Küresel piyasaların yakından takip ettiği faiz kararlarının açıklanmasıyla birlikte yatırım araçlarındaki hareketlilik yeni bir boyuta taşındı. ABD Merkez Bankasının yeni başkanı Kevin Warsh yönetiminde aldığı kararla politika faizini art arda dördüncü kez yüzde 3,50 ile yüzde 3,75 aralığında sabit bırakması yatırımcıların yön arayışını hızlandırdı. Kararın ardından oluşacak yeni ekonomik tabloyu ve piyasaların vereceği tepkileri değerlendiren uzmanlar, hisse senetleri ile değerli madenlerdeki muhtemel senaryoları masaya yatırdı. Ekonomist Dr. Sefer Humar, yaptığı piyasa değerlendirmesinde iç dinamikleri ve varlık fiyatlarındaki beklentilerini paylaştı.
PİYASALAR YÖN ARAYIŞINI SÜRDÜRÜYOR
Ekonomik verilerin ötesinde beklenti psikolojisinin de fiyatlamalar üzerinde belirleyici bir unsur olduğunu belirten Dr. Sefer Humar, alınan son kararla piyasaya veri odaklı hareket etme mesajı verildiğine işaret etti. Borsa ve emtia piyasalarında şu an için kesin bir yükseliş ya da düşüş eğilimi bulunmadığını, varlıkların bir sıkışma evresinden geçtiğini aktaran Humar, mevcut durumu şu sözlerle özetledi:
"Piyasa yönsüz görünür ama aslında sabırlıyı ödüllendirecek zemini hazırlar."
BORSA VE ŞİRKET BİLANÇOLARI ÖN PLANA ÇIKIYOR
Yurt içi piyasaların döviz kuru, enflasyon rakamları ve şirket karlılıkları gibi iç dinamiklerle şekillendiğini hatırlatan uzman isim, yatırımların tek bir değişkene bağlanmaması gerektiğinin altını çizdi. Sermayenin artık daha seçici bir şekilde yön bulacağını belirten Humar, teknoloji hisselerinin belirli süzgeçlerden geçeceğini, bankacılık ve enerji sektörlerinin ise dengeli bir tablo çizeceğini ifade ederek hisse senedi piyasaları için şu değerlendirmeyi yaptı:
"Defter değerleri düşük, nakit akışı güçlü ve borçluluğu yönetilebilir şirketler bu dönemlerde öne çıkar. Çünkü piyasa artık “ucuz mu, pahalı mı?” değil, “sürdürülebilir mi?” sorusuna bakıyor. Benim sık kullandığım bir ifade var: “Borsada manşet yönü belirler ama kazancı bilanço yazar. Türkiye tarafında da giderek daha fazla şirket bazlı fiyatlama gördüğümüz bir dönemdeyiz."
GRAM ALTIN İÇİN YAZ SONU BEKLENTİSİ
Küresel ölçekte savaş ortamının sona ermesine rağmen altın fiyatlarında beklenen sıçramanın yaşanmadığına değinen Dr. Sefer Humar, faiz kararının mevcut trendi tek başına değiştiremeyeceğini aktardı. Altın fiyatlarındaki asıl etkenin reel faiz oranları ve güven algısı olduğunu vurgulayan uzman, ons bazında kalıcı bir yükseliş için yeni gelişmelere ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Gram altının yurt içindeki döviz hareketlilikleri sebebiyle ons altına göre daha farklı ve dalgalı bir grafik çizebileceğini söyleyen Humar, yaz mevsiminin sonuna doğru oluşabilecek tabloyu şu rakamlarla ifade etti:
"Benim kendi beklenti aralığımda gram altın için 5.750–7.000 TL bandı oldukça makul bir hareket alanı olarak öne çıkıyor. Yani burada ne keskin bir yükseliş trendinden ne de kalıcı bir düşüşten bahsetmek doğru olur. Daha çok yukarı yönlü denemelerin olduğu ama her yükselişin dengelendiği bir yapı görüyoruz."




