Darende’nin önemli turizm değerlerinden Günpınar Şelalesi’nin kaynağını araştırmak amacıyla bölgeye giden ÇEKÜL Vakfı Malatya Temsilcisi Bekir Sözen, yaklaşık 2 kilometre 150 metre boyunca yürüyerek derenin oluşum sürecini yerinde inceledi.
Küçük Kaynaklar Birleşip Günpınar Deresi’ni Oluşturuyor
Günpınar Şelalesi’nin suyunun nereden geldiği konusunda yapılan incelemelerde, derenin tek bir kaynaktan beslenmediği ortaya çıktı. Kayaların arasından farklı noktalarda çıkan küçük su kaynaklarının birleşmesiyle Günpınar Deresi’nin oluştuğu belirtildi.

Yöre halkının “Yukarı Şuğul” olarak adlandırdığı bölgede bazı kaynakların mevsim ilerledikçe kuruduğu, ancak daha aşağı kesimlerde yeni su kaynaklarının ortaya çıktığı ifade edildi.
Bekir Sözen, bu yıl bölgedeki su seviyesinin son yılların en yüksek seviyelerinden birine ulaştığını, geçen yıl ise uzun yılların en düşük su seviyelerinden birinin görüldüğünü söyledi.
Şelalenin Üst Kısmında Doğal Göletler Bulunuyor
Günpınar Şelalesi’nin üst bölümünde bulunan vadide çok sayıda doğal su birikintisi yer alıyor. Yöre halkının göl olarak adlandırdığı Meyronun Gölü ve Kürt Gölü’nün yanı sıra Bacalı Şelalesi de bölgenin dikkat çeken doğal oluşumları arasında bulunuyor.

Geçmiş yıllarda bölge halkının bu alanları yüzmek ve serinlemek için kullandığı belirtilirken, vadinin Günpınar Şelalesi’nin bilinen bölümünden çok daha geniş bir doğal güzellik alanına sahip olduğu kaydedildi.
Kanyonda İlerlemek İçin Suyun İçinden Geçmek Gerekiyor
Vadinin en dikkat çekici noktalarından biri ise yaklaşık 100 metre uzunluğundaki Güvercin Kısığı Kanyonu.
Kanyondan geçişin bazı bölümlerde doğrudan suyun içerisinden sağlandığı belirtilirken, bölgenin doğal yapısı ve serin suları ziyaretçilere farklı bir doğa deneyimi sunuyor.
Doğal Güzelliklerin Yanında Kirlilik Uyarısı
Yürüyüş sırasında vadinin doğal güzelliklerinin yanı sıra çevre kirliliğine ilişkin bazı sorunlar da tespit edildi. Dere yatağında kırılmış, yanmış ve devrilmiş ağaçların bulunduğu, sulama amacıyla kullanılan plastik boruların ise görüntü kirliliğine neden olduğu belirtildi.
Bölgenin doğal yapısının büyük ölçüde korunmuş olduğu ifade edilirken, mevcut güzelliklerin gelecek nesillere aktarılması için çevrenin korunmasına yönelik çalışmalar yapılması gerektiğine dikkat çekildi.

“Türkiye’nin Önemli Cazibe Merkezlerinden Biri Olabilir”
Günpınar Şelalesi’nin doğal yapısıyla önemli bir turizm potansiyeline sahip olduğu belirtilirken, bölgede doğaya zarar vermeden yapılacak düzenlemelerin ziyaretçi sayısını artırabileceği ifade edildi.
Günpınar Şelalesi’nin Türkiye’nin 243’üncü tabiat parkı olduğu belirtilirken, özellikle vadinin daha kapsamlı şekilde turizme kazandırılması halinde bölgenin önemli bir cazibe merkezi haline gelebileceği vurgulandı.
Tatil Günlerinde Tur Otobüsleri Akın Ediyor
Günpınar Şelalesi’nin Kapadokya ile Nemrut Dağı’nı birbirine bağlayan D300 devlet karayoluna yakın olması da bölge için önemli bir avantaj oluşturuyor.
Türkiye’nin farklı illerinden gelen ziyaretçilerin uğrak noktası olan şelaleye özellikle tatil günlerinde 50’nin üzerinde tur otobüsünün geldiği belirtildi. Kış aylarında ise şelale çevresindeki suların donmasıyla ortaya çıkan görüntünün bölgeye farklı bir güzellik kattığı ifade edildi.
Günpınar Şelalesi ve kaynağına uzanan Yukarı Şuğul Vadisi, doğal göletleri, küçük şelaleleri ve kanyonlarıyla Darende’nin turizm potansiyelini ortaya koyarken, bölgenin doğal dokusu korunarak yapılacak çalışmaların ilçenin turizmine önemli katkı sağlayabileceği değerlendiriliyor.





