Türkiye’nin önemli tarım merkezlerinden biri olan Malatya’da üreticileri de yakından ilgilendiren istilacı böcek tehdidi gündemde. Uzmanlara göre Türkiye’de farklı dönemlerde ülkeye giriş yaptığı belirlenen istilacı böceklerin sayısı 60’a yaklaştı. Kahverengi kokarca, domates güvesi, Asya kaplan sivrisineği ve turunçgil uzun antenli böceği gibi türlerin yayılımı; tarımsal üretim, biyolojik çeşitlilik ve halk sağlığı açısından risk oluşturuyor.

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İzzet Akça, Türkiye’de 25-30 bin arasında böcek türü bulunduğunu belirterek, her böceğin istilacı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.

Malatya’da Tarımsal Üretim İçin Dikkat Çeken Risk

Malatya, özellikle kayısı üretimiyle Türkiye’nin önemli tarım merkezleri arasında yer alıyor. Uzmanların istilacı böceklerin çok sayıda bitkiyle beslenebildiğine ilişkin uyarıları, kentteki tarımsal üretim açısından da dikkat çekiyor.

Prof. Dr. Akça, bir böceğin istilacı kabul edilebilmesi için doğal olarak bulunmadığı bir bölgeye sonradan gelmesi, burada yerleşerek hızla yayılması ve ekonomik ya da ekolojik zarar oluşturması gerektiğini ifade etti.

TBMM’de Şehit Aileleri Ve Gaziler İçin Yeni Düzenleme: Görüşmeler Sürüyor
TBMM’de Şehit Aileleri Ve Gaziler İçin Yeni Düzenleme: Görüşmeler Sürüyor
İçeriği Görüntüle

Akça, Türkiye’de ekonomik açıdan en fazla sorun oluşturan türler arasında kahverengi kokarca, turunçgil uzun antenli böceği, Asya kaplan sivrisineği, vampir kelebeği ve domates güvesini sıraladı.

Kahverengi Kokarca İçin Mücadele Uyarısı

İstilacı türlerin yüksek üreme kapasitesine sahip olması ve farklı bitkilerle beslenebilmesi, mücadeleyi zorlaştırıyor. Kahverengi kokarcanın 300’ün üzerinde bitkiyle beslenebildiğini belirten Akça, bu özelliğin türün farklı bölgelere kolaylıkla uyum sağlamasına imkan verdiğini söyledi.

Uluslararası taşımacılığın da istilacı türlerin yayılmasında etkili olduğunu aktaran Akça, böceklerin araçlarla uzun mesafelere taşınabildiğine dikkat çekti.

Sadece İlaçlama Yeterli Değil

Uzmanlara göre istilacı böceklerle mücadelede yalnızca kimyasal ilaçlama yönteminin kullanılması yeterli değil. Zararlıların yaşam döngüsünün bilinmesi ve buna göre biyolojik ve kimyasal mücadele yöntemlerinin birlikte uygulanması gerekiyor.

Kahverengi kokarcaya karşı biyolojik mücadelede kullanılan samuray arısının Türkiye’nin farklı bölgelerinde doğaya salındığını belirten Akça, bu yöntemin kimyasal mücadeleyle desteklenmesi gerektiğini ifade etti.

Öte yandan kamuoyunda sıkça istilacı böceklerle karıştırılan kenelerin ise böcek olmadığına dikkat çeken Akça, kenelerin akar grubunda bulunduğunu ve iklim değişikliğiyle popülasyonlarında artış gözlendiğini belirtti.

Kaynak: AA