Malatya Turgut Özal Üniversitesi, Yeşilyurt Belediyesi ve Yeşilyurt Kent Konseyi işbirliğiyle düzenlenen “Linç Kültürü ve Psikolojisi Çalıştayı” sonuç raporu kamuoyuyla paylaşıldı. Türkiye'de dijital linç olgusuna yönelik örnek bir akademik çalışma olarak öne çıkan raporda; linç davranışının bireysel bir öfkenin ötesinde; grup psikolojisi, empati eksikliği, öfke kontrolü sorunları, anonimlik, toplumsal kutuplaşma ve dijital platformların işleyişiyle yakından ilişkili olduğu gözler önüne serildi.
Malatya Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli ile Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit'in Onursal Başkanlığında gerçekleşen çalıştayda; dijital linç, mağdur psikolojisi, sosyal medya etkileri, etik ve hukuki boyutlar çok yönlü olarak ele alındı.
Güçlü Akademik Kadro Rehberlik Etti
Çalıştayın bilimsel içeriği ve sonuç raporu; Doç. Dr. Zeynep Sağır, Doç. Dr. Kerim Uğur, Doç. Dr. Ferhat Toper, Dr. Öğr. Gör. Esra Teke ve Dr. Öğr. Gör. Fatih Öztürk'ten oluşan güçlü bir Bilim ve Danışma Kurulu rehberliğinde titizlikle hazırlandı.
Başkan Geçit: "Bilimin Rehberliğinde Çözümler Üretiyoruz"
Raporun yayımlanmasının ardından değerlendirmelerde bulunan Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, yerel yönetimlerin toplumsal sorunlara bilimsel yöntemlerle çözüm geliştirmesi gerektiğinin altını çizerek şunları söyledi:
"Sosyal medya üzerinden gelişen linç kültürü, bireylerin ruh sağlığını, toplumsal huzuru ve birlikte yaşama kültürünü olumsuz etkileyen önemli bir sorun hâline gelmiştir. Üniversitemiz ve Kent Konseyimizle gerçekleştirdiğimiz bu çalıştayın sonuçlarını uygulamaya dönüştürerek çocuklarımız ve gençlerimiz başta olmak üzere toplumun tüm kesimlerinde saygı, empati ve dijital sorumluluk kültürünü güçlendirmeyi hedefliyoruz."
Raporda Öne Çıkan Çarpıcı Bulgular ve Riskler
Bilimsel değerlendirmeler sonucunda hazırlanan sonuç raporunda şu dikkat çekici tespitlere yer verildi:
-
Sorumluluğun Dağılması ve Anonimlik: Grup içerisinde hareket etmenin bireysel hesap verebilirlik duygusunu zayıflattığı, kimliğin gizlenebildiği (anonim) ortamlarda ise suçluluk ve pişmanlık duygularının azalarak saldırganlığın meşrulaştığı görüldü.
-
Sosyal Medya Algoritmaları: Dijital platformların algoritmik yapılarının linç içeriklerinin görünürlüğünü hızlandırdığı ve yayılmasını kolaylaştırdığı tespit edildi.
-
En Büyük Risk Gençlerde: Dijital içeriklerin kalıcı olması nedeniyle mağduriyetlerin uzun yıllar sürebildiği belirtilirken; ergenler ve gençlerin gelişim süreçleri sebebiyle dijital linçten en fazla etkilenen gruplar olduğu vurgulandı.
-
Mağdur Psikolojisi: Linçe maruz kalan bireylerde yalnızlaşma, yoğun kaygı, travma, sosyal çevreden uzaklaşma ve mesleki/akademik performans kaybı yaşandığı ifade edildi.
Çözüm İçin "Bütüncül Politika" Önerisi
Rapor, linç kültürüyle mücadelenin sadece bireysel farkındalık veya sosyal medya düzenlemeleriyle sınırlı kalamayacağını; yapısal bir sorun olan bu durum için bütüncül politikalar geliştirilmesi gerektiğini ortaya koydu.
Raporda; erken yaşlardan itibaren empati, dijital vatandaşlık ve medya okuryazarlığı eğitimlerinin yaygınlaştırılması, öğretmen ve ebeveynlere yönelik bilinçlendirme programlarının artırılması önerildi. Ayrıca dijital hak ihlallerine ilişkin koruyucu ve caydırıcı hukuki mekanizmaların güçlendirilmesi ile kurumlar arası iş birliğinin geliştirilmesi gerektiği önemle vurgulandı.
Yeşilyurt, Malatya ve Türkiye genelindeki tüm akademik gelişmeler, yerel yönetim projeleri ve toplumsal gündeme dair son dakika haberlerini kaçırmamak için haber sitemizin Malatya Haber kategorisini takip edebilirsiniz.