Malatya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Özcan, kentteki lisanslı kuru kayısı depolarının önemine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. 2025 yılında yaşanan zirai don felaketinin ardından önceki sezondan kalan kayısıların üreticiler için önemli bir avantaj sağladığını belirten Özcan, o yıl yapılan ihracatın yaklaşık yüzde 30’unun lisanslı depolardaki ürünlerden karşılandığını söyledi. Özcan, söz konusu ihracatın ekonomik karşılığının yaklaşık 100 milyon dolara ulaştığını ifade etti.

I M G Defbca78 2D9E 4E70 B480 7D5C57B6918F

Türkiye’nin önemli tarımsal üretim merkezlerinden Malatya’da kayısı sezonu devam ederken, üreticilerin ürünlerini nasıl muhafaza ettiği yeniden gündeme geldi. Hasat döneminde ürünlerini hemen satmak yerine lisanslı depolarda bekleten üreticilerin, fiyatların yükseldiği dönemlerde satış yapma imkânı bulduğuna dikkat çeken Malatya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Özcan, mevcut depoların hem ürün kalitesinin korunması hem de üreticinin satış zamanlaması açısından önemli bir işlev üstlendiğini belirtti.

1792683445936

Zirai don sonrası lisanslı depoların önemi ortaya çıktı

2025 yılında yaşanan zirai don felaketinin, önceki sezondan kalan kuru kayısıların önemini açık biçimde ortaya koyduğunu belirten Özcan, 2024 yılı mahsulünü lisanslı depolarda muhafaza eden üreticilerin sonraki yıl yaşanan fiyat artışlarından yararlanabildiğini söyleyerek şöyle devam etti:

"2024 yılı mahsulünü lisanslı depolarda muhafaza etme imkânı bulan üreticiler, 2025 yılında yaşanan zirai donun ardından ürünlerini yüksek fiyatlarla nakde çevirebildi. 2025 yılında gerçekleştirilen kuru kayısı ihracatının yaklaşık yüzde 30’unun lisanslı depolarda muhafaza edilen ürünlerden karşılandığını görüyoruz. Bu ürünlerin ihracat değerinin de yaklaşık 100 milyon dolar seviyesinde olduğunu söyleyebiliriz."

Özcan’ın açıklamalarına göre lisanslı depolar, ürünlerin muhafaza edilmesinin yanı sıra arzın devamlılığı ve üreticilerin satış zamanlaması açısından da önem taşıyor.

1792683244068

Malatyalı Derviş İşçi, KODER Yönetiminde Yerini Aldı!
Malatyalı Derviş İşçi, KODER Yönetiminde Yerini Aldı!
İçeriği Görüntüle

Malatya’daki depolarda yaklaşık 4 bin ton kayısı bulunuyor

Malatya’da biri Birinci Organize Sanayi Bölgesi’nde, diğeri Yaka Mahallesi’nde olmak üzere toplam 11 bin ton kapasiteli iki lisanslı kuru kayısı deposu bulunuyor.

"Birinci Organize Sanayi Bölgesi’ndeki 6 bin ton kapasiteli depomuzda 525 ton kükürtlü, 945 ton natürel kuru kayısı bulunuyor. Bu depodaki toplam ürün miktarını yaklaşık 1.500 ton olarak ifade edebiliriz.Yaka Mahallesi’nde bulunan ve 5 bin ton kapasiteye sahip diğer depomuzda ise 1.121 ton kükürtlü, 1.275 ton natürel kuru kayısı muhafaza ediliyor. Buradaki toplam ürün miktarı da yaklaşık 2 bin 400 tonu buluyor.Her iki depomuzdaki ürün miktarı yaklaşık 4 bin tona ulaşıyor. Toplam 11 bin tonluk kapasitemizin önemli bir bölümü henüz kullanılmıyor. Mevcut durumda depolarımızda yaklaşık 7 bin ton daha kuru kayısı muhafaza edebilecek alanımız bulunuyor."

1792683415803

Yeni lisanslı depo yatırımı gündemde değil

Mevcut depoların Malatya’nın ihtiyaçları açısından yeterli olduğunu belirten Özcan, şu aşamada yeni bir lisanslı depo yatırımı planlamadıklarını söyledi. Depolarda hâlâ önemli miktarda boş kapasite bulunduğuna dikkat çeken Özcan, üreticilerin mevcut imkânlardan daha fazla yararlanması gerektiğini vurguladı. Üreticilerin lisanslı depolara ilgisinin her geçen yıl arttığını belirten Ramazan Özcan, buna rağmen mevcut kapasitenin tamamının kullanılmadığını ifade etti.

Özcan, üreticilere ürünlerini lisanslı depolara götürmeleri çağrısında bulunarak, depoların uygun koşullarda ve uygun kira bedelleriyle hizmet verdiğini kaydetti.

Kayısıyı evde saklamak risk oluşturabiliyor

Lisanslı depoların yalnızca satış zamanlaması açısından değil, ürünün kalitesinin korunması bakımından da önemli olduğunu belirten Özcan, bu tesislerin iklimlendirme ve muhafaza koşulları açısından özel olarak tasarlandığını ifade ederek şunları söyledi:

"Kuru kayısının uygun olmayan ortamlarda muhafaza edilmesi durumunda renk ve kalite kaybı yaşanabiliyor. Nem ve küf kaynaklı sorunlar ürünün değerini düşürebiliyor. Okratoksin ve benzeri küf kaynaklı risklerin önüne geçebilmek için de uygun depolama koşullarının büyük önem taşıdığını düşünüyorum. Üreticilerimiz ürünlerini evlerinde veya köylerde kendi gözetimleri altında muhafaza etmeyi tercih edebiliyor. Ancak bu yöntem, çeşitli bozulma risklerini beraberinde getirebiliyor. Lisanslı depolarımızla üreticilerimize ürünlerini güvenli koşullarda saklama imkânı sunuyoruz. Ayrıca üreticilerimizin devlet desteklerinden de yararlanabileceklerini hatırlatmak istiyorum."

1792683317646

Üretici fiyatın yükseldiği dönemde satış yapabiliyor

Hasat döneminin başlangıcında fiyatların daha düşük seviyelerde olabildiğine işaret eden Özcan, ürününü hemen satmak zorunda kalan üreticinin bu nedenle dezavantaj yaşayabildiğini belirtti ve ardından şunları söyledi:

"Lisanslı depolama sistemi, üreticilerimize ürünlerini ne zaman satacaklarına karar verme imkânı sunuyor. Ürününü depomuza bırakan üreticimiz, piyasadaki fiyatların daha uygun seviyelere gelmesini bekleyerek satışını buna göre gerçekleştirebiliyor. Böylece hasat döneminde ürününü hemen satmak zorunda kalmadan, düşük fiyat baskısından kurtulma imkânı bulabiliyor. Depolama maliyetlerini de üreticilerimiz açısından değerlendirmek gerekiyor. Bir ton kuru kayısının lisanslı depoda bir ay muhafaza edilmesinin maliyeti çok cüzi bir miktar, üreticiyi zorlayacağını kesinlikle düşünmüyorum."

Özcan, Malatya’daki mevcut lisanslı depoların daha etkin kullanılmasıyla hem ürün kalitesinin korunabileceğini hem de üreticilerin piyasa koşullarına göre daha doğru zamanda satış yapma imkânı bulabileceğini ekleyerek sözlerini noktaladı.

Muhabir: Ayşegül Aşantoğrul