Batman’ın Gercüş ilçesinde bulunan Gönüllü köyü, kendine özgü pirinç üretimi ve yıllardır yaşatılan geleneksel hasat yöntemleriyle dikkat çekiyor. Su kaynaklarının bolluğuyla bilinen köyde yetiştirilen ve coğrafi işaretle tescillenen pirincin hasat dönemi başladı. Sarp ve engebeli arazi koşulları nedeniyle modern tarım makinelerinin kullanılamadığı tarlalarda üreticiler, insan gücüne dayalı yöntemlerle ürünlerini topluyor.

Köyde pirinç üretimi, yalnızca tarımsal bir faaliyet olmanın ötesinde, komşuluk ilişkilerini ve dayanışma kültürünü de canlı tutuyor. Dedelerinden öğrendikleri imece geleneğini sürdüren köylüler, her gün bir üreticinin tarlasında bir araya gelerek hasada destek veriyor. Ekimden tarla bakımına, biçimden ürünün taşınmasına kadar pek çok aşamada birlikte çalışan üreticiler, zorlu arazi koşullarına rağmen geleneklerinden vazgeçmiyor.

Oraklarla biçiliyor, at ve eşeklerle taşınıyor

Gönüllü köyünün sarp arazilerinde yetiştirilen çeltikler, köylüler tarafından oraklarla tek tek biçiliyor. Makinelerin ulaşamadığı tarlalarda el emeğiyle yürütülen hasat sırasında üreticiler, zaman zaman Türkçe ve Kürtçe şarkılar söyleyerek çalışmalarına renk katıyor. Zorlu mesai, türküler ve sohbetler eşliğinde sürerken köylüler hem ürünlerini topluyor hem de kuşaktan kuşağa aktarılan kültürü yaşatıyor.

Hasat edilen çeltiklerin taşınmasında da geleneksel yöntemler kullanılıyor. Motorlu araçların ulaşamadığı alanlarda toplanan ürünler, at ve eşeklerin sırtında daha uygun bölgelere taşınıyor. Burada bir araya getirilen çeltikler, harman alanına götürülerek işlenmeye hazırlanıyor.

Harman ve kurutma işlemleri de geleneksel yöntemlerle yapılıyor

Harman alanına getirilen çeltiklerin üzerinden önce traktörle geçilerek sap ve tanelerin gevşemesi sağlanıyor. Ardından el emeğiyle sürdürülen işlemlerle pirinç taneleri saplarından ayrılıyor. Elde edilen ürünler, kurutulmak üzere evlerin damlarına seriliyor.

Güneş altında kurutulan çeltikler, daha sonra rüzgâr yardımıyla savrularak saman ve tozdan arındırılıyor. Üretimin son aşamasında ise ürünler tarihi değirmenlere götürülüyor. Burada kabuklarından ayrılan pirinçler, sofralarda tüketilmeye hazır hale getiriliyor.

Üretimin hemen her aşamasında insan gücünün ön planda olduğu köyde, geleneksel yöntemlerin korunması dikkat çekiyor. Köylüler, yıllardır sürdürdükleri üretim biçimiyle hem tarımsal faaliyetlerini devam ettiriyor hem de atalarından kalan hasat kültürünü yaşatıyor.

“Dünyada eşi benzeri yoktur”

Köyde pirinç üretimi yapan çiftçilerden Mahmut Kavak, ekim öncesinde tarlaların suyla doldurulduğunu ve toprağın çamurlaştırılarak hazırlandığını belirtti.

Tarlaların traktörle sürülmesinin ardından ekim işleminin gerçekleştirildiğini anlatan Kavak, yetiştirdikleri pirincin doğal özelliklerine dikkat çekerek, “Önce tarlaya su verilir, çamurlaştırılır ve traktörle sürülüp ekime hazır hale getirilir. Organiktir, çok hoştur ve dünyada eşi benzeri yoktur” dedi.

“Sonbahara kadar bakımları yapılıyor”

Çiftçilerden Mehmet Kavak ise pirinç üretiminin bahar aylarında başlayan ve sonbahara kadar devam eden uzun bir süreç olduğunu ifade etti.

Tarlaların ekim öncesinde çapalanıp temizlendiğini belirten Kavak, üretim sürecindeki bakım çalışmalarına ilişkin, “Bahar aylarında tarlalar çapalanır, temizlenir ve pirinç ekimi gerçekleştirilir. Bu süreç sonbahara kadar devam eder, haftalık ve dönemsel bakımları özenle yapılır” diye konuştu.

Gönüllü köyünde başlayan pirinç hasadı, geleneksel tarım yöntemleri, imece kültürü ve renkli görüntüleriyle bölgenin üretim geleneğini gözler önüne seriyor.

Kaynak: İHA