Malatya, sağlık ve bilim alanında uluslararası bir organizasyona ev sahipliği yapıyor. 14. Ulusal Gastroenteroloji Cerrahisi Kongresi, 3. Ulusal Karaciğer Nakli Kongresi ve Uluslararası Canlı Vericili Karaciğer Nakli Grubu Kolokyumu 2026, Türkiye’den ve dünyanın çeşitli ülkelerinden çok sayıda cerrah, akademisyen ve bilim insanını kentte buluşturdu.
Malatya’da başlayan üç ayrı bilimsel organizasyon, karaciğer nakli ve gastroenteroloji cerrahisindeki son gelişmelerin masaya yatırıldığı önemli bir buluşmaya dönüştü. Dört gün boyunca devam edecek program kapsamında alanında uzman isimler, ileri cerrahi uygulamaları, canlı vericili karaciğer naklindeki gelişmeleri ve gelecekte kullanılabilecek tedavi yöntemlerini değerlendirecek.
Organizasyona katılan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Malatya’nın yalnızca tarihi ve kayısısıyla değil, sağlık alanındaki başarılarıyla da öne çıktığını belirtti. Uraloğlu, özellikle İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi Karaciğer Nakli Enstitüsü’nün yıllardır gerçekleştirdiği çalışmaların hem Türkiye hem de dünya açısından önemli bir noktaya ulaştığını ifade etti.
Karaciğer naklinde dikkat çeken başarı
Malatya’daki karaciğer nakli çalışmalarına dikkat çeken Uraloğlu, canlı verici değişim programı kapsamında gerçekleştirilen sekizli çapraz karaciğer nakline vurgu yaptı. Bu uygulamanın, uygun verici bulunamayan hastalar açısından önemli bir umut oluşturduğunu belirten Uraloğlu, Malatya’da ortaya konulan çalışmaların Türk sağlık sisteminin geldiği seviyeyi gösterdiğini söyledi.
6 Şubat depremlerinin ardından Malatya’nın yeniden ayağa kalkma sürecine de değinen Uraloğlu, kentin yeniden yapılanmasının yalnızca binaların inşa edilmesiyle sınırlı olmadığını belirtti. Bilim, sağlık, sanat, dayanışma ve umut gibi alanların da kentin yeniden güçlenmesinde önemli rol oynadığını ifade etti.

“Organın zamanı dakikalar, hatta saniyelerdir”
Organ nakillerinde zamanın kritik olduğuna işaret eden Uraloğlu, sağlık hizmetlerinin yalnızca hastanelerde verilen tedaviden ibaret olmadığını söyledi. Yoğun bakım, laboratuvar, kan bankası, lojistik, ulaşım ve haberleşmenin birbirini tamamlayan bir sistem oluşturduğunu belirten Uraloğlu, “Organın zamanı dakikalar, hatta saniyelerdir” ifadelerini kullandı.
Bu kapsamda ulaşım ve iletişim altyapısının sağlık hizmetleri açısından taşıdığı öneme dikkat çeken Uraloğlu, yüksek standartlı yollar, hava ulaşımı, fiber altyapı ve kesintisiz haberleşmenin özellikle organ nakli gibi zamana karşı yürütülen tedavilerde büyük önem taşıdığını söyledi.
Sağlıkta 5G dönemi
Türkiye’nin iletişim altyapısındaki gelişmelere de değinen Uraloğlu, fiber optik ağ uzunluğunun 720 bin kilometreye ulaştığını açıkladı. 1 Nisan 2026’da 81 ilde kademeli olarak başlayan 5G hizmetinin ise beş ay içerisinde yaklaşık 45 milyon aboneye ulaştığını belirtti.
5G teknolojisinin sağlık alanında da yeni imkanlar sağlayacağını ifade eden Uraloğlu; uzaktan teşhis, yüksek kaliteli görüntü aktarımı, doktorlar arası konsültasyon ve cerrahi uygulamaların teknolojik altyapıyla daha etkin hale gelebileceğini söyledi.
Uraloğlu, Muş Devlet Hastanesi’nde gerçekleştirilen bir böbrek taşı operasyonunu da örnek göstererek, İstanbul’daki hekimlerin yaklaşık bin 500 kilometre uzaklıktan 5G altyapısı ve yerli İbn-i Sina cihazı üzerinden operasyonu yönetmesine dikkat çekti.
Malatya’nın sağlık alanındaki uluslararası konumunun daha da güçlendirilmesi için ulaşım ve iletişim yatırımlarının sürdürüleceğini belirten Uraloğlu, kentin bilim ve sağlık alanındaki potansiyelinin önümüzdeki dönemde daha da öne çıkacağını belirtti.



