idarece ödenecek.
Yap-İşlet Modeli ile Elektrik Enerjisi Üretim Tesislerinin Kurulması ve İşletilmesi ile Enerji Satışının Düzenlenmesi Hakkında Kanun'da yapılan değişiklikle, Elektrik Piyasası Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra lisans almaksızın Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce yapılan veya yaptırılmakta olan İkili İşbirliği Anlaşmaları kapsamında yer alan projeler ve önceki yıllar yatırım programlarında yer alan projeler için belirlenen süre, 31 Aralık 2025'ten 31 Aralık 2040'a uzatılacak.
Şeker Kanunu'ndaki bazı tanımlarda değişikliğe gidiliyor. Buna göre, 'Bakanlık', Tarım ve Orman Bakanlığı, 'ekim alanı', şirketlerin veya fabrikaların şekerin ham maddesi olan şeker pancarını, üreticilerle sözleşme yapmak suretiyle temin ettiği, sınırları Bakanlıkça belirlenen coğrafi alanı, 'Sözleşme', ham madde üretimi ve teslimi yapmak amacıyla şirketler ve üreticiler arasında düzenlenen, tarafların karşılıklı görev ve sorumluluklarına ilişkin usul ve esasların yer aldığı belgeyi tanımlayacak.
AK Parti milletvekillerinin imzasını taşıyan ve TBMM Başkanlığına sunulan tarım ve ormana yönelik düzenlemeleri de içeren Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile Şeker Kanunu'nda düzenleme yapılıyor.
Buna göre, şeker pancarı fiyatları her yıl şeker fabrikası işleten gerçek ve tüzel kişiler ile üreticiler ve/veya temsilcileri arasında varılan mutabakata göre belirlenecek.
Şeker fabrikaları, üreticilerce teslim edilen şeker pancarındaki fire tespiti ile bedele esas polarizasyon değerinin belirlenmesi amacıyla yapılacak numune alma ve analiz işlemleri sırasında üreticileri temsilen mahalli pancar kooperatifi veya mahalli ziraat odasından bir gözlemcinin hazır bulunmasına olanak sağlamakla, mahalli pancar kooperatifi veya mahalli ziraat odası ise talep edilmesi halinde bir gözlemci görevlendirmekle yükümlü olacak.
Sözleşme yapılmadan şeker pancarı ekilemeyecek. Buna aykırı hareket edenlerin takip ve kontrolü Tarım ve Orman Bakanlığınca yapılacak. Şirketler şeker pancarını Bakanlıkça belirlenen ekim alanlarından üreticilerle sözleşme yaparak temin edecekler. Bakanlık gerekli görmesi durumunda şirketlerin ekim alanlarını yeniden belirleyecek.
Şeker üretiminde kullanılan diğer ham maddeler ise şirketler tarafından üreticiler ve/veya piyasadan temin edilecek. Şirketler, kendi ekim alanlarından yeterli hammadde bulamadığı takdirde münavebe esasları dahilinde kendi ekim alanları dışından da Bakanlığın izni ve denetiminde üreticilerle sözleşme yaparak pancar temin edebilecek ya da ihtiyacından fazla şeker pancarı üretimi yapabilen şirketlerden Bakanlık tarafından belirlenecek esaslara göre şeker pancarı satın alabilecekler. Bakanlık, şeker pancarının ekiminden fabrikalara teslimine kadar olan tüm süreci denetleyecek, bu görevini yerine getirirken gerektiğinde kolluk kuvvetlerinden yardım alabilecek.
Şeker satış fiyatları, şeker fabrikası işleten gerçek ve tüzel kişiler tarafından serbestçe belirlenecek. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenecek.
Teklifle, sözleşme yapılmadan şeker pancarı eken gerçek ve tüzel kişilere, tespitin yapıldığı ekim alanından üretilecek şeker pancarı için, tespitin yapıldığı pazarlama yılında kamu fabrikaları tarafından belirlenen yüzde 16 polar şeker ihtiva eden firesi düşürülmüş A kotası şeker pancarı baz alım fiyatı üzerinden hesaplanacak tutar kadar Bakanlıkça idari para cezası verilecek.
Şirketlerin kendi ekim alanları dışından, Tarım ve Orman Bakanlığın izni olmaksızın şeker pancarı temin etmeleri halinde, Bakanlıkça şirketlere cari pazarlama yılı için tahsis edilen A kotası miktarının cari pazarlama yılı başındaki A kotası şeker satış fiyatı ülke ortalaması üzerinden hesaplanacak tutarının yüzde 2'si oranında idari para cezası verilecek. Bu hüküm 1 Ocak 2027 yılında yürürlüğe girecek.
