Uluslararası piyasalarda mısır fiyatlarının yönünü jeopolitik gelişmeler, iklim koşulları ve küresel arz beklentileri belirlemeye devam ediyor. Yılın ilk aylarında dalgalı bir seyir izleyen mısır fiyatları, eylül ayında önemli bir yükseliş kaydetmişti. Petrol fiyatlarındaki artış, gübre arzına yönelik endişeler ve El Nino kaynaklı hava koşulları fiyatları yukarı taşıyan gelişmeler arasında yer aldı.
Mısırın kile başına fiyatı eylül ayında 5,4975 dolara kadar yükselerek son üç yılın en yüksek seviyesini gördü. Ancak bu seviyelerde kalıcı olamayan fiyatlar, önce eylül ayında yüzde 6,9, ardından ekim ayında yüzde 10,6 geriledi. Ekimde yaşanan düşüş, Haziran 2023’ten bu yana kaydedilen en sert aylık kayıp olarak kayıtlara geçti.
ABD’de Hasadın Artması Fiyatları Baskıladı
Saxo Capital Emtia Strateji Başkanı Ole Hansen, fiyatlardaki düşüşün arkasında birden fazla gelişmenin bulunduğunu belirtti. Hansen, ABD’de hasadın hızlanmasının, ihracat verilerindeki zayıflamanın ve Karadeniz bölgesindeki arz endişelerinin azalmasının mısır fiyatlarını aşağı çektiğini ifade etti.
ABD’de 25 Ekim itibarıyla mısır hasadının yüzde 60’ının tamamlandığını aktaran Hansen, ABD Tarım Bakanlığı tarafından açıklanan haftalık ihracat verilerinde yaklaşık yüzde 15’lik düşüş görüldüğünü bildirdi. Hasadın ilerlemesiyle piyasada arz baskısının arttığına işaret eden bu gelişmeler, fiyatların gerilemesinde etkili oldu.
Karadeniz bölgesinde olası bir ateşkesin de arz akışını rahatlatabileceği beklentisi fiyatlar üzerinde etkili oldu. Bölgedeki olası arz kesintilerinin hafiflemesi ve ihracat sevkiyatlarının iyileşmesi ihtimali, piyasalardaki yükseliş beklentisini zayıflattı.
Fonların Satışları Düşüşü Hızlandırdı
Mısır fiyatlarındaki gerilemede yatırım fonlarının işlemleri de etkili oldu. Hansen, hedge fonlarının ağustos ayında rekor seviyede net uzun pozisyon oluşturduğunu, ancak beklentilerin aksine daha sonra yoğun satışlara yöneldiğini belirtti. Bu satışların fiyatlar üzerindeki aşağı yönlü baskıyı artırdığı değerlendirildi.
Fiyatlarda yaşanan sert düşüşe rağmen mısır piyasasının kısa vadeli görünümündeki belirsizlikler devam ediyor. Mevsimsel arz baskısı, ihracat talebinin geleceğine ilişkin soru işaretleri ve Karadeniz’deki gelişmeler, piyasaların seyrini etkilemeyi sürdürüyor.
Hansen’e göre fiyatlarda kalıcı bir toparlanma yaşanabilmesi için fiziki talebin güçlendiğini gösteren somut işaretlerin ortaya çıkması veya arz endişelerini yeniden artıracak gelişmelerin yaşanması gerekiyor. Bu nedenle mısır piyasasında önümüzdeki dönemde hasat, ihracat ve küresel arz gelişmeleri yakından izlenecek.




