Kültür & Sanat

268 Yıldır Akıyor: Ama Malatya’daki Bu Çeşmenin Bir Taşı Hep Eksik!

Malatya Hekimhan’da 268 yıldır akan Sarıkız Çeşmesi’nin üzerindeki kırık taşın, yarım kalan bir aşkla bağlantılı olduğu anlatılıyor.

Malatya’nın Hekimhan ilçesinde, bir genç kızın yarım kalan aşkı 268 yıldır akmaya devam ediyor. Ama bir taşı hep eksik! Çeyizini satıp yaptırdığı çeşmenin üzerindeki detay ise bugüne kadar pek kimsenin dikkatini çekmedi. İşte Sarıkız Çeşmesi’nin hüzünlü hikâyesi ve dilden dile aktarılan iki çarpıcı rivayet…

Malatya’nın Hekimhan ilçesine bağlı Sarıkız Köyü, sadece doğal güzellikleriyle değil, yüzyıllardır anlatılan bir aşk hikâyesiyle de dikkat çekiyor. Köyün merkezinde yer alan ve 1757–1758 yıllarına tarihlenen Sarıkız Çeşmesi, Osmanlı döneminden günümüze ulaşan en dikkat çekici yapılardan biri olarak ayakta duruyor.

AŞK ACISINDAN DOĞAN BİR HAYRAT

Yöre halkının anlattığına göre köy, adını sarı saçlı, mavi gözlü güzeller güzeli bir genç kızdan alıyor. Sarıkız olarak bilinen bu genç kız, kendi kabilesinden bir gence gönül verir ve nişanlanır. Ancak düğün hazırlıkları sürerken, nişanlısı bilinmeyen bir nedenle hayatını kaybeder.

Bu büyük acıya dayanamayan Sarıkız, sevdiğine olan sadakatinden dolayı bir daha evlenmemeye yemin eder. Elindeki tüm çeyizini, altınlarını ve birikimini satarak köyün ortasındaki pınarın başına bir hayrat yaptırmaya karar verir. Böylece bugün “Sarıkız Çeşmesi” olarak bilinen yapı ortaya çıkar.

ÇEŞMEDEKİ ŞAŞIRTICI DETAY

Osmanlı çeşme mimarisinin özgün örneklerinden biri olan Sarıkız Çeşmesi’ni farklı kılan en önemli unsur, yan duvarlarında yer alan taş kabartmalar. Sarıkız’ın kendisini sembolize etmesi amacıyla, çeşmenin iki yanına yerden yaklaşık 1,5 metre yükseklikte kadın göğsü kabartmaları yaptırdığı anlatılıyor.

Kitabesi hâlâ üzerinde bulunan ve yaz-kış buz gibi suyu akan çeşme, sadece bir su kaynağı değil; aynı zamanda dönemin estetik anlayışını ve sembolik anlatımını yansıtan nadir eserlerden biri olarak görülüyor.

KIRILAN TAŞ KABARTMA VE İKİ FARKLI RİVAYET

Zamanla çeşmenin sol tarafında bulunan kadın göğsü kabartması kırılıyor. Bu kırığın nasıl oluştuğuna dair ise köyde iki farklı rivayet anlatılıyor.

Birinci rivayete göre:

Atatürk döneminde, 1926–1927 yıllarında çıkarılan bir af yasası sırasında köyden Hüseyin Gedik isimli bir genç, affın kimleri kapsadığını öğrenmek için Hekimhan’a gönderilir. Haberin köye getirilmesiyle birlikte, çeşme başında bekleyen eşkıyalar affa dâhil edilmediklerini öğrenir. Öfkeye kapılan eşkıyaların açtığı ateş sonucu kurşunlardan biri taş kabartmaya isabet eder ve kabartma kırılır.

İkinci rivayete göre ise:

Sarıkız’ın yakınları, çeşmedeki bu işaretlerin yanlış anlaşılabileceğini düşünerek, köyde “Deli İsmail” lakabıyla tanınan İsmail Gedik’in bir nacakla çeşmedeki kabartmayı kırıverir.

ÇEŞMEYLE BAŞLAYAN YERLEŞİK HAYAT

Sarıkız Çeşmesi yapılmadan önce bölgenin sık ormanlarla kaplı, suyun bol olduğu ancak yırtıcı hayvanlar ve yılanlar nedeniyle insanların yaklaşamadığı bir alan olduğu biliniyor. Çeşmenin inşa edilmesi ve suyun ıslah edilmesiyle birlikte bölge güvenli hale geliyor.

Zamanla insanlar evlerini bu su kaynağının çevresine kuruyor ve bugünkü Sarıkız Köyü’nün temelleri atılıyor.

268 YILDIR AKAN BİR HATIRA

İklim şartları nedeniyle suyu geçmişe göre azalmış olsa da Sarıkız Çeşmesi, hâlâ köyün en önemli su kaynağı ve buluşma noktası olmayı sürdürüyor. Taşa kazınmış bu hüzünlü hikâye, aradan geçen yüzyıllara rağmen Sarıkız’ın yarım kalan aşkını yaşatmaya devam ediyor.