Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB), 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin İnşaat Sektörü Analizi Raporu’nu yayımladı. Rapora göre sektör, 2025 yılının son çeyreğinde yakaladığı %8,6’lık büyüme ile kesintisiz büyümesini 13. çeyreğe taşıdı.
Bu büyümenin büyük ölçüde deprem sonrası yeniden imar faaliyetleri ve kamu yatırımları sayesinde gerçekleştiği vurgulanırken, sektörün artık daha zorlu bir döneme girdiğine dikkat çekildi.
Raporda, sektörün üretim kabiliyetini koruduğu ancak önümüzdeki süreçte dayanıklılık testinden geçeceği ifade edildi.
Maliyetler ve Finansman Baskısı Artıyor
Raporda, yüksek maliyetlerin sektör üzerinde ciddi baskı oluşturduğu belirtildi. Enerji ve işçilik giderlerindeki artışın firmaların kârlılığını zorladığı kaydedildi.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre:
- İnşaat maliyet endeksi yıllık %25,72 arttı
- Malzeme maliyetleri %23,73 yükseldi
- İşçilik maliyetleri %29,12 artış gösterdi
Ayrıca inşaat güven endeksinin yılın ilk çeyreğinde 100 eşik değerinin altında kalması, sektörün temkinli bir süreçten geçtiğini ortaya koydu.
Konut Piyasasında Erişilebilirlik Sorunu Derinleşiyor
Raporda konut satışlarının yüksek seviyelerde olmasına rağmen, erişilebilirlik sorununun sürdüğü belirtildi.
2026 yılı Mart ayında:
- İlk el konut satışları %1,3 artarak 35 bin 725 oldu
- İkinci el satışlar %3,6 azalarak 77 bin 642 seviyesine geriledi
- Toplam satışların %68,5’i ikinci elden gerçekleşti
Bu tablo, yeni konut üretimi ile talep arasında dengenin sağlanamadığını gösterdi.
İpotekli satışlarda artış yaşansa da finansman maliyetlerinin hâlâ önemli bir engel olduğu ifade edildi.
Ticari Gayrimenkulde Yatırımlar Yavaşladı
Raporda ticari gayrimenkul alanında yatırım iştahının sınırlı kaldığı belirtildi.
Mart ayında:
- İlk el iş yeri satışları %5,4 azaldı
- İkinci el iş yeri satışları %12,3 geriledi
Bu durum, yatırımcıların risklere karşı daha temkinli davrandığını ortaya koydu.
Jeopolitik Gerilimler Yurt Dışı Projeleri Etkiliyor
Küresel gelişmelerin Türk müteahhitlik sektörünü doğrudan etkilediği belirtilen raporda, özellikle Orta Doğu’daki gerilimlerin risk oluşturduğu vurgulandı.
Son yıllarda Türk müteahhitlerinin en yoğun faaliyet gösterdiği:
- Suudi Arabistan
- Birleşik Arap Emirlikleri
- Kuveyt
gibi Körfez ülkelerinde yeni ihale süreçlerinin yavaşlayabileceği ve finansman süreçlerinde gecikmeler yaşanabileceği öngörüldü.
Jeopolitik risklerin ayrıca:
- Tedarik zincirinde aksamalara
- Sigorta ve taşımacılık maliyetlerinde artışa
- Proje takvimlerinde gecikmelere
neden olabileceği ifade edildi.
Sürdürülebilir Büyümenin Üç Ana Şartı
Raporda sektörün geleceği için üç kritik başlık öne çıkarıldı:
- Konuta erişilebilirliğin artırılması
- Yeşil dönüşüm standartlarına uyum
- Kentsel dönüşüm yatırımlarında özel sektörün güçlendirilmesi
Ayrıca önümüzdeki dönemde sektör başarısının yalnızca üretim miktarıyla değil;
- kârlılık yönetimi
- dijital dönüşüm
- özel sektör yatırımlarının artışı
gibi faktörlerle ölçüleceği ifade edildi.
Kamu Yatırımlarına Bağımlılık Risk Oluşturuyor
Raporda mevcut büyümenin büyük ölçüde kamu yatırımlarına dayanmasının risk oluşturduğu vurgulandı.
Kamu harcamalarının sınırlandırılması durumunda sektörün daralma riskiyle karşı karşıya kalabileceği belirtilirken, sürdürülebilir büyümenin özel sektör yatırımlarının yeniden hız kazanmasına bağlı olduğu ifade edildi.



