Kayseri'de Anadolu Selçuklu Devleti döneminden günümüze ulaşan tarihi Hacı Kılıç Camii ve Medresesi'nin eşsiz taş işçiliği, modern sanat eserlerinde yeniden hayat buldu. Yaklaşık 800 yıllık yapının mimari süslemeleri ve özgün motifleri, Kayseri Olgunlaşma Enstitüsü'nün yürüttüğü çalışma kapsamında farklı sanat dallarına taşınarak kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılması hedeflendi.

1249 yılında Sultan II. Keykavus döneminde vezir Ebü'l-Kasım bin Ali et-Tûsî tarafından yaptırılan Hacı Kılıç Camii, Selçuklu taş işçiliğinin en seçkin örnekleri arasında gösteriliyor. Özellikle taç kapısı ve mihrap bölümündeki ince taş oymaları, yüzyıllardır sanatseverlerin ilgisini çekmeye devam ediyor.

Kk-4

Kayseri Olgunlaşma Enstitüsü Kurum Müdürü İsmail Durmuş, enstitünün bu yılki yerel tema çalışmalarından birini Hacı Kılıç Camii'ne ayırdıklarını belirterek, camide yer alan süslemelerden toplam 46 farklı motif çıkardıklarını söyledi. Motiflerin dijital ortamda vektörel çizimlerinin hazırlandığını ifade eden Durmuş, bu desenlerin daha sonra seramik, dokuma ve farklı el sanatları atölyelerinde yeniden yorumlanarak özgün tasarımlara dönüştürüldüğünü kaydetti.

Durmuş, Hacı Kılıç Camii'nin taş işçiliği açısından Selçuklu döneminin en önemli eserlerinden biri olduğuna dikkat çekerek, ortaya çıkarılan çalışmaların yalnızca estetik değil aynı zamanda kültürel bir değer taşıdığını dile getirdi. Enstitünün önümüzdeki süreçte Kayseri'nin hamam kültürü ve çeyiz geleneğini konu alan yeni projeleri de tamamlayarak tanıtacağını söyledi.

Tarihi yapıların üzerindeki her motifin geçmişten günümüze taşınan bir anlam taşıdığına vurgu yapan Durmuş, "Bu eserlerde büyük bir ustalık ve ince bir sanat anlayışı var. Geçmişin izlerini bugüne taşıyan bu motifleri yeniden gün yüzüne çıkararak çağdaş tasarımlarla buluşturuyoruz. Amacımız hem kültürel mirasa sahip çıkmak hem de bu değerleri yeni nesillere farklı sanat eserleriyle tanıtmak." ifadelerini kullandı.

Gerçekleştirilen çalışma sayesinde Selçuklu döneminin taşa işlenen estetik anlayışı, günümüz sanatında yeniden yorumlanırken, tarihi motifler seramik, dokuma ve el sanatları ürünleri aracılığıyla kültürel mirasın yaşayan bir parçası haline getiriliyor. Böylece yüzyıllar önce taş üzerine işlenen desenler, modern tasarımlarla yeniden hayat buluyor.

Kaynak: iha