Türkiye genelinde afet risklerine karşı daha güvenli yerleşim alanları oluşturulması amacıyla kentsel dönüşüm çalışmalarının hızlandırılması hedefleniyor. 2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı'nda yer alan hedeflere göre, şehirlerin ihtiyaçlarına uygun dönüşüm modelleri geliştirilecek ve riskli yapı stokunun yenilenmesine yönelik çalışmalar sürdürülecek.
Bu kapsamda kentsel dönüşüm strateji belgelerinin hazırlanmasını zorunlu hale getirecek mevzuat düzenlemesi yapılacak. Böylece dönüşüm uygulamalarının şehirlerin sosyal yapısı, çevresel özellikleri ve sürdürülebilir şehirleşme ilkeleri dikkate alınarak yürütülmesi amaçlanıyor.
59 İlde 292 Riskli Alan İlan Edildi
Afet riski taşıyan yapıların dönüştürülmesine yönelik çalışmalar kapsamında, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun çerçevesinde bugüne kadar 59 ilde 292 riskli alan ilan edildi.
Riskli yapıların tespiti için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca lisanslandırılan 1696 kurum ve kuruluş faaliyet gösteriyor. Üniversiteler, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, yapı denetim kuruluşları ve yapı laboratuvarlarının da yer aldığı bu çalışmalarla riskli yapıların belirlenmesi ve dönüşüm sürecinin ilerletilmesi hedefleniyor.
Yapılan tespitlerde 1 milyon 480 bin bağımsız birimin riskli olduğu belirlendi. Dönüşüm alanları da dahil edildiğinde kentsel dönüşüm kapsamına alınan bağımsız birim sayısı 2 milyon 761 bine ulaştı.
Kentsel Dönüşümde Hukuki Süreçler Hızlanacak
Kentsel dönüşüm uygulamalarında yaşanan hukuki sorunların çözülmesi için de yeni adımlar atılması planlanıyor. Özellikle hak sahipleri arasındaki anlaşmazlıkların giderilmesi, uzlaşma süreçlerine katılımın artırılması ve uyuşmazlıkların daha kısa sürede sonuçlandırılması hedefleniyor.
Bu doğrultuda kentsel dönüşüm davalarına yönelik ihtisas mahkemelerinin oluşturulması için çalışmalar yürütülecek. Mevzuat düzenlemeleriyle dönüşüm uygulamalarında karşılaşılan hukuki engellerin azaltılması ve süreçlerin daha etkin ilerlemesi amaçlanıyor.





