Malatya'nın Battalgazi ilçesinde hayata geçirilen sıra dışı bir girişim, hem çocukların sosyalleşmesine katkı sağlıyor hem de yıllarca iş makinesi kullanma hayali kuran yetişkinlerin özlemini dindiriyor. Bir iş merkezinin zemin katına kurulan "Mini Şantiye", kum havuzları, minyatür kepçeleri ve yükleyicileriyle 7'den 70'e herkesin yeni eğlence merkezi haline geldi. Özellikle dijital çağın en büyük sorunu olan ekran bağımlılığına karşı uygulamalı ve fiziksel bir alternatif sunan bu alan, Malatya'da ailelerin en sık ziyaret ettiği mekanlar arasına girdi.
"Çocuğum İçin Geldim" Deyip Kumandayı Bırakamayan Babalar
Çocukluğundan beri iş makinelerine duyduğu ilgiyi bu projeyle gerçeğe dönüştüren girişimci İsmail Hakkı Çoban, şantiyenin sadece çocuklara değil, her yaş grubuna hitap ettiğini belirtiyor. Çocukların tablet, televizyon ve telefondan uzak kalarak burada gerçek bir etkileşim kurduğunu ifade eden Çoban, sahada yaşanan renkli anları şu sözlerle özetliyor:
"Burada insanlar gerçekten kaynaşıyor. Biri kepçe, diğeri kamyon kullanıyor ve çocuklar teknolojiye gömülmek yerine birbirleriyle iletişim kuruyor. 3 yaşın üzerindeki herkesi alıyoruz ama asıl komik olan yetişkinlerin tepkisi. 'Sadece çocuğum oynayacak' diyerek hesap açtıran ebeveynler, bir süre sonra 'Oğlum ver ben biraz oynayayım' diyerek kumandaya el koyuyor. Aileler, 'İçimizde hala bir çocuk varmış' diyerek buradan mutlu ayrılıyor."
59 Yaşındaki Hüseyin Amca'nın Kepçe Sevdası
Mini şantiyenin en dikkat çeken müdavimlerinden biri ise 59 yaşındaki emekli Hüseyin Çelik. Küçüklüğünden beri iş makinelerine hevesi olduğunu söyleyen Çelik, fırsat buldukça soluğu kum havuzunun başında alıyor. Yaşının 60'a dayandığını belirten Çelik, "Sürekli gelip oynuyorum, çok hoşuma gidiyor. Gerçek hayatta büyük kepçe kullanamadım ama bu küçüklerle içimdeki hevesi, o ukdeyi gideriyorum. Emekliyim, gelip burada stres atıyor, eğleniyorum" diyerek içindeki heyecanı paylaşıyor.
Dijital Ekranlara Karşı "Toprak ve Kum" Terapisi
Alanı sosyal medyada görüp çocuğunu getiren annelerden Büşra Demir ise projenin eğitici yönüne dikkat çekiyor. Çocukların kapalı bir alanda veya ekran karşısında vakit geçirmesindense, dokunarak ve üreterek oynamasının gelişimleri için daha faydalı olduğunu vurgulayan Demir, "Eskiden çocuklar sokakta kamyon ve kepçelerle toprakta oynardı. Burası tam olarak o samimi hissi yaşatıyor. Çocuğum burada oyalandığında tableti veya telefonu aklına bile getirmiyor" ifadelerini kullanıyor.
Şantiyenin minik ziyaretçilerinden 10 yaşındaki Ayşegül Azra'nın "Kalbim kıpır kıpır oluyor, biraz zor ama çok zevkli" sözleri ise projenin çocuklar üzerindeki pozitif etkisini en saf haliyle özetliyor.