“Bir tane video izleyip çıkacağım” düşüncesiyle telefona girip uzun süre ekran başında kalanların sayısı her geçen gün artıyor. Kısa videoların en önemli özelliklerinden biri ise içeriklerin sürekli yenilenmesi. Bir video birkaç saniye içinde sona ererken hemen ardından farklı bir görüntü, farklı bir konu veya yeni bir merak unsuru kullanıcının karşısına çıkıyor.

2025 yılında yayımlanan sistematik bir incelemede, kısa video kullanımının problemli hale gelmesinde kişisel ve psikolojik özelliklerin yanı sıra platformların kişiselleştirilmiş öneri sistemleri ve kullanıcıyı içerikte tutmaya yönelik tasarımlarının da rol oynayabileceği değerlendirildi. Araştırmacılar, kısa video kullanımının tek bir nedene bağlanamayacağını, birçok faktörün bir araya geldiğini vurguladı.

Sürekli Değişen İçerikler Dikkati Nasıl Etkiliyor?

Kısa videoların hızlı ve parçalı yapısı, özellikle yoğun kullanım söz konusu olduğunda dikkat kontrolü açısından araştırmacıların ilgisini çekiyor. 2024 yılında yayımlanan EEG çalışmasında, kısa video bağımlılığı eğilimi ile dikkat işlevleri arasında olumsuz ilişkiler bulunduğuna dair bulgular raporlandı. Ancak bu tür çalışmaların, kısa video izlemenin tek başına herkeste dikkat sorununa neden olduğunu kanıtlamadığı da önem taşıyor.

2026 yılında yayımlanan araştırmalarda da kısa video kullanımında dikkat kontrolü ve kişinin izlemeyi kendi isteğiyle durdurabilmesi gibi konular öne çıkıyor. Özellikle yoğun ve kontrol edilmesi güç kullanımın, yüksek uyarıcı içeren içeriklerden ayrılıp daha fazla zihinsel çaba gerektiren işlere yönelmeyi zorlaştırabileceği tartışılıyor.

Kısa videolarda kullanıcı, uzun süre aynı içeriğe bağlı kalmak zorunda değil. İlgi çekmeyen bir video saniyeler içerisinde geçilebiliyor ve yerine yeni bir içerik geliyor. Bu yapı, sürekli yenilik ve hızlı geri bildirim arayışını güçlendirebilecek bir kullanım alışkanlığı oluşturabiliyor. Araştırmalarda özellikle kişiselleştirilmiş öneri sistemlerinin kullanıcıların ilgisini sürdürmede etkili olabileceği belirtiliyor.

Ancak burada önemli bir ayrım bulunuyor: Kısa video izlemek tek başına “beyin hasarı” anlamına gelmiyor. Bilimsel çalışmalar daha çok yoğun, kontrol edilmesi güç veya günlük yaşamı olumsuz etkileyen kullanım biçimleri üzerinde duruyor. “Kısa video bağımlılığı” ifadesi de henüz bağımsız bir klinik tanı olarak kabul edilmiş değil.

Ders Çalışmak ve Uzun Süre Odaklanmak Zorlaşabilir mi?

Araştırmacıların üzerinde durduğu konulardan biri de kısa video kullanımı ile dikkat kontrolü arasındaki ilişki. Özellikle uzun süre kısa videolara maruz kalan ve kullanımını kontrol etmekte zorlanan kişilerde, ders çalışma veya iş gibi daha uzun süreli dikkat gerektiren faaliyetlerin zorlaşabileceğine ilişkin bulgular bulunuyor.

Wi-Fi Modemini Evin Bu Noktasına Koymayın! İnternet Hızını Bakın Nasıl Etkiliyor
Wi-Fi Modemini Evin Bu Noktasına Koymayın! İnternet Hızını Bakın Nasıl Etkiliyor
İçeriği Görüntüle

Bazı çalışmalar kısa video kullanımındaki problemli davranışlarla akademik erteleme arasında ilişki olduğunu, dikkat kontrolünün de bu ilişkide rol oynayabileceğini öne sürüyor. Ancak bu bulguların neden-sonuç ilişkisini kesin olarak ortaya koymadığı unutulmamalı.

Uzmanların ve araştırmacıların dikkat çektiği temel noktalardan biri, ekran karşısında geçirilen sürenin tek başına değerlendirilmemesi gerektiği. Bir kişinin kısa videoları ne kadar süre izlediği, izlemeyi kontrol edip edemediği, uyku saatlerinden ne kadar zaman çaldığı ve günlük sorumluluklarını etkileyip etkilemediği birlikte değerlendirilmeli. Bu nedenle birkaç kısa video izlemek ile saatler boyunca kontrolsüz şekilde kaydırma yapmak aynı davranış olarak değerlendirilmemeli.

Peki Kısa Videoları Tamamen Bırakmak mı Gerekiyor?

Kısa videoları tamamen hayatımızdan çıkarmak gerektiğini söylemek için yeterli bilimsel kanıt bulunmuyor. Bunun yerine kullanım alışkanlığını kontrol altında tutmak daha gerçekçi bir yaklaşım olabilir.

Telefonun bildirimlerini azaltmak, sosyal medya uygulamalarına günlük süre sınırı koymak, yatmadan hemen önce uzun süre video izlememek ve gün içerisinde kitap okuma, yürüyüş veya başka bir aktiviteye zaman ayırmak ekran kullanımının daha dengeli hale gelmesine yardımcı olabilir.

Özellikle “bir video daha” diyerek başlayan ve farkında olmadan uzun süre devam eden izleme alışkanlığı, kişinin kendi kullanımını gözden geçirmesi gereken noktada önemli bir işaret olabilir.

Muhabir: Rabia Kocayiğit