Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya ve İletişim Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Sefer Darıcı'nın yürüttüğü araştırma, yapay zekâ influencerlar ile gerçek insan influencerları bilimsel ve matematiksel veriler ışığında karşılaştıran ilk çalışmalardan biri olarak literatüre girdi.
Uluslararası bilim dünyasının önemli yayınlarından Nature Scientific Reports'ta yayımlanan çalışmada, gerçek insan influencerlar yapay zekâ influencerların içeriklerini 17 farklı kriter üzerinden değerlendirdi. Elde edilen veriler farklı analiz yöntemleriyle doğrulanırken, yapay zekâ tarafından üretilen içerikler ayrıntılı şekilde incelendi.
Duygu, empati ve beden dili en büyük eksiklik
Araştırmanın sonuçlarına göre yapay zekâ influencerların en zayıf olduğu alanların başında duygu aktarımı geliyor. Empati kurabilme, takipçilerle doğal iletişim geliştirme, beden dilini etkili kullanma ve fiziksel çevreyle gerçekçi etkileşim kurma gibi insana özgü becerilerde yapay zekâ influencerlar düşük performans sergiledi.
Özellikle sosyal konular, sağlık iletişimi ve politik içerikler gibi güven ve duygusal bağ gerektiren paylaşımlarda gerçek insan influencerların çok daha başarılı olduğu belirlendi.

Veri odaklı içeriklerde yapay zekâ öne çıktı
Araştırma, yapay zekâ influencerların bazı alanlarda ise önemli avantajlara sahip olduğunu ortaya koydu. Trend konuları hızlı analiz edebilme, SEO uyumlu içerik hazırlama, animasyon ve görsel efektleri etkili kullanma gibi veri temelli çalışmalarda yapay zekâ sistemlerinin insan influencerlardan daha yüksek başarı gösterdiği tespit edildi.
Bu durum, yapay zekânın teknik ve analiz gerektiren içerik üretiminde güçlü bir araç olduğunu bir kez daha ortaya koydu.
Gelecekte rekabet yerine iş birliği öne çıkabilir
Araştırmayı değerlendiren Doç. Dr. Sefer Darıcı, yapay zekânın insan influencerların tamamen yerini almasının yakın gelecekte mümkün görünmediğini söyledi.
Darıcı, insanların yıllar içinde geliştirdiği mimik, beden dili, duygu aktarımı ve doğal iletişim becerilerinin dijital sistemler tarafından henüz tam anlamıyla taklit edilemediğini belirterek, gelecekte insan ve yapay zekânın birlikte çalıştığı hibrit bir modelin daha olası olduğunu ifade etti.
Yapay zekânın veri odaklı üretim süreçlerinde önemli rol üstlenmeye devam edeceğini vurgulayan Darıcı, buna karşın duygusal bağ kurma ve güven oluşturma gibi konularda insan etkisinin şimdilik vazgeçilmez olduğunu dile getirdi.





