Küresel piyasalarda faiz politikalarına ilişkin beklentiler yeniden değişiyor. ABD, Avrupa ve Japonya merkez bankalarının son toplantılarında faiz oranlarını sabit bırakması, para politikasında gevşeme sürecinin başlayacağı anlamına gelmedi. Özellikle enerji fiyatlarındaki yükseliş, Orta Doğu'daki jeopolitik gelişmeler ve enflasyonun yüksek seyrini koruması, merkez bankalarının yeni faiz artışlarına hazırlanabileceği yönündeki beklentileri güçlendirdi.
ABD Merkez Bankası (Fed), Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Japonya Merkez Bankası (BoJ), geçen ay gerçekleştirdikleri toplantılarda bekle-gör yaklaşımını tercih etti. Ancak piyasalarda oluşan son fiyatlamalar, üç bankanın da aralık ayında daha sıkı para politikası uygulayabileceğine işaret ediyor. Küresel ekonomideki gelişmeler ve enerji maliyetlerinin enflasyon üzerindeki etkisi, önümüzdeki dönemin para politikası kararlarında belirleyici olacak.
ABD'de Enflasyon Fed'in Elini Zorluyor
ABD ekonomisinden gelen veriler, Fed'in faiz politikasında temkinli ve sıkı bir duruş sergilemeye devam edebileceğini gösteriyor. Beklentilerin üzerinde gerçekleşen ekonomik büyüme ve kişisel tüketim harcamalarındaki fiyat artışları, ülkede enflasyon baskısının henüz tamamen ortadan kalkmadığına işaret ediyor.
Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimlerin petrol fiyatlarını yukarı taşıması da ABD'de enflasyon görünümünü etkileyen önemli unsurlar arasında bulunuyor. Enerji maliyetlerindeki yükselişin üretim ve tüketim fiyatlarına yansıması, Fed'in faiz indiriminden ziyade yeni artışları değerlendirmesine neden olabilecek gelişmeler arasında gösteriliyor.
Fed, 28 Ekim'de gerçekleştirdiği toplantıda politika faizini yüzde 3,75-4,00 aralığında sabit tuttu. Fed Başkanı Kevin Warsh ise enflasyonun yüksek seviyesini koruduğuna dikkat çekti. Kararın 10'a karşı 2 oyla alınması ve iki üyenin faiz artırılması yönünde görüş bildirmesi, bankanın yönetiminde sıkı para politikası beklentilerinin güçlendiğini ortaya koydu.
Piyasa fiyatlamalarında Fed'in 9 Aralık'taki toplantısında 25 baz puanlık faiz artırımına gitme ihtimali yüzde 73 seviyesinde bulunuyor. Ayrıca bankanın gelecek yıl içerisinde en az bir faiz artışı daha gerçekleştirebileceği tahmin ediliyor.
Avrupa'da Faiz Artışı Beklentisi Güçleniyor
Avrupa ekonomisinde de enerji maliyetleri ve enflasyon baskısı para politikalarının yönünü belirliyor. Petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki yükseliş, üretim ve taşımacılık maliyetlerini artırarak fiyatlar üzerinde yeni baskılar oluşturuyor.
Avrupa Merkez Bankası son toplantısında üç temel politika faizini değiştirmedi. Ancak enerji fiyatlarındaki hareketlilik, Avro Bölgesi'nde enflasyonun yeniden yükselmesi riskini gündemde tutuyor. Aynı gelişmeler ekonomik büyüme açısından da aşağı yönlü riskleri beraberinde getiriyor.
Piyasalarda ECB'nin aralık ayında faiz artırabileceği ihtimali yüzde 87 olarak fiyatlanıyor. ECB Başkanı Christine Lagarde'ın Avro Bölgesi'nde artan enflasyon risklerine dikkat çekmesi ve yeni faiz artışının gündemde olduğunu belirtmesi de beklentileri destekliyor.
Avrupa para politikasında dikkat çeken bir diğer gelişme ise Lagarde'ın görevinden erken ayrılacak olması oldu. Normal şartlarda Ekim 2027'de sona ermesi beklenen görev süresinin 7 Şubat 2027 itibarıyla tamamlanacağı açıklandı. Bu gelişmenin, Avrupa Merkez Bankasının kritik bir para politikası dönemine girdiği süreçte yönetim açısından yeni bir belirsizlik oluşturabileceği değerlendiriliyor.
İngiltere Merkez Bankasının Kararı Bekleniyor
Avrupa piyasalarında takip edilen bir diğer önemli gelişme İngiltere Merkez Bankasının (BoE) açıklayacağı faiz kararı olacak. Bankanın politika faizini 25 baz puan artırması bekleniyor.
Piyasalardaki beklentiler, İngiltere'de faiz artışlarının yalnızca bu kararla sınırlı kalmayabileceğine işaret ediyor. Aralık ayı ve gelecek yılın şubat ayında da yeni faiz artışlarının gündeme gelebileceği tahmin ediliyor. Böylece İngiltere'nin para politikası da küresel ölçekte sıkılaşma beklentilerinin önemli parçalarından biri haline geliyor.
Japonya'da Aralık Ayı İçin Faiz Sinyali
Küresel merkez bankalarının sıkılaşma ihtimalinin güçlendiği ülkeler arasında Japonya da bulunuyor. Enflasyonist baskıların devam ettiği ülkede Japonya Merkez Bankasının aralık ayında yeni bir faiz artışını değerlendirmesi bekleniyor.
BoJ, 30 Ekim'deki toplantısında politika faizini yüzde 1,25 seviyesinde sabit tuttu. Bununla birlikte banka, ülkenin yıl sonuna ilişkin ekonomik büyüme tahminini yukarı yönlü güncelledi. Daha önce yüzde 0,6-0,7 aralığında öngörülen enflasyondan arındırılmış büyüme tahmini yüzde 0,7-0,8 bandına çıkarıldı.
Japonya Merkez Bankası, yıl sonu çekirdek enflasyon tahmininin orta noktasını yüzde 2,5 seviyesinde korurken tahmin aralığını yüzde 2,4-2,6 olarak belirledi.
Banka tarafından yapılan değerlendirmede, Orta Doğu'daki gelişmelerin etkisiyle ekonomide bazı zayıflıklar görülmesine rağmen genel toparlanmanın ılımlı şekilde devam ettiği belirtildi.
BoJ Başkanı Kazuo Ueda'nın aralık ayındaki toplantıda faiz politikasının yeniden değerlendirileceğine yönelik açıklamaları da piyasalarda faiz artışı beklentisini güçlendirdi.
Küresel Piyasaların Gözü Aralık Ayında
ABD, Avrupa ve Japonya'dan gelen sinyaller, küresel para politikalarında yılın son döneminin hareketli geçebileceğini gösteriyor. Enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyonu yeniden tetikleme ihtimali, merkez bankalarının faiz indiriminden uzaklaşarak sıkılaşma adımlarına yönelmesine neden oluyor.
Aralık ayında gerçekleştirilecek toplantılardan çıkacak kararlar, yalnızca ilgili ülkelerin ekonomileri açısından değil, küresel finans piyasalarının yönü bakımından da önem taşıyor. Faiz kararlarının döviz kurları, tahvil piyasaları ve yatırım araçları üzerindeki etkileri yakından takip edilecek.





