Malatya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından hayvancılığın sürdürülebilirliğinin desteklenmesi ve yaylalarda üretim yapan yetiştiricilerin yaşam koşullarının iyileştirilmesi amacıyla uygulanan “Taşınabilir Çoban Evi” projesi, özellikle göçer aileler için önemli bir kolaylık sağladı.
Yıllarca kıl çadırlarda yağmur, soğuk, dolu ve yaban hayvanlarıyla mücadele eden yetiştiriciler, yeni yaşam alanlarının yanı sıra yemlik, suluk ve güneş paneli gibi desteklerden de yararlanıyor.
“Bu iş parayla değil, sevdayla yapılır”
İlkbaharla birlikte yaklaşık 100 kilometrelik yolculuğun ardından yaylalara çıktıklarını anlatan yetiştirici Ekrem Karadoğan, küçükbaş hayvancılığın ailesinde nesillerdir sürdüğünü söyledi.
Göçer yaşamından vazgeçmediklerini belirten Karadoğan, hayvancılığın zorluğuna rağmen üretmeye devam ettiklerini ifade ederek, “Biz üretmek için elimizden geleni yapıyoruz. Tarihten beri göçer hayatı yaşıyoruz. Atalarımızdan, dedelerimizden beri koyunculuk yapıyoruz. Bu işin meşakkati ve sıkıntısı çok. Bu iş gönülden olacak. Koyuna bir sevdan olacak. Sevdan olmazsa parayla bu iş yapılmaz” dedi.
Çadırdaki zorlu yaşam geride kalıyor
Geçmişte yaylalarda kıl çadırlarda kaldıklarını anlatan Karadoğan, özellikle yağışlı dönemlerde yaşam şartlarının oldukça ağırlaştığını söyledi.
Yağmurun haftalarca sürdüğü dönemlerde çadırların zarar gördüğünü belirten Karadoğan, çocukların ve yaşlıların da bu koşullardan etkilendiğini dile getirdi.
Karadoğan, “Yağmur haftalarca sürdüğünde, dolu yağdığında çadırların direkleri kırılırdı. Çocuklarımız çadırın altında kalırdı. Fare, yılan ve yabani hayvanlar vardı. Güvenlik açısından da sıkıntılar yaşıyorduk” ifadelerini kullandı.
Banyo ve tuvalet gibi temel ihtiyaçların karşılanmasındaki güçlüklerin de özellikle gençlerin göçer yaşamdan uzaklaşmasına neden olduğunu belirten Karadoğan, soğuk havalarda bebek ve yaşlılarla yaylada kalmanın zor olduğunu söyledi.

2 bin 600 rakımda çamaşır makinesi ve buzdolabı kullanıyorlar
Taşınabilir çoban evlerinin kurulmasıyla birlikte yayladaki günlük yaşamın değiştiğini anlatan Karadoğan, güneş panelleri sayesinde elektrik ihtiyaçlarının karşılanabildiğini belirtti.
Karadoğan, yeni yaşam alanlarında banyo, tuvalet ve televizyon bulunduğunu belirterek, “Güneş panellerini kurduk. Çamaşır makinesi ve buzdolabını kullanabiliyoruz. Artık elle çamaşır yıkama derdi de kalmadı” diye konuştu.
Yeni imkânların çocukların yayla hayatına bakışını da değiştirdiğini anlatan Karadoğan, okulların kapanmasının ardından çocukların yaylaya gelmek istediğini söyledi.
Desteklerin devam etmesini isteyen Karadoğan, “Onlar bize destek verdikçe biz de üreteceğiz. Ne saray isterim ne villa; sadece bu dağda bana bir konteyner yeter” ifadelerini kullandı.
“Keşke 10 sene önce gelseydi”
Yetiştiricilerden Gülendam Şatır da yıllarca kara çadırlarda yaşadıklarını belirterek taşınabilir evlerin özellikle kadınların günlük hayatını kolaylaştırdığını söyledi.
Şatır, “Çamaşır makinemiz, buzdolabımız, televizyonumuz var. Çocuklar çizgi film seyrediyor. Her şey güzel oldu. Keşke 10 sene önce gelseydi. Kara çadırlarda yorulduk. Şimdi konteynerimiz ev gibi” dedi.
“Bebeklerimiz ve yaşlılarımız perişan oluyordu”
Boztepe Mahallesi Muhtarı Metin Karadoğan ise eski çadır yaşamının çocuklar ve yaşlılar açısından ciddi zorluklar oluşturduğunu ifade etti.
İlkbaharda başlayan yağışların yayladaki yaşamı zorlaştırdığını belirten Karadoğan, “Kundaktaki bebeklerimiz, 70-80 yaşındaki annelerimiz vardı. İlkbaharda yağmurlar başladığında perişan oluyorduk” dedi.
Taşınabilir çoban evlerinin yaylalardaki yaşam koşullarını önemli ölçüde değiştirdiğini belirten Karadoğan, uygulamada emeği geçenlere teşekkür etti.
Malatya’nın yüksek rakımlı yaylalarında hayvancılığını sürdüren ailelerin yaşamındaki değişime ilişkin gelişmeler ve Malatya haberleri Malatya Söz’de takip edilebilir.




