Anadolu Selçuklu Devleti tahtında 1211 yılında I. Gıyaseddin Keyhüsrev'in vefatının ardından kardeşler arası zorlu bir taht kavgası başladı. Ağabeyi İzzeddin Keykavus'a karşı giriştiği mücadeleyi kaybeden Alaeddin Keykubat, önce Elazığ Baskil’deki Masara (Minşar) Kalesi'ne, ardından da Malatya sınırlarındaki Kezirpert (Gaderbeyt) Kalesi'ne hapsedildi.
Zindandan Selçuklu Tahtına Uzanan Yol
Kezirpert Kalesi, sıradan bir sürgün yeri değil; bir devrin kaderinin yeniden yazıldığı yer oldu. 1220 yılında İzzeddin Keykavus’un vefat etmesi üzerine devletin ileri gelenleri Malatya'ya gelerek Alaeddin Keykubat'ı bu zindandan çıkardı. Sivas'a götürülen Keykubat, Selçuklu Sultanı ilan edildi ve devletin en görkemli dönemini başlattı.
Kezirpert Kalesi'ne Ne Oldu? İşte 3 Güçlü Senaryo!
İbn Bîbî gibi dönemin önemli tarihçilerinin eserlerinde Malatya yakınlarında olduğu açıkça belirtilen bu tarihi yapının nerede olduğuna dair bugün kesin bir arkeolojik kanıt bulunmuyor. Farklı kaynaklarda Güzerpit, Kuzerpit veya Gaderbeyt olarak geçen (Ermenice "pert" kelimesi kale anlamına gelir) bu devasa yapının ortadan kaybolmasına dair tarihçiler ve yöre halkı üç ana ihtimal üzerinde duruyor:
1. Karakaya Barajı'nın Derinliklerinde mi?
Tarihi kaynaklar, kalenin Fırat Nehri havzasına yakın, Malatya sınırlarında stratejik bir konumda olduğunu gösteriyor. Yerel araştırmacılar, kalenin temel kalıntılarının günümüzde Karakaya Barajı'nın suları altında kalmış olabileceğini düşünüyor. Kuraklık dönemlerinde suların çekilmesiyle ortaya çıkan eski yerleşim kalıntıları bu iddiayı destekleyen en önemli detaylardan biri.
2. Büyük Anadolu Depremlerinin Kurbanı mı?
Malatya'nın büyük depremler üreten yıkıcı Doğu Anadolu Fay Hattı üzerinde yer alması, güçlü bir diğer senaryoyu oluşturuyor. Yüzyıllar boyunca bölgeyi sarsan devasa depremlerin, taş bloklardan inşa edilen kaleyi tamamen yerle bir etmiş olması oldukça muhtemel görülüyor. Enkazın zamanla toprak kaymaları ve bitki örtüsü altında kaybolduğu düşünülüyor.
3. Yeni Köylere "Taş Ocağı" mı Oldu?
Anadolu'nun pek çok tarihi alanında rastlanan acı bir durumun Kezirpert'in de sonunu hazırladığı tahmin ediliyor. Savunma işlevini yitiren ve terk edilen kalenin devasa kesme taşlarının, ilerleyen yüzyıllarda yöre halkı tarafından sökülerek çevre köylerdeki ev, köprü, cami veya istinat duvarı inşasında kullanıldığı ifade ediliyor. Fiziksel yok oluşu açıklayan en rasyonel neden olarak bu durum gösteriliyor.
Tarihin akışını değiştiren bu önemli yapı, günümüzde Malatya'nın henüz çözülmemiş en büyük gizemlerinden biri olarak arkeologların ve tarihçilerin keşfini bekliyor.





