Özellikle kadınlarda görülen lipödem, vücudun belirli bölgelerinde orantısız yağ dokusu artışıyla ortaya çıkabilen kronik bir hastalık olarak tanımlanıyor. Genellikle kalça ve bacaklarda görülen bu durum, yalnızca görünümle ilgili bir problem olarak değerlendirilmiyor.

i Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Uzm. Dr. Sidar Burcu Ateş Demiroğlu, düzenli beslenmesine ve kilo vermesine rağmen bacaklarında belirgin bir incelme olmayan kadınların bu açıdan değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.

Lipödemde kişi genel olarak kilo verebilirken gövde bölgesinde incelme görülebiliyor ancak bacaklardaki orantısız görünüm devam edebiliyor. Bu durumun uzun süre yalnızca kilo problemi olarak değerlendirilmesi ise tanının gecikmesine neden olabiliyor.

Ağrı Ve Kolay Morarma Dikkat Çekiyor

Lipödem açısından yalnızca bacakların görünümündeki değişiklikler değil, beraberinde ortaya çıkan fiziksel şikayetler de önem taşıyor. Bacaklarda ağrı, dokunmaya karşı hassasiyet, ağırlık ve gerginlik hissi ile gün içerisinde artabilen şişlik bu belirtiler arasında yer alıyor.

Telefonla Uyuyanlar Dikkat! Gece Yapılan Bu Alışkanlık Sabahınızı Etkileyebilir
Telefonla Uyuyanlar Dikkat! Gece Yapılan Bu Alışkanlık Sabahınızı Etkileyebilir
İçeriği Görüntüle

Kolay morarma da dikkat edilmesi gereken bulgular arasında gösteriliyor. Yağ dokusundaki artışın çoğunlukla iki bacakta benzer şekilde görülmesi ve ayakların genellikle etkilenmemesi de lipödem açısından değerlendirilmesi gereken özellikler arasında bulunuyor.

Özellikle ayak bileğinin üzerinde belirginleşen yağ dokusunun bir manşet görünümü oluşturması, uzmanların dikkat çektiği belirtilerden biri olarak öne çıkıyor.

“Sorun İrade Eksikliği Değil”

Lipödem yaşayan kadınların zaman zaman çevrelerinden daha fazla diyet yapmaları veya daha fazla egzersiz yapmaları yönünde yorumlarla karşılaşabildiği belirtiliyor. Ancak uzmanlara göre lipödem, kişinin beslenme konusundaki iradesiyle açıklanabilecek bir durum değil.

Demiroğlu, hastaların uzun süre yalnızca diyet ve egzersizle sonuç almaya çalışmasının hem doğru tanının gecikmesine hem de kişilerin psikolojik olarak yıpranmasına neden olabileceğini ifade ediyor.

Bu nedenle kilo kaybına rağmen bacaklardaki orantısızlığın devam etmesi, ağrı ve hassasiyet gibi şikayetlerin eşlik etmesi halinde durumun yalnızca estetik açıdan değerlendirilmemesi gerektiği belirtiliyor.

Tedavi Kişiye Göre Planlanıyor

Lipödem tanısı klinik değerlendirme ile konulurken, benzer görünüme neden olabilecek obezite, lenfödem ve toplardamar hastalıklarının da birbirinden ayrılması gerekiyor. Bu nedenle belirtilerin uzun süre devam etmesi halinde hekim değerlendirmesi önem taşıyor.

Tedavi yaklaşımı ise hastalığın evresine, kişinin yaşadığı şikayetlere ve günlük yaşamının ne ölçüde etkilendiğine göre değişebiliyor. Uygun egzersiz programları, kilo yönetimi, kompresyon uygulamaları, cilt ve doku sağlığının korunması ile gerektiğinde ödem kontrolüne yönelik rehabilitasyon yöntemleri tedavi sürecinin parçaları arasında yer alabiliyor.

Buradaki temel hedefin yalnızca bacakların görünümünü değiştirmek olmadığı, ağrı ve ağırlık hissini azaltmak, hareketliliği korumak ve yaşam kalitesini desteklemek olduğu belirtiliyor.

Bacaklardaki Değişimi Sadece Kiloya Bağlamayın

Uzmanlar, bacakların vücudun diğer bölgelerine göre orantısız olduğunu düşünen, kilo vermesine rağmen bacaklarında belirgin bir değişiklik görmeyen ve buna ağrı, hassasiyet veya kolay morarmanın eşlik ettiği kişilerin durumu yalnızca kilo problemi olarak değerlendirmemesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Belirtilerin farklı sağlık sorunlarıyla da ilişkili olabileceği unutulmamalı. Bu nedenle doğru tanı için hekim muayenesi ve kişiye uygun değerlendirme önem taşıyor.

Kaynak: İHA