Gaziantep’te yaşayan 66 yaşındaki Enver Arslanyürek’in meslek hikâyesi çocukluk yıllarında başladı. Henüz 12 yaşındayken kuzeninin yanında mobilya yapımını öğrenen Arslanyürek, yaklaşık 30 yaşına geldiğinde farklı bir mesleğe yönelerek bağlama yapımına başladı.
Yıllar içerisinde saz ve bağlama üretiminde kendisini geliştiren Arslanyürek, daha sonra kendi atölyesini kurdu. Yaklaşık 36 yıldır aynı mesleği sürdüren usta, bugün farklı ölçü ve özelliklerde bağlamalar üretiyor, aynı zamanda çeşitli enstrümanların bakım ve onarımını gerçekleştiriyor.
Arslanyürek’in atölyesinde bir bağlamanın ortaya çıkması ise uzun ve dikkat isteyen bir süreci kapsıyor. Ağaç seçimiyle başlayan üretim sürecinde malzemeler şekillendiriliyor, zımparalanıyor ve enstrümanın ses özelliklerine göre ince işçilik uygulanıyor.
Ağaç Seçimi Sesi Değiştiriyor
Dut, maun ve ardıç gibi farklı ağaç türleriyle çalışan Arslanyürek, kullanılan ağacın bağlamanın sesinde önemli bir etkisi olduğunu belirtiyor.
Usta, üretim sürecini şöyle anlatıyor:
“Dut, maun, ardıç, ağaç çeşitleri çok. Sesler de bu ağaçlara göre değişiyor. Ardıç yumuşak bir ağaç, güzel sesi oluyor. Dutlar da aynı. Önemli olan işçilik.”
Arslanyürek, bazı bağlamaların dışarıdan tekne halinde geldiğini ve kendisinin bu parçalar üzerinde gerekli işlemleri tamamladığını ifade ediyor. Göğüs kısmından zımparaya, kol takılmasından son kontrollerine kadar birçok aşamayı kendi elleriyle tamamlayan usta, ortaya çıkan enstrümanları Türkiye’nin farklı illerindeki müzikseverlere gönderiyor.
Yüzlerce Saz Yaptı, Ama Çalmayı Öğrenemedi
Arslanyürek’in hikâyesini dikkat çekici hale getiren ise yıllardır ürettiği bağlamaları kendisinin çalamıyor olması.
Mesleği boyunca yüzlerce sazın üretim ve tamirinden geçen usta, bağlama çalmayı öğrenmek için zaman zaman girişimde bulunduğunu ancak yoğun çalışma temposunun buna izin vermediğini söylüyor.
Arslanyürek, bu durumu şu sözlerle anlatıyor:
“Çeşitli sazlar, bağlamalar yapabiliyorum ama çalmasını bilmem. Bu işe geç başladığım için ve yaş da geçtiği için uğraşamadım. Hep saz yapmaktan, bağlama yapmaktan, tamir yapmaktan bir türlü çalmaya zaman bulamadım.”
Kendisinin bağlama çalamadığını duyanların şaşırdığını belirten Arslanyürek, müşterilerinin zaman zaman bu duruma esprili şekilde tepki verdiğini de ifade ediyor.
Sazın Sesini Çalmadan Kontrol Ediyor
Bağlama çalamasa da yaptığı enstrümanın sesinin nasıl olması gerektiğini yılların tecrübesiyle anlayan Arslanyürek, üretim sırasında farklı yöntemlerle kontrol gerçekleştiriyor.
Usta, “Biz bağlama yaptığımız yerde sesini göğsüne vurarak test ediyoruz. Ağacın kalınlığına, inceliğine bakarız. Ona göre sesi güzel çıkar” diyerek üretimde yalnızca dış görünüşe değil, ses kalitesine de büyük önem verdiğini belirtiyor.
Bağlama üretiminin yanı sıra gitar, keman ve ud gibi farklı enstrümanların bakım ve onarımını da yapan Arslanyürek, özellikle tamir işlerinin atölyedeki zamanının önemli bölümünü aldığını söylüyor.
Haftada 8-10 Saz Tamir Ediyor
Arslanyürek’in atölyesinde üretimin yanı sıra tamir işleri de yoğun şekilde devam ediyor. Usta, haftada yaklaşık 8 ila 10 sazın bakım ve onarımını yaptığını belirtiyor.
Ürettiği sazların fiyatlarının ise kullanılan malzeme ve işçilik kalitesine göre değiştiğini ifade eden Arslanyürek, “Sazın tanesi 4 bin liradan başlıyor. Kalitesine göre değişiyor” diyor.
Sadece bağlama üretimine yoğunlaşması halinde bir enstrümanın yaklaşık 10 günde tamamlanabildiğini belirten Arslanyürek, buna rağmen tamir taleplerinin yoğunluğu nedeniyle üretime daha sınırlı zaman ayırabildiğini dile getiriyor.
Yaklaşık 36 yıldır sürdürdüğü mesleğini severek yaptığını vurgulayan Arslanyürek’in en büyük eksikliği ise bunca yıl boyunca yaptığı bağlamalardan birini kendi elleriyle çalamamış olmak. Usta, yoğun çalışma temposunun izin vermesi halinde bir gün bağlama çalmayı öğrenmek istediğini söylüyor.