Malatyada gerçekleştirilen sergide yer alan eserler hakkında bilgi veren antika uzmanı, bazı parçaların nadir bulunması nedeniyle büyük değer taşıdığını belirtti. Antikanın yalnızca yaşla değil, taşıdığı özellikler, işçilik ve geçmişten gelen hikâyesiyle değer kazandığını ifade eden Osman Geç, bir ürünün antika kabul edilebilmesi için belirli kriterleri taşıması gerektiğini anlattı.

I M G 9293

Antika dünyasına çocukluk yıllarında ilgi duymaya başladığını anlatan Geç,

“İlkokul üçüncü sınıftan beri bu alana ilgim vardı. Ahşap oymacılığı mesleğini yapıyorum. Orijinal Osmanlı eserlerinin restorasyonlarıyla ilgileniyorum. 38 yıldır bu mesleğin içindeyim”

dedi.

Kuluncak’ta İlk Kez Düzenlenen Festival Sonrası Başkan Çalışkan’dan Teşekkür Mesajı
Kuluncak’ta İlk Kez Düzenlenen Festival Sonrası Başkan Çalışkan’dan Teşekkür Mesajı
İçeriği Görüntüle

Sergide Osmanlı dönemine ait olduğu belirtilen çeşitli eserler de yer aldı. Özellikle el işçiliğiyle hazırlanan ürünlerin geçmiş dönemlerin sanat anlayışını yansıttığını belirten Geç antika eserlerin genellikle mezatlar, koleksiyonerler ve özel araştırmalar yoluyla temin edildiği aktardı.

I M G 9289

“Tarihi Eserlerin Kaybolmasına İzin Vermemeliyiz”

Antika koleksiyonculuğunda Osmanlı, Selçuklu ve farklı dönemlere ait eserlerin önemli bir yer tuttuğu belirtilirken, özellikle Konya, Kayseri ve Anadolu’nun birçok bölgesindeki tarihi mirasın dikkat çektiğinin de altını çizdi.

Geç, eserlerin yalnızca maddi değerleriyle değil, geçmişten taşıdıkları kültürel mirasla değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Her parçanın doğru bilgilerle gelecek nesillere aktarılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.

Sergide sanat tarihi üzerine de değerlendirmeler yapıldı. Bir sanatçının hayatını kaybetmesinin ardından eserlerinin daha değerli hale gelebildiği, çünkü aynı sanatçının elinden yeni çalışmalar çıkmasının mümkün olmadığı ifade edildi. Leonardo da Vinci ve Michelangelo gibi dünyaca ünlü sanatçıların eserlerinin bugün hâlâ büyük ilgi görmesinin nedenlerinden birinin de bu olduğu belirtildi.

Leonardo da Vinci’nin yalnızca bir ressam değil, aynı zamanda bilim insanı ve mucit olarak da tarihe geçtiği, sanatındaki detayların ve gözlem gücünün eserlerini eşsiz hale getirdiğini aktaran Geç antika meraklıların serginin geçmişle bugün arasında önemli bir bağ kurduğunu ve tarihi değerlere sahip çıkılması gerektiğini ifade etti.

Muhabir: Rabia Kocayiğit