Cumhuriyet'in ilk yıllarında, Anadolu'nun dört bir yanında başlayan modernleşme rüzgarı Malatya'da da kendini hissettiriyordu. Şehirlerin hafızasında unutulmaz izler bırakan o yıllarda, Malatya'nın karanlıktan aydınlığa uzanan yolculuğunun en önemli tanığı Tecde'deki mütevazı bir gölet oldu. Halkın "Elektrik Gölü" adını verdiği bu proje, sadece şehre ışık getirmekle kalmadı; Malatya'nın hafızasına kazınan Alman bir mühendisin trajik hikayesini de beraberinde getirdi.
Derme Suyu'nun Mucizesi ve "Elektrik Fabrikası"
Hicrî 1341, Miladi 1925 yılı... O dönemde akşamları "idare lambası" adı verilen gaz lambalarının titrek ışığına mahkum olan 10-12 bin nüfuslu Malatya, çağın en büyük buluşu olan elektriğe kavuşmak için harekete geçti.
Mehmet Nedim Zapçı'nın öncülüğünde 25 Mayıs 1925'te kurulan Malatya Teşebbüsatı Sanayi Türk Anonim Şirketi, Alman bir firmayla anlaştı. Asırlardır Gündüzbey Pınarbaşı'ndan doğarak şehrin bağlarını sulayan bereketli Derme Suyu, Tecde'de oluşturulan yapay bir gölette toplandı. Kot farkından yararlanılarak kurulan hidroelektrik santrali sayesinde üretilen elektrik şehre verildiğinde, Malatya sokakları adeta bayram yerine döndü.
Malatya Yollarında Görülen İlk Motosiklet
Bu tarihi dönüşümün görünmeyen kahramanı ise santralin kurulumu ve işletilmesini üstlenen Alman mühendis Wagner'di. Malatyalıların dilinde "Nakler" olarak yer edinen bu teknik adam, şehre sadece elektrik değil, yeni bir teknoloji daha getirmişti.
Nakler, Almanya'dan getirdiği motosikletiyle Tecde'deki santral, şehir merkezi, Mensucat Fabrikası ve Gündüzbey Pınarbaşı arasında mekik dokuyordu. Bu araç, Malatya yollarında görülen ilk motosiklet olarak tarihe geçti. O dönemin insanları, Nakler sayesinde modern dünyanın bu yeni ulaşım aracıyla da ilk kez tanışmış oldu.
Sır Dolu Hüzünlü Veda
Kısa sürede Malatya'ya alışan ve şehirde pek çok dost edinen Alman mühendis, üretim başladıktan sonra memleketine dönmek yerine Malatya'da kalmak istedi. Şehir halkı da onun bu arzusunu olumlu karşılamıştı.
Ancak bir süre sonra, Nakler'in kendi hayatına son verdiği haberi bütün şehri yasa boğdu. Ölümünün gerçek sebebi bugün bile tam olarak bilinmese de dönemin anlatımlarında, görevle ilgili yaşadığı bir anlaşmazlığın bu trajik sonda etkili olduğu rivayet ediliyor. Vefalı Malatyalılar, şehrin aydınlanması için alın teri döken bu mühendisi büyük bir kalabalığın eşliğinde Hristiyan Mezarlığı'na defnetti.
Bugün Tecde'deki Elektrik Gölü kurumuş, türbinlerin sesi çoktan susmuş olabilir. Fakat memleketinden binlerce kilometre uzakta Malatya'nın ilk ışıklarının yanmasına emek veren Alman Nakler'in o hüzünlü hatırası, kentin hafızasında yaşamaya devam ediyor.