İzin alınmadan yapılan yapılara elektrik, su ve doğalgaz aboneleri verilmeyecek
Teklifle, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanunu'nda düzenlemeye gidiliyor.
Tütün, tütün mamulleri, etil alkol, metanol ve alkollü içkiler piyasasında Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından gerekli izinleri alarak veya almadan mal veya hizmet üreten, işleyen, ihraç veya ithal eden, pazarlayan, alan veya satan gerçek ve tüzel kişilere yönelik idari yaptırımlar düzenleniyor.
Kanunda belirlenen oranlarda yerli tütün kullanılmaması halinde firmalara verilen idari para cezası tutarları, en az 2024 yılı ortalama tütün alım fiyatı düzeyine çekiliyor. Mevzuatta tanımlanmış amacı dışında ya da teknik düzenlemesine uygun olmayan etil alkolü bulunduranlara, satışa sunanlara veya satanlara olduğu gibi ticari amaçla kullananlara da 20 bin liradan 100 bin liraya kadar idari para cezası verilecek.
Tarım ve Orman Bakanlığınca belgeleri askıya alınanların askı süresi içinde üretim, satış veya dağıtım yaptığının tespiti halinde 100 bin Türk lirasından 1 milyon Türk lirasına kadar idari para cezası verilecek.
Toptan satıcılar, açık alkollü içki satıcıları, perakende satıcılar ve nargilelik tütün mamulü sunum uygunluk belgesi bulunan satıcılar tarafından uyulmadığının tespiti halinde ilgili gerçek veya tüzel kişiler, eksikliğin giderilmesi için 15 günden az olmamak üzere uygun süre verilerek veya aykırılığın tekrarlanmaması için yazılı olarak uyarılacak. Verilen süre içerisinde eksikliğin giderilmemesi veya aykırı fiilin ilk fiilin işlenmesinden sonraki 5 yıl içinde ikinci kez işlenmesi halinde, eksiklik veya aykırılıkla ilgili faaliyet türüne ilişkin belgeler iptal edilecek.
Tütün, tütün mamulü, makaron, sigara filtresi, yaprak sigara kağıdı, alkol ve alkollü içkiler sektöründe kanunda belirtilen kişiler dışında faaliyet gösteren gerçek ve tüzel kişiler tarafından uyulmadığının tespiti halinde 15 günden az olmamak üzere eksikliğin giderilmesi için uygun süre verilerek veya aykırılığın tekrarlanmaması için yazılı olarak uyarılacak.
Verilen süre içerisinde eksikliğin giderilmemesi veya aykırı fiilin, ilk fiilin işlenmesinden sonraki 5 yıl içinde ikinci kez işlenmesi halinde 100 Türk lirasından 1 milyon Türk lirasına kadar idari para cezası verilecek, aykırı fiilin aynı süre içinde üçüncü kez işlenmesi halinde faaliyet türüne ilişkin belgeler iptal edilecek.
Tütün, tütün mamulleri, etil alkol, metanol ve alkollü içkiler piyasasında Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından gerekli izinleri alarak veya almadan mal veya hizmet üreten, işleyen, ihraç veya ithal eden, pazarlayan, alan veya satan gerçek ve tüzel kişilere yönelik idari para cezaları arttırılıyor. Buna göre bu fiillerin 1 yıl içinde tekrarı halinde, bir önceki cezanın 2 katı idari para cezası verilecek.
Bahse konu fiillerin tekrarı halinde ayrıca ihlale konu ürünün piyasaya arzının 1 yıla kadar durdurulacak, ayrıca bu fiillerin, ilk fiilin işlenmesinden sonraki 5 yıl içinde 3'üncü defa işlenmesi halinde ise belgelerin iptaline karar verilecek. Satış belgesi iptal edilen satıcılar, satış belgesi iptaline konu işyeri için 2 yıl süreyle yeni belge başvurusunda bulunamayacak.
Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda yapılan düzenleme ile Kooperatifler Kanununa tabi kooperatifler, 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planlarındaki tarımsal niteliği korunacak alanlar ile bu planlar dışında kalan ve bu kanuna tabi alanlarda yer alan taşınmazlar üzerinde mülkiyet ve sınırlı ayni hak edinemeyecekler. Ancak tarımsal amaçlı faaliyet gösteren kooperatiflerin mezkur alanlardaki taşınmazlar üzerinde mülkiyet ve sınırlı ayni hak edinimi Bakanlığın iznine tabi olacak.
Tarımsal amaçlı arazi kullanım plan ve projelerine aykırı hareket edilmesi halinde valilikçe resen tespit yaptırılarak sorumlulara, 1000 liradan az olmamak kaydıyla bozulan arazinin her metrekaresi için 2500 lira idari para cezası uygulanarak projeye uygunluk sağlanması için azami 2 ay süre verilecek.
