Bayram döneminde özellikle kırmızı et tüketiminin ciddi şekilde arttığını ifade eden Aslan, sağlıklı beslenmenin bayram boyunca da ihmal edilmemesi gerektiğini kaydetti. Özellikle diyabet, hipertansiyon, kolesterol ve kalp hastalığı bulunan bireylerin et tüketiminde daha dikkatli davranması gerektiğini vurgulayan Aslan, porsiyon kontrolünün büyük önem taşıdığını dile getirdi.
Kurban etinin kesildikten sonra sert yapıda olduğunu belirten Aslan, “Et hemen tüketildiğinde hazımsızlık ve mide problemlerine neden olabilir. Bu nedenle mümkün oldukça 24 saat bekletildikten sonra tüketilmesi önerilir” dedi.
Bayram sofralarında sadece et ve tatlı ağırlıklı beslenmenin sindirim sistemini zorlayacağını söyleyen Aslan, etin yanında mutlaka yoğurt, ayran, salata ve lif içeren besinlerin tüketilmesi gerektiğini ifade etti. Aşırı yağlı kavurma, kuyruk yağı, fazla tuzlu ve işlenmiş et ürünlerinden uzak durulması gerektiğini belirten Aslan, pişirme yöntemlerinin de önemli olduğuna dikkat çekti.
Kızartma yerine ızgara, fırın ya da kendi suyunda pişirme yöntemlerinin tercih edilmesini öneren Aslan, kronik hastalığı bulunan vatandaşlara da özel uyarılarda bulundu. Diyabet hastalarının eti kontrollü karbonhidrat ve salata ile birlikte tüketmesi gerektiğini söyleyen Aslan, yüksek kolesterol ve kalp rahatsızlığı olanların yağlı et ve sakatattan kaçınması gerektiğini belirtti. Hipertansiyon hastalarına ise salamura ve aşırı tuzlu et ürünlerinden uzak durmaları tavsiyesinde bulundu.
Protein kısıtlaması uygulayan böbrek hastalarının mutlaka doktor veya diyetisyen kontrolünde beslenmesi gerektiğini kaydeden Aslan, etin uzun süre oda sıcaklığında bekletilmemesi gerektiğini de sözlerine ekledi. Kurban etinin kısa sürede uygun koşullarda muhafaza edilmesi gerektiğini belirten Aslan, bayram sabahına hafif bir kahvaltıyla başlanmasını, et tüketiminin ise öğle ya da akşam öğünlerinde yapılmasını önerdi.