Türkiye'de televizyon haberciliğine getirdiği farklı soluk ve kendine has tarzıyla derin izler bırakan Reha Muhtar, 66 yaşında yaşamını yitirdi. 28 Mayıs'ta aniden fenalaşarak Bodrum'daki özel bir hastaneye kaldırılan ve burada yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alınan usta televizyoncu, doktorların tüm çabalarına rağmen kurtarılamadı. Gece yarısı gelen ölüm haberi, Türk medyasını yasa boğdu.
HASTANEDEN ÖLÜM NEDENİNE İLİŞKİN YAZILI AÇIKLAMA
Acıbadem Bodrum Hastanesi Başhekimi Dr. Nevra Gülhan Görgülü, ünlü gazetecinin vefatına ilişkin yazılı bir basın açıklaması yayımladı. Muhtar'ın hastaneye getirildiği andan itibaren durumunun kritik olduğunu belirten Görgülü, çoklu organ yetmezliği geliştiğini kaydetti.
Yapılan resmi açıklamada, hastanın ilk tıbbi değerlendirmesinde ileri derece kalp yetersizliği, ritim bozukluğu, enfeksiyon ve kontrolsüz şeker hastalığına bağlı metabolik dengesizlik saptandığı bildirildi. Genel yoğun bakım ünitesinde sürdürülen tedavi esnasında organ fonksiyonlarının yitirildiği ve 3 Haziran saat 02.15 itibarıyla kalbinin durduğu açıklandı.
TÜRK TELEVİZYONLARINDA BİR DÖNEME DAMGA VURDU
21 Temmuz 1959 tarihinde İstanbul'da doğan Reha Muhtar, aslen Irak Türkmeni bir ailenin çocuğudur. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Basın Yayın Yüksekokulu'ndan mezun olan Muhtar, mesleğe 1980 yılında adım attı. Milliyet gazetesinin Ankara bürosunda dış politika muhabirliğiyle başlayan yolculuğu, TRT'nin Atina muhabirliği ile uluslararası boyut kazandı.
1991 yılında hazırlamaya başladığı "Ateş Hattı" programıyla geniş kitlelere ulaşan usta gazeteci, asıl büyük kırılmayı 1996 yılında Show TV Ana Haber Bülteni'nin koltuğuna oturarak yaşadı. Burada hem sunuculuk hem de haber genel yayın yönetmenliği yapan Muhtar, kendine has üslubuyla Türk televizyonculuğunda yeni bir ekolün kurucusu oldu. Kariyeri boyunca birçok ana akım medyada yöneticilik ve köşe yazarlığı yapan ikonik isim, arkasında unutulmaz bir yayıncılık mirası bıraktı.




