Çocukluk döneminde düzensiz ve yetersiz beslenmenin günlük yaşamda halsizlik ve yorgunluğa neden olabileceğini ifade eden Şahin, bunun okulda öğrencilerin derslere katılımını ve bilişsel performansını da olumsuz etkileyebileceğini söyledi.
Kahvaltı güne güçlü başlamanın ilk adımı
Okula gitmeden önce yapılan kahvaltının çocukların günlük enerjisi açısından önemli olduğunu belirten Şahin, ancak yalnızca kahvaltı yapılmasının yeterli olmadığını, tüketilen besinlerin içeriğine de dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı.
Dengeli bir kahvaltıda yumurta, peynir veya yoğurt gibi protein kaynaklarının yanı sıra tam tahıllı ekmek ya da yulaf gibi ürünlerin bulunabileceğini belirten Şahin, sebze ve meyvelerin de öğüne eklenebileceğini kaydetti. Çocukların güne yeterli su tüketimiyle başlamasının da önemli olduğunu ifade etti.
Beslenme çantasında sağlıklı alternatifler bulunmalı
Okulda geçirilen sürenin uzun olması nedeniyle beslenme çantasının da çocukların günlük beslenmesinde önemli bir yere sahip olduğunu dile getiren Şahin, velilere pratik ve sağlıklı alternatifler önerdi.
Tam tahıllı ekmekle hazırlanmış peynirli veya yumurtalı sandviç, yanında meyve ve ayran; yoğurt, yulaf ve meyve; peynirli tam tahıllı tost gibi seçeneklerin çocukların beslenme çantasında yer alabileceğini söyledi.
Paketli ürünlerin tamamen yasaklanması yerine tüketim sıklığına dikkat edilmesi gerektiğini belirten Şahin, özellikle yüksek miktarda şeker, tuz ve doymuş yağ içeren ürünlerin günlük beslenmenin temelini oluşturmaması gerektiğinin altını çizdi.
Şekerli içecekler yerine su tercih edilmeli
Çocukların temel içeceğinin su olması gerektiğini ifade eden Şahin, şekerle tatlandırılmış içeceklerin düzenli tüketiminin fazla enerji alımına ve sağlıksız beslenme alışkanlıklarının oluşmasına katkı sağlayabileceğini belirtti.
Süt ve ayranın da çocukların günlük beslenmesinde değerlendirilebilecek seçenekler arasında bulunduğunu kaydeden Şahin, özellikle okul çağında kazanılan beslenme alışkanlıklarının ilerleyen yaşlarda da devam edebileceğine dikkat çekti.
Kantindeki ürünler de önemli
Çocukluk çağı obezitesinin yalnızca beslenmeye bağlı olmadığını belirten Şahin, fiziksel aktivite, uyku düzeni, genetik özellikler ve çevresel faktörlerin de etkili olduğunu söyledi.
Bununla birlikte çocukların günün önemli bir bölümünü okulda geçirdiğini hatırlatan Şahin, okul kantinlerinde ve çevresinde ulaşılabilen yiyecek ve içeceklerin çocukların tercihlerini etkileyebildiğini ifade etti.
Kilo üzerinden baskı kurulmasın
Ebeveynlerin çocukların kilosuyla ilgili kullandığı ifadelerin de önemli olduğunu belirten Şahin, çocukların başka öğrencilerle kıyaslanmaması gerektiğini söyledi.
“Şişmansın”, “Çok yiyorsun” veya “Bunu yersen kilo alırsın” gibi ifadelerin çocukların beden algısını ve yeme davranışını olumsuz etkileyebileceğini belirten Şahin, bunun yerine sağlıklı beslenmenin vücudun gelişimi ve güçlenmesi açısından anlatılmasını önerdi.
Çocukların yiyecekleri “iyi-kötü” veya “yasak-serbest” şeklinde değerlendirmesinin de doğru bir yaklaşım olmadığını kaydeden Şahin, sağlıklı beslenmenin günlük yaşamın doğal bir parçası haline getirilmesi gerektiğini vurguladı.
Sağlıklı beslenmede aile ve okul birlikte hareket etmeli
Çocuklara sağlıklı beslenme alışkanlığı kazandırılmasının yalnızca ailelerin sorumluluğunda olmadığını belirten Şahin, okul ve kamu kurumlarının da bu süreçte önemli görevler üstlendiğini söyledi.
Okul kantinlerinde sağlıklı seçeneklerin ulaşılabilir olmasının, okul yemeklerinin besin değerinin ve çocukların sağlıklı yiyeceklere kolay erişebilmesinin önemli olduğunu ifade eden Şahin, temel hedefin çocuklara sürekli olarak ne yememeleri gerektiğini söylemek yerine sağlıklı seçenekleri onlar için daha kolay ulaşılabilir hale getirmek olması gerektiğini dile getirdi.
Uzmanlar, yeni eğitim öğretim yılında çocukların ders başarısını desteklemek isteyen ailelerin öncelikle düzenli öğün, dengeli kahvaltı, yeterli su tüketimi ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarına dikkat etmelerini öneriyor.




