Haber Girişi: Çene hareketleri sırasında ortaya çıkan sesler her zaman ciddi bir sağlık sorununa işaret etmese de ağrı ve hareket kısıtlılığıyla birlikte görüldüğünde dikkate alınması gerekiyor. Uzmanlar, özellikle diş sıkma ve gıcırdatma alışkanlığının çene eklemi ile çiğneme kaslarına önemli ölçüde yük bindirebildiğine dikkat çekiyor.

Çene ekleminden ağız açıp kapatırken gelen “klik” veya “çıt” şeklindeki sesler toplumda oldukça sık görülüyor. Ancak seslere ağrı, ağız açmada kısıtlılık, çenenin hareket sırasında bir tarafa kayması ya da kilitlenme gibi belirtilerin eşlik etmesi durumunda uzman değerlendirmesi önem taşıyor.

Lokman Hekim Üniversitesi Söğütözü Diş Hastanesi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Ercüment Önder, çene eklemi seslerinin farklı nedenlerden kaynaklanabileceğini belirtti.

Çocuk Ve Gençlerde Dikkat! Göğüs Çöküklüğü Kalp Ve Akciğerleri Etkileyebiliyor..
Çocuk Ve Gençlerde Dikkat! Göğüs Çöküklüğü Kalp Ve Akciğerleri Etkileyebiliyor..
İçeriği Görüntüle

Önder, ağız açılıp kapatılırken duyulan “klik” veya “çıt” seslerinin çoğunlukla eklem içerisinde bulunan diskin hareketindeki düzensizliklerle ilişkili olabileceğini ifade etti. Daha kaba ve sürtünme şeklindeki seslerin ise bazı hastalarda eklem yüzeylerinde meydana gelen dejeneratif değişikliklere işaret edebileceğini aktardı.

Ağrı Ve Kilitlenme Varsa Dikkat

Prof. Dr. Önder, özellikle bazı belirtilerin birlikte görülmesi halinde hastaların çene eklemlerini ihmal etmemesi gerektiğini söyledi. Önder,

Özellikle eklem sesine ağrı, ağız açmada kısıtlılık, çenenin hareket sırasında bir tarafa kayması veya zaman zaman kilitlenme eşlik ediyorsa hastanın ayrıntılı olarak değerlendirilmesi gerekir.

dedi.

Diş sıkma ve gıcırdatma alışkanlığının da çene eklemi açısından önemli bir risk oluşturabildiğini belirten Önder, “Diş sıkma ve gıcırdatma alışkanlığı da çene eklemi ve çiğneme kasları üzerinde ciddi bir yük oluşturabilir.” ifadelerini kullandı.

Çene eklemi rahatsızlıklarında tedavinin hastalığın nedenine ve evresine göre belirlendiğini anlatan Önder, her hastanın cerrahi müdahaleye ihtiyaç duymadığını vurguladı.

Tedavinin ilk aşamasında hastanın günlük alışkanlıklarının düzenlenmesi ve çene ekleminin aşırı yüklenmesinin azaltılmasının hedeflendiğini belirten Önder, gerekli görülen durumlarda ilaç tedavisi ve gece plağı gibi koruyucu yöntemlerden yararlanılabildiğini kaydetti.

Özellikle gece diş sıkması nedeniyle çiğneme kaslarında aşırı aktivite bulunan uygun hastalarda botulinum toksin uygulamasının da tedavi seçeneklerinden biri olduğunu ifade eden Önder, bu yöntemin her hasta için uygun olmadığını söyledi.

Önder,

Botulinum toksin uygulamasını özellikle yoğun diş sıkma nedeniyle çiğneme kaslarında belirgin aşırı aktivite ve buna bağlı yakınmaları bulunan seçilmiş hastalarda kullanıyoruz.

dedi.

Tedavi kararının mutlaka klinik değerlendirme sonrasında verilmesi gerektiğini vurgulayan Önder, “Klinik muayene ve gerekli durumlarda radyolojik görüntüleme yöntemleriyle sorunun kaynağının belirlenmesi doğru tedavi yaklaşımının seçilmesinde temel önem taşıyor.” ifadelerini kullandı.

Kaynak: AA