Malatya Turgut Özal Üniversitesi, iklim değişikliğiyle mücadele ve sürdürülebilir gelecek için hazırladığı 12 bilimsel çalışmayla COP31’de yer almaya hazırlanıyor. Üniversitenin konferans kapsamında sunduğu çalışmaların tamamının kabul edilmesiyle Malatya’nın tarım, çevre, mimarlık ve mühendislik alanlarındaki bilimsel birikimi uluslararası platforma taşınacak.
2026 yılında Antalya’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı kapsamında kabul edilen çalışmalar; iklim değişikliğine uyum, sera gazı emisyonlarının azaltılması, doğal kaynakların korunması ve afetlere karşı dayanıklılığın artırılması gibi konulara odaklanıyor.
Deprem Sonrası Konutlardan Akıllı Tarıma Kadar Uzanan Projeler
Üniversitenin COP31 için kabul edilen 12 çalışmasının 10’u Araştırma, Teknoloji Geliştirme ve Girişimcilik kategorisinde yer alıyor. Projelerden biri Uluslararası İş Birliği Önerileri, diğeri ise Yan Etkinlik/Çalıştay kategorisinde kabul edildi.
Çalışmalar arasında Malatya’daki tarımsal üretimin iklim değişikliğine karşı güçlendirilmesini amaçlayan akıllı tarım çözümleri de bulunuyor. İklim koşullarından etkilenen bahçeler ve kırsal toplulukların dayanıklılığını artırmaya yönelik projeler, bölgenin tarımsal geleceği açısından öne çıkıyor.
Su kaynaklarının korunmasına yönelik araştırmalarda ise İliç maden kazasının Karasu Nehri üzerindeki olası çevresel etkileri ile Dicle Nehri Havzası’ndaki hidroelektrik rezervuarlardan kaynaklanan karbondioksit emisyonları ele alınıyor.
6 Şubat Depremlerinin Ardından Yeni Konutlara Odaklanıldı
COP31 kapsamında kabul edilen çalışmaların dikkat çeken başlıklarından biri de 6 Şubat depremlerinin ardından deprem bölgesinde yapılacak yeni konutlara yönelik enerji etkin cephe tasarımı modeli oldu.
Doç. Dr. Ebru Doğan Koç tarafından hazırlanan çalışma, yeni konutlarda enerji verimliliğini artırabilecek cephe tasarım parametrelerinin optimize edilmesine odaklanıyor. Aynı akademisyenin biyomateryal tabanlı akıllı bina kabuğu tasarımı ve geleneksel kerpiç malzemenin sürdürülebilir mimarlık açısından değerlendirilmesine yönelik çalışmaları da konferansta yer alacak.
Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Esen Eren’in StructurAI+ Carbon başlıklı çalışması ise mevcut betonarme yapıların güvenliğini önceliklendirirken yapay zekâ ve yapı bilgi modellemesi teknolojilerinden yararlanarak daha düşük karbonlu müdahale kararlarının geliştirilmesini amaçlıyor.
Atık Poşetlerden Sürdürülebilir Ürünlere
Üniversitenin kabul edilen projeleri yalnızca mühendislik ve çevre bilimleriyle sınırlı kalmıyor. Plastik poşet atıklarının sanatsal ve zanaatkâr yöntemlerle çantalara dönüştürülmesini konu alan çalışma, atıkların yeniden değerlendirilmesine ve sürdürülebilir üretime dikkat çekiyor.
Öğr. Gör. Berna Akalın’ın “Sıradışı İşler” başlıklı çalışması da araştırma, teknoloji geliştirme ve girişimcilik kategorisinde kabul edilen projeler arasında bulunuyor.
Uluslararası akademik iş birliği alanında ise Türkiye ve Azerbaycan üniversiteleri arasında iklim değişikliğine uyum ve emisyonların azaltılması konusunda ortak çalışmalar geliştirilmesi hedefleniyor. Doç. Dr. Kadir Doğanşahin’in hazırladığı proje, COP29 sürecinde edinilen deneyimin COP31 kapsamında ortak uygulamalara dönüştürülmesine odaklanıyor.
Afet Deneyimi Uluslararası Platforma Taşınacak
Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Orhan Gündüz tarafından hazırlanan “Afet Sonrası İyileşmeden İklim Dirençli Dönüşüme: Deprem Yaşamış Üniversitelerden Küresel Dersler” başlıklı çalışma ise yan etkinlik ve çalıştay kategorisinde kabul edildi.
Çalışma kapsamında deprem yaşamış üniversitelerin iyileşme süreçlerinden elde ettiği deneyimlerin paylaşılması, afet sonrası yeniden yapılanmanın iklim değişikliğine uyum ve sürdürülebilir kalkınma açısından değerlendirilmesi amaçlanıyor.
Malatya Turgut Özal Üniversitesi, kabul edilen 12 çalışmayla bölgenin çevresel ve toplumsal sorunlarına yönelik bilimsel çözümleri uluslararası gündeme taşımayı hedefliyor. Üniversitenin COP31’de yer alacak projeleri, Malatya haber gündeminde bilimsel araştırmalar ve iklim değişikliğiyle mücadele başlıklarını öne çıkarıyor.



