Üstün yetenekli veya bilişsel açıdan akranlarının ilerisinde olan çocukların eğitiminde sınıf atlatma konusu ailelerin en çok merak ettiği başlıklardan biri olurken, uzmanlar karar sürecinde yalnızca akademik başarının dikkate alınmaması gerektiğine dikkat çekiyor. Biruni Üniversitesi Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölüm Başkanı Doç. Dr. Ayşin Kaplan Sayı, çocuğun bir üst sınıfa geçmeye hazır olup olmadığının değerlendirilmesinde gelişimin farklı alanlarının birlikte ele alınması gerektiğini belirtti.
Biruni Üniversitesinden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Sayı, üstün yetenekli çocukların ailelerinde sınıf atlatma konusunun daha sık gündeme geldiğini ifade etti. Sayı, bir çocuğun derslerde akranlarından daha hızlı ilerlemesinin tek başına sınıf yükseltme için yeterli olmayacağını vurguladı.
Sayı'ya göre değerlendirme yapılırken çocuğun akademik düzeyinin yanı sıra fiziksel, sosyal, duygusal, psikomotor ve dil gelişimi de dikkate alınmalı. Çocuğun akademik olarak ileri seviyede olmasının, gelişimin diğer alanlarında da aynı seviyede olduğu anlamına gelmediğini belirten Sayı, bir üst sınıfın gerektirdiği sosyal ve gelişimsel sorumlulukların da karşılanıp karşılanamayacağının değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Eğitim programları her öğrencinin hızına uygun olmayabilir
Eğitim programlarının büyük ölçüde ortalama öğrencinin ihtiyaçları göz önünde bulundurularak hazırlandığını aktaran Sayı, bunun hem sınıf seviyesinin gerisinde kalan hem de akranlarından çok daha hızlı öğrenen öğrencilerin ihtiyaçlarının yeterince karşılanamamasına neden olabileceğini belirtti.
Bu noktada öğretmenlerin farklı öğrenme ihtiyaçlarına yönelik bilgi ve becerilerinin geliştirilmesinin önem taşıdığını ifade eden Sayı, farklılaştırılmış öğretim uygulamalarının sınıf ortamında daha etkin kullanılmasının öğrencilerin ihtiyaçlarına cevap verebileceğini söyledi.
Sınıf atlatmanın üstün yetenekli çocuklar için uygulanabilecek yöntemlerden yalnızca biri olduğunu belirten Sayı, "hızlandırma" yaklaşımının da değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti. Bu yöntemde öğrenci aynı sınıfta eğitimine devam ederken daha karmaşık içeriklerle çalışabiliyor, öğrenme materyalleri yoğunlaştırılabiliyor ve öğrencinin daha önce öğrendiği konuların tekrar edilmesi yerine yeni konulara geçilebiliyor.
Sadece belirli bir derste hızlandırma yapılabilir
Sayı, bazı öğrencilerin tüm derslerde değil, yalnızca belirli bir alanda akranlarından daha ileri düzeyde olabileceğini belirterek, bu öğrenciler için tek bir sınıf yükseltme yerine ders bazında hızlandırmanın da uygulanabileceğini ifade etti.
Öğrencinin bildiği konuların önceden belirlenerek doğrudan yeni öğrenme alanlarına geçilmesinin mümkün olduğunu aktaran Sayı, içeriğin öğrencinin seviyesine göre ileri taşınabileceğini kaydetti. Bu uygulamaların başarılı olabilmesi için öğretmenlerin farklılaştırılmış öğretim konusunda desteklenmesinin önemine dikkat çekti.
Üstün yetenekli öğrencilerin düşünme ve öğrenme hızlarının akranlarından farklı olabileceğini belirten Sayı, bu çocukların hızlı öğretime ve daha karmaşık içeriklere ihtiyaç duyabileceğini ifade etti.
Erken okula başlama, öğrencinin bildiği konuların belirlenmesi, bireysel hızda öğretim, ileri düzey içerikler ve belirli derslerde hızlandırmanın bu ihtiyacın karşılanmasında kullanılabilecek yöntemler arasında bulunduğunu aktaran Sayı, sınıf atlatma kararının ise çok yönlü bir değerlendirme sonucunda verilmesi gerektiğini söyledi.
Süreçte rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinin de önemli olduğunu vurgulayan Sayı, "Hızlandırma kararını yalnızca bilişsel performansa bakarak vermek yeterli değildir. Çocuğun sosyal ve duygusal özellikleri de sürecin ayrılmaz bir parçasıdır." ifadelerini kullandı.
Türkiye'de belirli şartlarda sınıf yükseltme uygulanabiliyor
Sayı, Türkiye'de ilkokul öğrencileri için belirli şartlar altında sınıf yükseltme uygulamasının bulunduğunu da hatırlattı. Buna göre ilkokul 1, 2 ve 3. sınıfta öğrenim gören ve bilgi ile beceri bakımından sınıf düzeyinin üzerinde olduğu değerlendirilen öğrenciler, velinin yazılı talebi ve sınıf öğretmeninin önerisiyle eğitim öğretim yılının başladığı ilk ay içerisinde sınıf yükseltme sınavına alınabiliyor.
Sınavda başarılı olan öğrenciler bir üst sınıfa yükseltilebiliyor. Ancak Sayı, bu uygulamanın eğitim hayatı boyunca sınırsız şekilde başvurulabilecek bir yöntem olarak görülmemesi gerektiğini belirtti.
Ailelerin "Çocuğumu sınıf atlatsam mı?" sorusundan önce çocuğun öğrenme ihtiyacının hangi yöntemle daha iyi karşılanabileceğine odaklanması gerektiğini vurgulayan Sayı, bazı çocuklar için sınıf yükseltmenin uygun olabileceğini, bazı çocukların ise mevcut sınıflarında daha ileri ve zenginleştirilmiş içeriklerle eğitim görmesinin daha doğru olabileceğini ifade etti.
Sayı, eğitimde temel amacın öğrenciyi yalnızca bir üst sınıfa taşımak değil, bulunduğu sınıfta ihtiyaç duyduğu eğitime ulaşmasını sağlamak olduğunu belirterek, öğretmen, okul yönetimi, rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinin sürece birlikte katkı sunmasının önem taşıdığını kaydetti.



