Yapay zeka teknolojilerindeki hızlı gelişim, ölüm ve yas kavramlarını da dijital dünyanın gündemine taşıdı. Hayatını kaybeden kişilerin mesajları, fotoğrafları, ses kayıtları, videoları ve sosyal medya paylaşımlarından yararlanılarak oluşturulan “ölü botlar”, kişinin konuşma tarzını ve bazı özelliklerini taklit ederek geride kalan yakınlarına bir tür dijital temsil sunuyor. Türkiye’de ve Malatya’da da dijital kullanımın yaygınlaşmasıyla birlikte bu teknolojinin gelecekte yas süreçlerinde nasıl bir rol oynayacağı merak konusu oldu.
Yakınlarının Sesini Yeniden Duymak İsteyenler Kullanıyor
“Yas botu” olarak da adlandırılan sistemler, kişinin hayattayken bıraktığı dijital veriler kullanılarak yapay zeka tarafından oluşturuluyor. Bazı kullanıcılar bu teknolojiyi hayatını kaybeden yakınlarının sesini yeniden duyabilmek için tercih ederken, bazıları da geçmişte soramadıkları sorulara cevap bulma veya anılarını canlı tutma amacı taşıyor.
Uzmanlara göre bu durum, yas sürecinin de dijital ortama taşınmaya başladığını gösteriyor. Ancak oluşturulan sistemin hayatını kaybeden kişinin kendisi olmadığı, yalnızca dijital veriler üzerinden oluşturulmuş bir simülasyon olduğu özellikle vurgulanıyor.
Yapay zekayla oluşturulan dijital avatarların yalnızca kişisel kullanımda değil, kamuya açık alanlarda da görülmeye başlanması tartışmayı farklı bir boyuta taşıdı. ABD'nin Arizona eyaletinde 2021 yılında trafikte yol kesme olayı sırasında hayatını kaybeden 37 yaşındaki Chris Pelkey'nin yapay zekayla oluşturulan avatarının sanığın karşısına duruşmada çıkarılması, bu teknolojinin yargı sistemi içerisinde kullanılmasına ilişkin dikkat çeken örneklerden biri oldu.
Avustralya'da yas hizmetleri sunan Grief Australia'nın Üst Yöneticisi Christopher Hall, bu tür uygulamaların duygusal açıdan güçlü bir etkiye sahip olduğunu belirterek, en önemli risklerden birinin anılarla yapay olarak sürdürülen dijital varlık arasındaki sınırın bulanıklaşması olduğunu ifade etti.
Uzmanlardan “Gerçek Kişi Değil” Uyarısı
İngiltere'deki Cambridge Üniversitesinin Leverhulme Zekanın Geleceği Merkezinden araştırma görevlisi Dr. Katarzyna Nowaczyk-Basinska, ölüm sonrası oluşturulan avatarların oturma odalarından müzelere, konser alanlarından mahkemelere kadar farklı ortamlarda görülmeye başladığına dikkat çekti.
Bu teknolojilerin yas sürecindeki olumlu veya olumsuz etkilerini ortaya koyacak yeterli verinin henüz bulunmadığını belirten Nowaczyk-Basinska, yasın kişiden kişiye değişen bir süreç olduğunu ve yapay zekanın bu süreci standartlaştıran bir araç haline gelmesine karşı dikkatli olunması gerektiğini söyledi. Uzman, mevcut teknolojinin insan bilincini başka bir ortama aktarmadığını, yalnızca hayatını kaybeden kişinin bazı özelliklerini taklit eden inandırıcı bir temsil oluşturduğunu vurguladı.
Malatya’da Dijital Miras Tartışması Gündeme Gelebilir
6 Şubat depremlerinin ardından çok sayıda kişinin yakınlarını kaybettiği Malatya'da, dijital miras konusu da gelecekte daha fazla gündeme gelebilecek başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. Fotoğraflar, sosyal medya hesapları, mesajlaşmalar ve ses kayıtları gibi dijital izlerin nasıl korunacağı ve hayatını kaybeden kişilerin verilerinin yapay zeka sistemlerinde kullanılıp kullanılamayacağı yeni hukuki ve etik soruları beraberinde getiriyor.
Kanada'da Western Üniversitesine bağlı King's University College'da tanatoloji alanında çalışan Profesör Darcy Harris ise “ölü botların” ölümün kendisine ilişkin algıyı değiştirmeyeceğini savunuyor. Harris'e göre yapay zekayla oluşturulan dijital bir ikiz ne kadar gerçekçi olursa olsun, kişinin hayattaki varlığıyla aynı anlamı taşımıyor.
Bununla birlikte Harris, bazı yas tutan kişiler için bu sistemlerin hayatını kaybeden kişiyle sembolik bir bağ kurmaya yardımcı olabileceğini belirtiyor. Uzman ayrıca yakınların, kişinin verilerinin “ölü bot” oluşturmak amacıyla kullanılması konusunda önceden bilgilendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.




