Malatya'da deprem sonrası hız kazanan yeniden yapılanma süreciyle birlikte hafriyat kamyonları ve ağır vasıtaların trafikteki yoğunluğu gözle görülür şekilde arttı. İnşaat ve altyapı çalışmalarının devam ettiği kentte son dönemde yaşanan kamyon kazaları ise vatandaşların en çok konuştuğu konular arasında yer alıyor. Kazaların ardından kamuoyunda sıkça dile getirilen "fren patladı" iddialarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan İnönü Üniversitesi Malatya Meslek Yüksekokulu İş Sağlığı ve Güvenliği Programı Bölüm Başkanı Doç. Dr. Engin Özdemir, kazaların tek bir nedene bağlanmasının teknik açıdan doğru olmadığını ifade etti.
"Kazalar Tek Bir Sebeple Açıklanamaz"
Doç. Dr. Engin Özdemir, ağır vasıta kazalarının çoğu zaman yalnızca fren sistemi üzerinden değerlendirildiğini ancak bunun eksik bir yaklaşım olduğunu söyledi. Özdemir, herhangi bir kazanın kesin nedeninin ancak yetkili kurumlar tarafından yapılacak teknik incelemeler sonucunda ortaya çıkarılabileceğini belirterek, insan faktörü, aracın teknik durumu, yol koşulları, çevresel etkenler ve iş organizasyonunun birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Özdemir, "Bir ağır vasıta kazasını yalnızca fren arızasına bağlamak mühendislik açısından doğru değildir. Fren sisteminde teknik bir problem olabilir ancak bunun kazaya doğrudan neden olup olmadığı detaylı inceleme tamamlandıktan sonra belirlenebilir." dedi.
Araçtan Sürücüye Kadar Her Ayrıntı İncelenmeli
Uzman isim, ağır vasıta kazalarında yalnızca aracın mekanik durumunun değil; bakım geçmişinin, yük miktarının, yük dağılımının, hızın, yol eğiminin, lastiklerin durumunun ve sürücünün çalışma ile dinlenme sürelerinin de incelenmesi gerektiğini söyledi.
Özellikle eğimli güzergâhlarda aracın durma ve yavaşlama performansının birçok değişkene bağlı olduğunu belirten Özdemir, teknik incelemelerde kök neden analizlerinin yapılmasının benzer kazaların önlenmesi açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekti.
Deprem Sonrası Risk Daha da Arttı
Deprem sonrası Malatya'da hafriyat, yapı malzemesi ve ağır ekipman taşımacılığının önemli ölçüde arttığını belirten Özdemir, bu süreçte önleyici tedbirlerin daha da önem kazandığını ifade etti.
Araçların günlük kontrollerinin düzenli yapılması, bakım kayıtlarının eksiksiz tutulması, yük sınırlarına uyulması, sürücülerin çalışma ve dinlenme sürelerinin takip edilmesi ile riskli güzergâhlarda özel güvenlik değerlendirmeleri yapılmasının olası kazaların önüne geçebileceğini söyledi.
"Amaç Suçlu Aramak Değil, Kazaları Önlemek"
Doç. Dr. Engin Özdemir, teknik incelemeler tamamlanmadan herhangi bir kişi ya da kurum hakkında kesin değerlendirmeler yapılmaması gerektiğini belirterek, güvenli ağır vasıta işletmeciliğinin sürücülerden işletmelere, bakım ekiplerinden denetleyici kurumlara kadar tüm paydaşların ortak sorumluluğu olduğunu dile getirdi.
Özdemir, temel hedefin olayların gerçek nedenlerini bilimsel yöntemlerle ortaya koymak ve benzer kazaların tekrar yaşanmasını önlemek olduğunu vurguladı.





