Gastronomi alanındaki zenginliğiyle öne çıkan Gaziantep’te, kentin önemli tarım ürünlerinden Antep fıstığı farklı kullanım alanlarıyla değerlendirilmeye devam ediyor. 73 yaşındaki Reyzan Dirmilli ise taze ben fıstığın dış kabuklarını çöpe atmak yerine mutfakta değerlendirmeyi tercih etti.
Taze fıstıkları bıçak yardımıyla ayırarak kabuklarını elde eden Dirmilli, daha sonra çeşitli aşamalardan geçirdiği kabukları şeker ve diğer işlemlerle reçel haline getiriyor. Kavanozlara doldurduğu ürün, kendine özgü kokusu ve aromasıyla alışılmış reçellerden farklı bir kahvaltılık lezzet ortaya çıkarıyor.
Fıstık kabuklarını reçele dönüştürme fikrinin kızının getirdiği taze Antep fıstıklarını tattıktan sonra aklına geldiğini anlatan Dirmilli, ürünün tadını beğenmesinin ardından kabukları değerlendirmek için yeni bir yöntem aradığını ifade etti.
“Fıstık kabuğundan reçel olur mu?” diyerek ilk başta şaşıran ailesinin de hazırladığı reçeli tattıktan sonra beğendiğini belirten Dirmilli, bu çalışmayı daha fazla kişiye ulaştırmak istediğini ifade etti.
Dirmilli, “Kızım bize Antep fıstığı getirdi. Tattığımda kokusunu ve tadını çok beğendim. Sonra bundan nasıl geri dönüşüm yapabileceğimi düşündüm. Aklıma reçel yapmak geldi. Bıçakla ayıklamaya başladım. Kızım ne yaptığımı sorduğunda geri dönüşümle reçel deneyeceğimi söyledim. Birlikte fıstık kabuklarını ayıkladık. Hazırladığım ilk reçeli kızım ve damadıma tattırdım. İkisi de çok beğendi. Ben de bunu geri dönüşüm ürünü olarak Gaziantep’e sunmak istedim” dedi.
Aile ekonomisine katkı sağlamayı da hedeflediğini dile getiren Dirmilli, ilerleyen dönemde fıstık kabuğu reçelini daha fazla üretmek istediğini belirtti.
Reçelin en önemli özelliğinin kendine özgü aroması olduğunu söyleyen Dirmilli, “Bu reçeli diğer reçellerden ayıran fark kendine özgü kokusu ve tadı. Çocuklarım ve tadan herkes çok beğendi. Bir kavanoz hazırlayıp Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanımız Fatma Şahin’e de tattırmak istiyorum” dedi.
Dirmilli, çöpe giden bir ürünün yeniden değerlendirilerek sofraya kazandırılabileceğini gösteren çalışmasının, hem israfın azaltılmasına hem de yöresel ürünlerin farklı yöntemlerle değerlendirilmesine örnek olmasını istiyor.