Avrupa genelinde doğurganlık oranlarının düşmesiyle birlikte tek çocuklu aileler giderek yaygınlaşırken, Türkiye bu tabloya rağmen iki ve daha fazla çocuklu hanelerin güçlü olduğu ülkeler arasında yer alıyor. Eurostat’ın 2024 yılı verilerine göre, Türkiye Avrupa’da en az iki çocuk bulunan hane oranında 2. sırada bulunuyor.
Birçok Avrupa ülkesinde aile yapısı hızla küçülürken, Türkiye’de çok çocuklu haneler hâlâ önemli bir yer tutuyor. Uzmanlara göre bu durum, hem kültürel yapı hem de aile bağlarının güçlü olmasıyla yakından ilişkili.
Avrupa’da Tek Çocuklu Aileler Artıyor
Eurostat verileri, Avrupa’da tek çocuklu hanelerin oranının dikkat çekici seviyelere ulaştığını ortaya koyuyor. Malta’da hanelerin %62,5’i, Portekiz’de ise %60,6’sı yalnızca bir çocuk sahibi. Artan yaşam maliyetleri, ekonomik belirsizlikler ve sosyal değişimler, ailelerin çocuk sayısında daha temkinli kararlar almasına neden oluyor.
Türkiye, Çok Çocuklu Hane Oranında Avrupa’nın Zirvesinde
Türkiye’de her 5 hanenin 2’sinde tek çocuk bulunmasına rağmen, iki ve daha fazla çocuğa sahip hanelerin oranı %58,9 seviyesinde. Eurostat 2024 istatistiklerine göre bu oranla Türkiye, Slovenya’nın ardından Avrupa’da ikinci sırada yer alıyor.
Eurostat verilerine göre Avrupa’da en az iki çocuk bulunan hane oranının en yüksek olduğu ülkeler şöyle sıralanıyor:
Slovenya (%59,2), Türkiye (%58,9), Hollanda (%58,2), Danimarka (%56,9), Polonya (%56,5), İsveç (%56,4), Finlandiya (%56), İrlanda (%55,9), Hırvatistan (%55,7) ve Norveç (%54,7).
Uzmanlar Uyarıyor: Türkiye’de de Dikkatli Bir Dönüşüm Var
Uzmanlar, Eurostat verilerinin ülkeler arasındaki farkların ekonomik koşullar, sosyal destek politikaları ve kültürel değerlerle doğrudan bağlantılı olduğunu gösterdiğini belirtiyor. Avrupa genelinde aileler küçülürken, Türkiye çok çocuklu aile yapısını büyük ölçüde koruyan sayılı ülkeler arasında bulunuyor.
Ancak artan yaşam maliyetleri ve ekonomik şartlar, Türkiye’de de ailelerin çocuk sayısına dair kararlarını etkiliyor. Buna rağmen Türkiye’nin, Avrupa ülkelerine kıyasla daha güçlü bir demografik yapıya sahip olması, uzun vadede önemli bir avantaj olarak değerlendiriliyor.





