İletişim Başkanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi işbirliğinde İstanbul'da düzenlenen medya programına katılan uluslararası gazeteciler, Türkiye'nin iklim politikaları, yatırım imkanları ve şehirlerin geleceğine ilişkin çalışmalarını değerlendirdi.
Birleşmiş Milletler Cenevre Ofisi'nde Akredite Basın Mensupları Birliği Başkanı ve kıdemli muhabir Dina Abi Saab ile Cenevre merkezli uluslararası gazeteci John Zarocostas, Türkiye ziyaretlerinin ardından izlenimlerini paylaştı.
Dina Abi Saab, Türkiye'nin stratejik konumunun farkında olan ve bu konumu ekonomik gelişme, bölgesel bağlantılar ve uzun vadeli kalkınmaya dönüştürmeye çalışan bir ülke görüntüsü verdiğini belirtti.
Saab, iklim politikası, kentsel dönüşüm ve teknolojinin birbirinden bağımsız başlıklar olarak ele alınmadığını, bu alanların ekonomik dayanıklılığın güçlendirilmesi ve şehirlerin geleceğe hazırlanması kapsamında birlikte değerlendirildiğini söyledi.
6 Şubat depremleri ve dirençli şehirler vurgusu
Uluslararası gazetecilerin değerlendirmelerinde 6 Şubat 2023 depremleri sonrasında yürütülen yeniden yapılanma çalışmaları da öne çıktı.
Saab, deprem felaketinin daha güvenli, sürdürülebilir ve gelecekte yaşanabilecek şoklara karşı dirençli şehirler oluşturmak açısından önemli bir deneyime dönüştürülmeye çalışıldığını ifade etti.
Türkiye'nin depremden etkilenen 11 ilinde, iklime dirençli tasarım, yenilenebilir enerjiyle uyumluluk ve Sıfır Atık ilkeleri dikkate alınarak konut, iş yeri ve köy evlerinin inşa edildiğini belirten Saab, edinilen tecrübelerin ülke genelinde uygulanmasının önemine dikkat çekti.
Bu değerlendirme, 6 Şubat depremlerinde ağır yıkım yaşayan Malatya açısından da büyük önem taşıyor. Kentte deprem sonrası yeniden yapılanma çalışmaları sürerken, yeni yapılaşmanın daha güvenli ve dirençli şehir anlayışıyla yürütülmesi gündemdeki önemini koruyor.
COP31 için Türkiye'ye güveniyorlar
Saab, Türkiye'nin COP31'e ev sahipliği yapabilecek lojistik deneyime, kurumsal kapasiteye ve uluslararası profile sahip olduğunu belirtti.
Türkiye'nin büyük uluslararası organizasyonlarda ulaşım, güvenlik, kurumlar arası koordinasyon ve farklı paydaşların bir araya getirilmesi konusunda deneyimli olduğunu aktaran Saab, COP31'in iklim tartışmalarına Türkiye'nin farklı bir bakış açısı kazandırması açısından önemli bir fırsat olduğunu söyledi.
Türkiye'nin özellikle iklim finansmanı, uyum çalışmaları, kentsel dirençlilik ve teknoloji paylaşımı alanlarında daha somut uluslararası işbirliklerinin geliştirilmesine katkı sağlayabileceği ifade edildi. Saab ayrıca Türkiye'nin stratejik konumu, sanayi kapasitesi ve yeşil dönüşüm ile teknolojiye yönelik artan ilgisinin ülkeyi yatırım açısından güçlü bir merkez haline getirdiğini belirtti.
John Zarocostas ise Türkiye'yi 24 yıl aradan sonra yeniden ziyaret ettiğini belirterek, İstanbul'daki ulaşım ve telekomünikasyon altyapısındaki gelişmelerin dikkat çekici olduğunu söyledi. Zarocostas, Türkiye'nin COP31 kapsamında öncelikli hedeflerinden birinin gerekli finansal kaynakların sağlanması olduğunu aktardı.
Uluslararası gazeteci, Türk ekonomistler ve yatırım teşvik yetkilileriyle yaptıkları görüşmelerde Türkiye'nin yabancı yatırımcılar açısından önemli avantajlarının anlatıldığını ifade etti.Türkiye'nin coğrafi konumu, 86,2 milyonluk nüfusu, gelişen ekonomisi, yatırımcılara yönelik vergi imkanları ve nitelikli iş gücü, öne çıkan avantajlar arasında gösterildi.
Kasım 2026'da Antalya'da düzenlenecek COP31'in ise iklim finansmanı, yenilenebilir enerji, temiz teknoloji ve düşük karbonlu sanayi alanlarındaki yatırım fırsatlarının daha görünür hale gelmesine katkı sağlaması bekleniyor.
Malatya ve Türkiye'deki ekonomik, çevresel ve kentsel dönüşüm çalışmalarından haberdar olmak için Malatya Söz’ü takip etmeye devam edin.




