12 Eylül 1980, Türkiye'nin yakın tarihine damga vuran askeri darbelerden biri olarak hafızalardaki yerini koruyor. Ülkede siyasi çatışmaların, ekonomik sorunların ve güvenlik krizinin yoğunlaştığı bir dönemin ardından gerçekleşen darbe, yalnızca Ankara’daki siyasi hayatı değil, Anadolu kentlerinin sosyal yapısını da derinden etkiledi. Bu kentlerden biri olan Malatya’da ise 12 Eylül’e giden yıllar, siyasi cinayetler, toplumsal gerilim ve büyük acılarla geçti.

12 Eylül 1980 sabahı Türkiye, radyolardan yapılan açıklamayla Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yönetime el koyduğunu öğrendi. Askeri müdahale gece saat 03.00 sıralarında TRT, PTT ve diğer iletişim kurumlarının kontrol altına alınmasıyla başladı. Saat 04.00'te ise Milli Güvenlik Konseyi’nin 1 No’lu bildirisi radyodan yayımlandı.

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren liderliğindeki Milli Güvenlik Konseyi’nde kuvvet komutanları ve Jandarma Genel Komutanı da yer aldı. Darbenin ardından hükümet görevden alındı, Türkiye Büyük Millet Meclisi feshedildi, siyasi partilerin faaliyetleri durduruldu ve ülke askeri yönetim altına girdi.

Ancak 12 Eylül’ü anlamak için yalnızca darbenin gerçekleştiği güne bakmak yeterli değildi. 1970’lerin ikinci yarısından itibaren Türkiye’de siyasi çatışmalar ve toplumsal gerilim giderek büyüdü. Darbeden önceki dönemde 4 binden fazla kişinin siyasi şiddet olaylarında yaşamını yitirdiğine ilişkin tarihsel kayıtlar bulunuyor.

12 Eylül Darbesi̇

MALATYA’DA 12 EYLÜL’E GİDEN YOL

Malatya da bu çalkantılı dönemden ağır biçimde etkilendi. TBMM kayıtlarında yer alan bilgilere göre 1975-1980 yılları arasında kentte meydana gelen olaylarda aralarında öğretmen, genç, memur ve esnafın da bulunduğu toplam 100 kişi hayatını kaybetti.

Kentte 1975 yılında 2, 1976’da 6, 1977’de 4, 1978’de 39, 1979’da 16 ve 1980 yılında 33 kişi hayatını kaybetti. Kayıtlara göre 1980 yılında yaşanan son cinayetlerden biri, darbeden yalnızca bir gün önce öğretmen Selahattin Karakaş’ın öldürülmesi oldu.

Malatya’nın yakın tarihinde önemli bir kırılma noktası ise dönemin belediye başkanı Hamit Fendoğlu’nun, kamuoyunda “Hamido” olarak bilinen kişinin, 17 Nisan 1978’de bombalı paketle öldürülmesi oldu. Fendoğlu’nun yanı sıra gelini ve iki torununun da hayatını kaybettiği saldırı sonrasında kentte ciddi toplumsal olaylar yaşandı.

Yaşanan olaylar Malatya’nın sosyal ve siyasi yapısında da kalıcı izler bıraktı. TBMM tutanaklarında, 12 Eylül sonrasında kentte yaşayan bazı Alevi ve demokrat kesimlerin köylerine veya başka şehirlere göç ettiği, bunun da Malatya’nın sosyal, inançsal ve siyasal dokusunda değişime yol açtığı ifade edildi.

12 EYLÜL SONRASI TÜRKİYE

Darbe sonrasında Türkiye genelinde siyasi partiler kapatıldı, siyasi faaliyetler askıya alındı ve çok sayıda kişi gözaltına alındı veya tutuklandı. Darbe yönetiminin ardından hazırlanan 1982 Anayasası halkoyuna sunularak kabul edildi ve Kenan Evren cumhurbaşkanı oldu.

Resmî Gazete’de Bugün: Yeni Düzenlemeler ve Yargıtay Kararı Dikkat Çekti!
Resmî Gazete’de Bugün: Yeni Düzenlemeler ve Yargıtay Kararı Dikkat Çekti!
İçeriği Görüntüle

12 Eylül dönemi, Türkiye’de yalnızca siyasi kurumların değil, toplumun günlük yaşamının da değiştiği bir dönem olarak tarihe geçti. Darbenin ardından yaşanan gözaltılar, tutuklamalar, siyasi yasaklar ve hak ihlalleri, yıllar boyunca Türkiye’nin gündeminde kaldı.

Bugün 12 Eylül 1980’in üzerinden 46 yıl geçerken, darbenin Türkiye'de ve Malatya’da bıraktığı izler tarih araştırmaları, tanıklıklar ve resmi kayıtlar üzerinden tartışılmaya devam ediyor. Malatya’nın 12 Eylül öncesindeki yıllarda yaşadığı siyasi şiddet ise kentin yakın tarihinin en acı sayfalarından biri olmayı sürdürüyor.


Muhabir: Rabia Kocayiğit