Malatya’nın Darende ilçesi, sadece doğasıyla değil, ezber bozan mimarisi ve asırlık efsaneleriyle de dünyayı şaşırtmaya devam ediyor. Kuş bakışı bakıldığında Kıble’ye doğru havalanan bir jet uçağını andıran, minaresiyle ise bir füzeyi andıran bu yapı, aslında derin bir manevi mühendisliğin ürünü. İslam’ın beş şartı esas alınarak beş ana duvar üzerine inşa edilen cami, modern çizgileriyle görenleri önce şaşırtıyor, ardından hikâyesiyle kendine bağlıyor.

Balaban kasabasının kalbinde yer alan ve görenlerin "bu bir cami mi yoksa bir mühendislik harikası mı?" dediği Abdurrahman-ı Erzincani Camii, hem tasarımıyla hem de ardındaki sarsıcı hikâyeyle keşfedilmeyi bekliyor.
Ne Jet Uçağı Ne Füze İslam’ın Beş Şartı Üzerine Kurulu Bir Tasarım!
Mimar H. Şerif Ali Akkurt tarafından modern bir anlayışla yeniden inşa edilen bu yapı, klasik cami mimarisini adeta çöpe atıyor. Kuş bakışı bakıldığında güneye, yani Kıble’ye doğru havalanmaya hazır bir jet uçağını andıran cami, aslında derin bir sembolizm barındırıyor:
- Beş Köşeli Gövde: İslam’ın beş şartını temsil eden beş duvar üzerine kurulu.
- Füze Minare: Türkiye’de benzeri olmayan, göğe keskin bir hatla yükselen fütüristik bir form.
- Piramit Türbe: Caminin bahçesinde yer alan ve Abdurrahman-ı Erzincani’ye ev sahipliği yapan sıra dışı mezar yapısı.

Moğol Ordusunu Müslüman Yapan O "Geyik" Menkıbesi
Sadece mimarisi değil, bu toprakların manevi muhafızı kabul edilen Abdurrahman-ı Erzincani’nin efsanesi de dilden dile dolaşıyor. Anlatılanlara göre; bölgeye gelen aç ve susuz Moğol askerleri, Şeyh’in çadırına sığınır. O sırada dağdan inen dev bir geyik, evcil bir hayvan gibi gelip Şeyh’in dizine başını koyar.
Bu mucizevi ana tanıklık eden Moğol ordusu, ikram edilen geyik etiyle doyduktan sonra Şeyh’in maneviyatından etkilenerek topluca Müslüman olur. Bu olay, Balaban’ın sadece bir yerleşim yeri değil, bir gönül fethi merkezi olduğunun nişanesi kabul edilir.

Şifa Arayanların Durağı: Ruhsal Sıkıntılara "Manevi Reçete"
Günümüzde Malatya’nın en önemli inanç turizmi merkezlerinden biri olan türbe, sadece bir ziyaret noktası değil; bir umut kapısı. Özellikle:
- Ruhsal dinginlik arayanlar,
- İşleri yolunda gitmeyenler,
- Ve asırlık geleneklere tanıklık etmek isteyen turistler bölgeye akın ediyor.
Cuma akşamları türbede kısa bir süre uyumanın ruhsal bozukluklara iyi geldiğine dair yerel inanış, yüzyıllardır tazeliğini koruyor.
Malatya’yı Keşfetmek İçin Geç Kalmayın!
Malatya, sadece kayısısı ile değil, Darende’deki bu "gelecekten gelmiş gibi duran" camisi ve köklü efsaneleriyle Anadolu’nun en gizemli duraklarından biri. Eğer yolunuz Balaban’a düşerse, göğe bakan o füze minareyi selamlamayı unutmayın!





