Malatya Arabulucular Dernek Başkanı Avukat Abdullah Demirel, gazeteciler arabuluculuk hizmetleri ile ilgili bilgileri paylaştı.
2015 YILINDA FAALİYETE GEÇTİ
Arabuluculuk hizmetlerinin 2015 yılında faaliyete geçtiğini dile getiren Demirel;"Arabuluculuk 2012 yılından beri yasalarımızda yerini alan bir sitem. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yasasıyla da hukuk dünyamıza girdi. 2014 yılından beri de ilk arabulucular olarak görev yapmaya başladık. Arabuluculuk da ilk eğitim alan grup içerisindeyiz. Daha sonra Malatya’da dernek kurduk. Arabuluculukla ilgili Türkiye’nin birçok yerinde dernekleşme sürecine girildi. Arabuluculuk derneklerinin amacı da, arabuluculuğun ne olduğunu insanlara anlatmak, tanıtmak, arabuluculuğun neden tercih edilmesi gerektiği yönünde insanları bilgilendirmek ve arabuluculuğu daha öteye taşıyabilmek için bazı çalışmalar yapmak. Bu amaçla kuruldu. Biz de Malatya’da 2015 yılından bu yana be derneğimizi kurduk ve hala da faaliyetlerimize devam etmekteyiz" dedi.
"HİZMET ALANI GENİŞLEYECEK"
Şimdilik belirli davalar için arabuluculuk hizmetlerinin olduğunu ifade eden ve ilerleyen zamanlarda alanın daha da genişleyeceğine vurgu yapan Demirel; "Arabuluculukla ilgili bazı şeyler anlatmaktan ziyade öncelikle adli yargı adalet sistemimizin ne durumda olduğu konusunda biraz bahsedelim. Hukuku uyuşmazlıkları mahkemeleri Hukuk Muhakemeleri Kanunu bünyesinde yapılıyor. Uyuşmazlık türleri farklı farklı olmakla beraber ceza davaları arabuluculuğun dışında. Bazen uzlaştırmacılıkla arabuluculuk karıştırılıyor. Uzlaştırmacılık ceza hukukunda herhangi bir kimse suç işlediği zaman, eğer işlediği suç uzlaşma kapsamındaysa ceza yargılaması yapılmadan önce uzlaştırıcılık süreci başlıyor. Uzlaştırmacı tarafları bir araya getirerek veya uzaktan görüşerek bir çözüm bulmaya çalışıyor. Dünyanın birçok ülkesinde uygulanan bir sistem arabuluculuk. Ama ülkeden ülkeye kendisine mahsus birtakım farklılıklar olabiliyor. Bizim ülkemizde ise ilk etapta ihtiyari arabuluculuk olarak başladı. Bu işe 2014’te başladık. Arabuluculukta bazı uyuşmazlıkların dava şartı haline getirildi ve bu yasalaştı. Dava şart ise mahkemeye gidilmeden önce arabulucuya gidilmesi zorunlu demek. 1 Ocak 2018’de işçi ve işveren arasındaki alacak verecek uyuşmazlığı, 1 Ocak 2019’dan sonra da ticari uyuşmazlıklar dava şartı haline getirildi. Önümüzdeki süreçte de aile uyuşmazlıkları ve tüketici uyuşmazlıkları dava şartı haline getirilecek" dedi.
"MALATYA'DA YETERİ SEVİYEDE DEĞİL"
'Malatya'da arabuluculuk şuanda henüz istenen seviyede ve yeterince tanınmış seviyelerde değil' diyen Demirel; "Siz bir uyuşmazlık yaşıyorsunuz. Hakkınızı alamıyorsunuz veya çözüme ulaştırılması gereken hukuki bir problem var. Kiracınız veya işvereniniz ile bir probleminiz var. Bununla ilgili bir dava sürecine girmekten ziyade, arabuluculuk tercih edildiği zaman bir defa farklı, alternatif çözümlerin üretilebilmesi gibi bir avantajı var. Toplum bunu henüz bilmiyor durumda. Arabuluculuk kendi kültürümüzde, yaşayışlarımızda da var. Bizim yaptığımız iş ise bu işin resmi boyutu. Çok güzel neticelerde alınmaktadır" şeklinde konuştu.
"BİRİNCİ SIRADA İŞ, İŞVEREN UYUŞMAZLIKLARI VAR"
Arabuluculukta ilk sırayı iş, işveren uyuşmazlıklarının aldığına vurgu yapan Demirel; "Malatya’da genellikle iş ve işveren uyuşmazlıkları birinci sırada. Arabuluculukla çözüme kavuşturulan konuların yüzde 80'inden fazlası işçi, işveren uyuşmazlıkları diyebiliriz. Gerisi ise alacak, gayrimenkul, kira, şirketlerin yaşadığı bazı problemlerdir. Ama halen daha yeterli seviyede değil. Arabuluculukta her hangi bir mahkeme gideri gibi harç yatırmıyorsunuz. Herhangi bir yere para ödemiyorsunuz. Sadece arabuluculuk ücreti söz konusu. Arabuluculuk ücreti de çok daha hesaplı. Anlaşma olmazsa ilk 2 saatlik ücretin karşılığı ticari uyuşmazlıklarda bin küsur, diğer uyuşmazlıklarda ise 680 TL. Dava şartı haline geldiği takdirde ise bu ücreti de devlet ödüyor. Süreç uzadıkça taraflara eşit bir şekilde yansır. Zaten çoğunlukla da 2 saat bile sürmemektedir" ifadelerinde bulundu.
" GÜVENLİ BİR SİSTEM"
Sistemin güvenli olduğuna da dikkat çeken Demirel; "Arabuluculuk, ihtiyari bir süreçtir. Taraflar sürecin başında, ortasında istediği anda süreci bitirebilirler. Herhangi bir riski yok. Üstelik süreç tamamen kendi kontrolünde. Benim girdiğim bazı görüşmelerden örnek verecek olursam, görüşmenin sonuca bağlanamayacak bir durumda olmasında bile sonuç aldığımıza tanık oldum. Bu çok güzel bir şey. Bir de şu özelliği var, güvenli ve gizlilik politikalarına göre yönetilen bir sistem" dedi.