Kayseri’de bulunan Kültepe Kaniş-Karum Ören Yeri’nde yürütülen arkeolojik kazılarda, Helenistik döneme ait olduğu değerlendirilen mozaik döşemeli bir yapının kalıntıları gün yüzüne çıkarıldı. Yaklaşık 78 yıldır devam eden kazılarda ortaya çıkarılan bulgu, Kültepe’nin yalnızca Tunç Çağı’ndaki ticari ve kültürel geçmişiyle değil, daha geç dönemlerdeki mimari yapısıyla ilgili araştırmalara da yeni bir boyut kazandırdı.
Kültepe Kazı Başkanı Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu, keşfin önemine dikkat çekerek Helenistik döneme ilişkin yeni verilerin kendilerini heyecanlandırdığını belirtti. Kulakoğlu, Yeni Ufuklar Derneği’nde verdiği konferansın ardından yaptığı değerlendirmede, kazılarda elde edilen bulguların bölgenin tarihine ilişkin önemli ayrıntılar ortaya koyduğunu ifade etti.
Kültepe’de 78 yıllık kazı tarihinde bir ilk
Kültepe’de yaklaşık 80 yıla yaklaşan kazı çalışmalarının büyük bölümü, bölgenin Tunç Çağı’ndaki geçmişine odaklandı. Özellikle Anadolu’nun eski ticaret ağları ve Asur Ticaret Kolonileri dönemine ilişkin buluntular, ören yerinin tarihsel önemini ortaya koydu. Demir Çağı’na yönelik araştırmalar da yürütülürken, Roma dönemi ve öncesindeki Helenistik döneme ilişkin mimari veriler daha sınırlı kaldı.
Kazı Başkanı Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu, geç dönemlere ait tarihlendirmelerin çoğunlukla seramik parçaları ve küçük arkeolojik buluntular üzerinden yapıldığını belirtti. Önceki dönemlerde gerçekleştirilen tarımsal faaliyetler ve kaçak kazıların da bazı alanların korunmasını olumsuz etkilediğini aktaran Kulakoğlu, bu nedenle söz konusu dönemlerin mimari özelliklerinin yeterince anlaşılamadığını kaydetti.
Mozaik tabanının bir bölümü korundu
Geçen yıl başlatılan projenin devamı kapsamında bu yıl gerçekleştirilen çalışmalarda, Helenistik ve Roma dönemlerine ilişkin yeni bulgulara ulaşıldı. Kazı alanında ortaya çıkarılan büyük yapının duvarları ile mozaik döşemeye ait taban bölümünün bir kısmının korunduğu belirlendi.
Yapının zaman içerisinde önemli ölçüde tahrip edildiği, mozaikte kullanılan taşların ise günümüze ulaşmadığı bildirildi. Buna rağmen mozaiğin döşendiği zeminin bir bölümünün korunmuş olması, yapının mimari özelliklerinin değerlendirilmesine imkân sağladı.
Kulakoğlu, daha önce Kültepe’de ortaya çıkarılan yapıların çoğunlukla sıradan konut niteliğinde olduğunu belirterek bu keşfin farklı bir anlam taşıdığını vurguladı. Bölgede daha önce kutsal alan olabileceği düşünülen bir yapının bulunduğunu, ancak büyük ve anıtsal yapıların varlığına ilişkin verilerin oldukça sınırlı kaldığını ifade etti.
Helenistik döneme ilişkin yeni bilgiler bekleniyor
Mozaikli yapının ortaya çıkarılması, Helenistik dönemde Kültepe’de daha büyük ve anıtsal yapıların da inşa edildiğine işaret ediyor. Bu durum, ören yerinin tarihsel gelişiminin yalnızca erken dönemlerle sınırlı olmadığını göstermesi bakımından önem taşıyor.
Kazılarda daha önce rastlanmayan ve uzak ticaret yollarıyla bağlantılı olabileceği değerlendirilen küçük buluntuların da elde edildiği belirtildi. Yeni mimari verilerle birlikte bu buluntuların değerlendirilmesi, Kültepe’nin geç dönemlerdeki ilişkilerinin ve yerleşim yapısının daha iyi anlaşılmasına katkı sağlayabilir.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da daha önce sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Kültepe’deki keşfi 78 yıllık kazı tarihinde bir ilk olarak duyurmuştu. Mozaik döşemeli yapının kalıntıları, bölgenin geçmişine ilişkin araştırmalar açısından yeni bir çalışma alanı oluştururken, devam edecek kazılardan elde edilecek sonuçlar da merakla bekleniyor.