Gösterim sonrası sahneye çıkan Alper, yaptığı konuşmayla geceye damga vurdu. Yönetmen, filmin merkezinde toplumların korku ve baskı ortamında nasıl dönüşebildiğini anlattığını belirterek sinemanın yalnızca estetik bir üretim alanı olmadığını, aynı zamanda insanlık tarihine tanıklık eden güçlü bir ifade biçimi olduğunu vurguladı.
“İNSANLIK TARİHİ BU HİKAYELERLE DOLU”
Alper konuşmasında şu ifadeleri kullandı;
“Bu film, bir toplumun nasıl korkunç suçlar işleyebileceğini anlatıyor. İnsanlık tarihi bu tür hikâyelerle doludur ve ne yazık ki günümüzde de öyle. Bugün, İsrail'in Gazze'de gerçekleştirdiği soykırıma şahit oluyoruz.”
Yönetmenin bu sözleri salonda dikkatle dinlenirken, konuşma sonrası alkışlar bir süre daha devam etti.
WENDERS’IN “SİYASET” ÇIKIŞI TARTIŞILMIŞTI
Festivalde jüri başkanlığını üstlenen Alman yönetmen Wim Wenders ise daha önce yaptığı açıklamayla gündeme gelmişti. Bir gazetecinin Almanya’nın Gazze’de İsrail’e yönelik politikalarına ilişkin sorusu üzerine Wenders, “siyasetin dışında kalmalıyız” ifadelerini kullanmıştı.
Bu açıklama kamuoyunda farklı yorumlara neden olurken, bazı kesimler tarafsızlık vurgusunu destekledi, bazıları ise sanat dünyasından daha net bir duruş beklediklerini dile getirdi.
SİNEMANIN TOPLUMSAL SORUMLULUĞU VURGUSU
Emin Alper’in konuşması, bu tartışmaların gölgesinde festivalde yeni bir başlık açtı. Güncel gelişmelere doğrudan atıfta bulunan yönetmen, sinemanın gerçek dünyadan bağımsız düşünülemeyeceğini ima etti.

“Kurtuluş”un prömiyeri sonrası gelen uzun alkış ve Alper’in sözleri, festivalin en çok konuşulan anlarından biri olarak kayda geçti.



