Malatya’nın Hasırcılar Mahallesi’nde kuşaktan kuşağa anlatılan ilginç bir hikâye, köyün kültürel hafızasında yaşamaya devam ediyor.
Köyün adından da anlaşılacağı üzere Hasırcılar’da uzun yıllar boyunca evlerin en önemli eşyalarından biri hasırdı. Evlerde yere serilen hasırlar günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası olarak kullanılıyordu.
Yaklaşık 60 yıl önce dönemin muhtarı Vahap Öncel’in Gaziantep’ten dönüşte eşine hediye olarak bir kilim getirmesi ise köyde dikkat çeken bir gelişme oldu. O dönemde köyde neredeyse hiçbir evde kilim bulunmazken, muhtarın evindeki renkli kilim herkesin ilgisini çekti.
Planlı Kavga Kilimi Yaktı
Köyde şakacılıklarıyla bilinen Halil Kırtan ve Yakup Geyik ise bu durumu kendi yöntemleriyle değiştirmeye karar verdi.
Muhtarın evine misafir olarak giden iki arkadaş, önceden hazırladıkları planı uygulamaya koydu. Sohbet sırasında başlayan sözlü tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü.
Ev sahibi Vahap Öncel kavgayı ayırmaya çalışırken, plan gereği odanın ortasında bulunan mangal devrildi ve yeni alınan kilim yanmaya başladı.
Muhtarın tüm dikkati kavgayı ayırmaya yöneldiği için kilim kısa sürede kullanılamaz hale geldi.

Gerçek Sonradan Ortaya Çıktı
Evden ayrılan iki arkadaş daha sonra köy çeşmesinin başında buluştu. Burada yaptıkları planı birbirlerine anlatarak uzun süre güldükleri anlatılıyor.
Köy sakinlerine göre bu olayın ardından kilim köyde daha fazla konuşulmaya başlandı ve zamanla birçok evde kullanılmaya başladı.
Hâlâ Anlatılıyor
Aradan onlarca yıl geçmesine rağmen Hasırcılar Mahallesi’nde anlatılmaya devam eden bu hikâye, köyün en renkli hatıralarından biri olarak görülüyor.
Bir yandan dostluk ve mizahı yansıtan hikâye, diğer yandan da geçmişte köy yaşamının nasıl şekillendiğine dair ilginç bir anı olarak hafızalarda yerini koruyor.





