Kültür & Sanat

Malatya’da Yüzyıllardır Aynı Ritüel: Kapı Önünde Köpek Ulursa Ne Anlama Geliyor?

Malatya’nın kırsalında ölüm sadece bir kayıp değil; doğanın fısıldadığı mistik bir haberci! Baykuşun damda ötmesinden köpek ulumasına, rüyadaki "yıkılan direkten" rahat döşeğine kadar Malatya’nın tüyler ürperten o kadim geleneklerini araştırdık. İşte bölge halkının yüzyıllardır inandığı o gizemli işaretler..

Malatya’nın köylerinde asırlardır süregelen o inanış, bugün bile duyanların tüylerini ürpertiyor! Doğanın dilini çözen yöre halkı için bir köpeğin zamansız uluması veya baykuşun damda ötmesi sıradan bir olay değil; yaklaşan bir acının sessiz çığlığı olarak kabul ediliyor. Peki, Malatya’nın kadim kültüründe "ölümün ayak sesleri" olarak bilinen o gizemli işaretler neler? İşte rüyalardan doğadaki seslere kadar uzanan, Malatya'ya özgü o mistik ritüellerin kan donduran detayları..

Malatya’da Ölümün Ayak Sesleri: "O İşaretler" Ne Anlama Geliyor?

Malatya’nın kırsal kesimlerinde halk arasında "malum olma" hali, hala büyük bir ciddiyetle takip ediliyor. Bir baykuşun evin damında ötmesi veya bir köpeğin sebepsiz yere uzun uzun uluması, sıradan bir doğa olayı değil; yaklaşan bir acının habercisi olarak kabul ediliyor. Özellikle rüyada "evin orta direğinin yıkılması", Malatya kültüründe bir aile büyüğünün kaybına yorulan en güçlü işaretlerden biri.

Rahat Döşeği" ve Teneşir Ritüeli

Vefat gerçekleştikten sonra Malatya’da büyük bir titizlik başlar. Ölen kişinin gözleri kapatılır, çenesi bağlanır ve "rahat döşeği" adı verilen temiz bir yatağa alınır. Sağ yanı kıbleye gelecek şekilde yatırılan cenaze, pencerelerin açılmasıyla ruhun uğurlanışını simgeler. Teneşir tahtasında yıkama işlemi ve kadın cenazelerinin üzerine örtülen yazmalar, bu toprakların vefa göstergesidir.

7 Gün Boyunca Tencere Kaynamıyor!

Malatya’da yas tutmanın en katı kurallarından biri mutfakta başlıyor. Cenaze evinde tam 7 gün boyunca yemek pişirilmiyor. Bu süreçte ailenin beslenme ihtiyacını komşular ve akrabalar "yemek verme adeti" ile karşılıyor. Üçüncü, yedinci ve kırkıncı günlerde okunan mevlitler ise toplumsal dayanışmanın zirvesi sayılıyor.

Ağıtçı Kadınlar Geleneği Yaşıyor mu?

Şehrin bazı bölgelerinde "ağıtçı kadın" geleneği hala o derin hüznü ayakta tutuyor. Kaybedilen kişinin ardından yakılan lirik ve acı dolu ağıtlar, Malatya’nın sadece bir ölümü değil, bir tarihi de uğurladığının kanıtı gibi. İlk dini bayramda tutulan "Yas Bayramı" ise acının paylaşılarak hafifletildiği son durak oluyor.