İnönü Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı Başkanı Fikret Birdişli, Kürecik Radar Üssü ile ilgili sorulara dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
Birdişli, kamuoyunda sıkça dile getirilen “ABD üssü” iddiasının doğru olmadığını belirterek, tesisin doğrudan NATO kapsamında kurulan bir erken uyarı sistemi olduğunu söyledi.
“Kürecik uzakları gören bir göz”
Prof. Dr. Birdişli’ye göre Kürecik’teki radar sistemi, saldırı amacıyla değil tamamen savunma amaçlı kurulmuş bir erken uyarı mekanizması.
Birdişli, sistemin teknik özelliklerini şöyle anlattı:
“Kürecik radarı X bantta çalışan yüksek frekanslı bir radar. Yaklaşık 1000–2000 kilometre mesafeyi tarayabilen bir sistem. Bu radarın amacı bölgeden fırlatılan balistik füzeleri erken tespit ederek NATO karargâhlarını uyarmaktır.”
Bu yönüyle radarın herhangi bir silah sistemi olmadığını vurgulayan Birdişli, üste füze fırlatma veya saldırı kapasitesi bulunmadığını ifade etti.
“ABD’ye tepki Kürecik üzerinden gösteriliyor”
ABD’nin küresel politikalarının bazı ülkelerde tepki yarattığını belirten Birdişli, Kürecik’in zaman zaman bu tepkilerin hedefi haline geldiğini söyledi.
“Amerika coğrafyamıza uzak bir ülke. İnsanlar tepki göstermek istediklerinde en yakın noktayı hedef alıyor. Kürecik üzerinden ABD’ye tepki gösterilmesi bu açıdan anlaşılabilir.”
Ancak Birdişli’ye göre radarın doğrudan bir ABD tesisi olarak değerlendirilmesi doğru değil.
“Veriler NATO’ya gidiyor”
Radarın işletilmesinde Amerikalı teknik uzmanların görev alabileceğini belirten Birdişli, bunun NATO içindeki rol dağılımından kaynaklandığını ifade etti.
“ABD NATO’ya en fazla katkı sağlayan ülke olduğu için sistemde Amerikalı uzmanların bulunması normal. Ancak buradan elde edilen veriler doğrudan NATO’nun karargâhlarına aktarılıyor.”
Türkiye’nin de bu konuda hassasiyetini defalarca dile getirdiğini belirten Birdişli, radar verilerinin NATO dışındaki ülkelere aktarılmaması gerektiğinin Ankara tarafından açıkça ifade edildiğini söyledi.
“İsrail’e veri gidiyor mu?” tartışması
Kamuoyunda sıkça dile getirilen “Kürecik’ten elde edilen bilgilerin İsrail’e verildiği” iddialarına da değinen Birdişli, bunun teknik olarak çok gerekli olmadığını ifade etti.
“İsrail’in kendi uzun menzilli radar sistemleri zaten mevcut. Ayrıca radar teknolojisinde oldukça ileri bir ülke. Bu nedenle Kürecik’ten gelecek veriye kritik bir ihtiyaç duyacağını düşünmüyorum.”
İran saldırır mı?
Bölgedeki gerilimler nedeniyle radar üssünün hedef olup olmayacağı sorusuna da değinen Birdişli, böyle bir saldırının ciddi sonuçları olacağını söyledi.
“NATO’nun 5. maddesine göre bir NATO ülkesine saldırı, tüm NATO’ya yapılmış sayılır. İran böyle bir riski göze almaz.”
“Kürecik kapatılırsa Türkiye zarar görür”
Radarın kapatılması tartışmalarına da değinen Birdişli, böyle bir adımın Türkiye’nin uluslararası yükümlülükleri açısından sorun yaratabileceğini söyledi.
“Sırf iç politik baskılar nedeniyle böyle bir sistemin kapatılması Türkiye’nin NATO içindeki sorumlulukları açısından doğru bir görüntü oluşturmaz. Türkiye sözlerini tutan ciddi bir ülke görüntüsünü zedeler.”
Birdişli ayrıca radar teknolojisinin hızla geliştiğini, gelecekte bu tür sistemlerin uydular üzerinden yürütülebileceğini ve o zaman radarların doğal olarak devre dışı kalabileceğini de sözlerine ekledi.




