Hatay’dan Darende’ye gelen Prof. Jale Paksoy Öztürk, babası ve dedelerinin doğduğu toprakları yeniden görmenin kendisi için anlamlı olduğunu söyledi.
Çocukluk döneminde Darende’ye geldiğini ancak o yaşlarda ilçeyi yeterince tanıyamadığını belirten Öztürk, bu ziyaretinde ilçeyi daha kapsamlı şekilde gezmek istediğini belirtti.
Öztürk, “Babalarımın ve dedelerimin doğduğu yeri görmek istedim. Çocukken gelmiştim ama o zaman bir şey anlamıyordum. Darende’yi doya doya görmek ve gezmek için buraya geldim. Dedelerimin mezarlarını ziyaret ederek ruhlarını tazim ettim. Ayrıca bizi tanımak isteyen çok sayıda akrabamızın bulunduğunu gördüm. Buraya geldiğimiz için çok mutlu olduk. İnşallah yeniden gelebiliriz” dedi.
Ailesinin geçmişinde Mustafa Necati izi
Darende ziyaretinde aile tarihine ilişkin önemli bir bağı da anlatan Öztürk, Atatürk’ün yakın çalışma arkadaşlarından ve Harf İnkılabı döneminin önemli isimlerinden Mustafa Necati ile aile bağlarının bulunduğunu ifade etti.
Öztürk, anneannesi üzerinden Mustafa Necati’ye uzanan bir akrabalık bulunduğunu belirterek, ailelerinde geçmişten kalan mektupların da olduğunu ancak 6 Şubat depremlerinde bu belgelerin kaybolduğunu aktardı.
Aile arşivinde bulunan belgelerin kendisi için büyük önem taşıdığını ifade eden Öztürk, özellikle eski yazıyla hazırlanmış ve dedesinin el yazısını taşıyan belgeyi ileride okuyabilmeyi umduğunu, ancak deprem nedeniyle bu fırsatı bulamadığını dile getirdi.
“Bize Musullu derler”
Ailesinin geçmişinin Musul’a kadar uzandığını anlatan Öztürk, ataları arasında Fetullah Musuli’nin de bulunduğunu söyledi.
Öztürk, “Fetullah Musuli bizim dedelerimizden biridir. Musul’dan gelmiş. Zaten bize ‘Musullu’ derler. Nereli olduğumuzu soranlara Darendeli olduğumuzu söyleriz. Darende’ye de Musul’dan gelmişiz” ifadelerini kullandı.
Aile geçmişine ilişkin bilgileri özellikle babaannesinden dinlediğini belirten Öztürk, çocukluğundan bu yana aktarılan aile hikâyelerinin kendisi için geçmişle bugün arasında önemli bir bağ oluşturduğunu söyledi.
“Darende hak ettiği değeri görmüyor”
Darende’yi yaklaşık yarım asır aradan sonra yeniden gören Öztürk, ilçenin tarihi ve doğal güzelliklerinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Darende’nin yıllar önce zihninde çok güzel bir yer olarak kaldığını belirten Öztürk, yeniden geldiğinde ilçenin kendisini hayal kırıklığına uğratmadığını söyledi.
Öztürk, Darende’nin Türkiye genelinde daha fazla tanıtılması gerektiğini ifade ederek, “Darende’yi yarım asır önce de çok beğenmiştim. Hayalimde çok güzel bir yer olarak kalmıştı ve eşime de hep böyle anlatıyordum. Şimdi geldiğimde yine çok güzel buldum. Ancak Darende’nin hak ettiği değeri görmediğini düşünüyorum. Darende denildiğinde insanlar ‘Orası neresi?’ diye soruyor. Oysa Darende, herkesin mutlaka görmesi gereken bir yer” dedi.
Öztürk’ün yaklaşık 50 yıl sonra gerçekleştirdiği Darende ziyareti, aile geçmişine duyduğu merakın yanı sıra ilçenin tarihi ve kültürel değerlerinin yeniden keşfedilmesine de vesile oldu.