Arazi sahibine veya araziyi bozana 1000 liradan az olmamak kaydıyla, kullanılan veya zarar verilen alanın her metrekaresi için 2500 lira idari para cezası verilecek.
İzin alınmadan yapılmış her türlü yapı ve tesise, ilgili idareler, kurum ve kuruluşlar tarafından elektrik, su ve doğal gaz bağlantısı ve abonelikleri tesis edilmeyecek. Bu fıkraya aykırı davranan idare, kurum ve kuruluşlara her abone başına 100 bin lira idari para cezası verilecek. İdari para cezasının tebliğinden itibaren aboneliğin 30 gün içerisinde iptal edilmemesi halinde aboneliğin devam ettiği her ay için ayrıca 100 bin lira idari para cezası verilecek.
Canlı hayvan ve hayvansal ürünlerin sevkleri
Teklifle, Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu'nda da düzenleme yapılıyor.
Buna göre hayvanlarda herhangi bir tazminatlı hastalık tespit edilmesi sonucu resmi veteriner hekim veya yetkilendirilmiş veteriner hekim gözetiminde mecburi kesime tabi tutulan, itlaf edilen veya kesimhanelerde tespit edilen tazminatlı hastalıkları nedeniyle imha edilen hayvanlar ile bu hastalıklar nedeniyle imha edilen hayvansal ürün, yem, madde ve malzemelerin bedelleri, imha, imha yerine nakliye ve dezenfeksiyon masrafları Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen oranlarda Bakanlık tarafından sahiplerine tazminat olarak ödenecek. Bakanlık bütçe imkanları, hastalıklarla ilgili bilimsel veriler ile eradikasyon ve kontrol programlarına göre, tazminatlı hastalıklar ile bu hastalıklar nedeniyle imha edilen hayvansal ürün, yem, madde ve malzemelerden hangilerine tazminat ödemesi yapacağını, ödeme yapılacak yerleri ve uygulama zamanını belirleyecek.
Bakanlıkça belirlenen usullere göre kayıt altına alınmamış hayvanlar, fiili ithalat işlemleri tamamlanmamış hayvanlar, sahipleri tarafından hasta oldukları Bakanlıkça belirlenen usullere göre bildirilmeyen veya hasta olduğu bilinerek satın alındığı tespit edilen hayvanlar, son sahibine Bakanlıkça belirlenen belgeler bulunmaksızın nakledilen hayvanlar, kamu kurum ve kuruluşlarına ait hayvanlar, Bakanlıkça belirlenen hastalıklarda hastalık sebebiyle uygulanan kontrol tedbirleri kaldırıldıktan sonra hastalığa göre belirlenen süre içerisinde aynı hayvancılık işletmesinde aynı hastalığın tespit edilmesi sebebiyle kestirilen veya itlaf edilen hayvanlar ile bu fıkrada belirtilen hayvanlarda tespit edilen tazminatlı hastalıklar sebebiyle imha edilen hayvansal ürün, yem, madde ve malzemeler için tazminat ödenmeyecek.
Canlı hayvan ve hayvansal ürünlerin sevklerinde Tarım ve Orman Bakanlığınca belirlenen belgeleri bulundurmayan canlı hayvan ve hayvansal ürün sahiplerine sığır cinsi hayvanlar için hayvan başına 7 bin 863 lira, koyun ve keçi türü hayvanlar için hayvan başına bin 204 lira, diğer hayvan türleri ve hayvansal ürünler için araç başına 26 bin 360 lira ayrıca nakil vasıtası sahiplerine 26 bin 360 lira, Bakanlıkça izin verilen yerler dışında hayvan satışı yapanlara 26 bin 360 lira idari para cezası verilecek.
Belgesiz nakledilen hayvanların, Bakanlıkça belirlenen korunmuş bölgeler hariç olmak koşulu ile nakil esnasında yakalanması durumunda, sahibinin bilgisi dahilinde karantina altına alınacak. Korunmuş bölgeler ve karantina ile ilgili hususlar Bakanlıkça belirlenecek. Bu önlemler, insan, bitki ve hayvan sağlığı ile çevre için doğrudan ya da dolaylı herhangi bir olumsuz etkiye sebep olmayacak şekilde uygulanacak. Bu iş ve işlemler için yapılacak tüm masraflar sahibi tarafından karşılanacak. Kesim, imha ve itlaf halinde Bakanlıkça herhangi bir tazminat ödenmeyecek. Canlı hayvan sevklerinde Bakanlıkça belirlenen kurallara göre yol kontrol ve denetim noktalarına girmeyen nakil vasıtası sahiplerine araç başı 26 bin 360 lira, hayvan sahiplerine 132 bin 108 lira idari para cezası verilecek.


